Header Ads

mahihaber.com/

Hz.İbrahim'e Verilen Ders... Beyza Bilgin yazdı...

BÜTÜN günü aç ve susuz geçirdikten sonra, özenle hazırlanmış iftar sofrasının başında saatin gelmesini beklemek ne kadar zevkle anlatılan nanılardandır. İşte yine bir ramazandayız ve oruca güç yetiremeyenlerin bile akşam yemeklerini iftar sofrası olarak düzenledikleri günleri yaşamaktayız.

Açlığı tecrübe edip yaşadıktan sonra birlikteyemek yemek, başka insanları tanımanın ve onlara sempati duymanın en iyi imkânıdır. Bir atasözümüzde “Bir insanı tanımak istiyorsan, ya onunla bir sofrada yemek ye ya da onunla bir yolculuk yap” denilmiştir. Açlık hepimize eşit yaratıklar olduğumuzu hatırlatan en mükemmel tecrübedir. Allah’ın Elçisi Hz. Muhammed’e bir gün bir adam gelmiş ve şöyle bir soru sormuştur:

“Ey Allah’ın Elçisi, İslam’ı en iyi şekilde nasıl yaşayabilirim?” Hz. Peygamber şöyle cevap vermiştir:

“Yemek yedirerek ve tanısanda tanımasan da herkese selam vererek!” Allah’ın Dostu (Halilullah) İbrahim Peygamber yalnızken çok az yemek yermiş, fakat misafiri olduğunda zengin bir sofra kurmaya özen gösterirmiş. Sofrası zengin olduğunda yola çıkar, yoldan
geçenleri yemeğe çağırırmış. Günün birinde yine yoldan geçen bir yabancıyı misafir etmiş. Yemek gelince, “Bismillah de ve başla” demiş yabancıya.

Yabancı, “Ben Allah’a inanan biri değilim” deyince Hz. İbrahim onun elini tutmuş ve “Nimeti veren Allah’ı tanımayan kişi benimle yemek yiyemez” demiş. Misafir kalkmış, selam vermeden çıkıp gitmiş. Allah, Hz. İbrahim’e “Misafirini niçin kovdun” diye sorunca
“O adam, nimetleri veren Allah’ı anmak istememişti” diye cevap vermiş. Allah, Hz. İbrahim’i şöyle uyarmış: “Dostum İbrahim, vereceğin bir doyumluğu nasıl olur da şarta bağlarsın? Ben güneşi inanan ve inanmayan herkesin üzerine doğdurmuyor muyum, yağmuru inanan inanmayan herkes için yağdırmıyor muyum? Git misafirini getir ve ona yiyecek ver!” Hz. İbrahim utanmış ve yabancıyı geri getirmek için çıkmış. Yabancı Hz. İbrahim’i peşinde görünce, onun bir fanatik olduğunu düşünmüş ve hızlanıp koşmaya başlamış. Hz.
İbrahim de peşinden koşmuş ve sonunda ona yetişmiş. “Korkma demiş, senden özür dilemek istiyorum. Rabbim Allah sana davranışımdan ötürü beni azarladı ve geri getirip ikram etmemi istedi. Çünkü o da nimetlerini şartsız olarak herkese sunmaktadır.”

Yolcu daveti kabul etti ve yemek yerken düşündü:

“Elçisini benim yüzümden azarlayan Allah’ı daha yakından tanıyıp öğrenmeliyim!”

Çok sevdiğimiz tasavvuf şairimiz Yunus Emre “Yaratılanı hoş gör Yaradan’dan ötürü” demiştir. Ülkemizin veya dünyanın neresinden, hangi ırktan ve dilden olduğumuz, şeklimizin veya rengimizin nasıl olduğu elimizde değildir. Fakat hepimiz insanız ve hepimiz Yaratıcı’nın toprağa şekil verip ruhundan üflemesiyle can bulmuş yaratıklarız. Yaratıcı’nın ruhundan üflemiş olması tasavvuf edebiyatının baş konusudur. Değil mi ki insanın canı, gönlü, Allah’ın nefesiyle kaimdir, o nefesin geri alınmasıyla ömür sona erecektir, öyleyse her insan değerlidir. İnsanın gönlü “Büyük Kâbe” olarak vasıflandırılmıştır. İnsanlar nice masraflar edip yollar kat ederek törenlerle Mekke’deki Kâbe’yi ziyarete giderler. Oysa yanlarında, çevrelerinde, canlarında Kâbeler taşıyarak dolaşan insanları kolayca küçümseyebilir, dışlayabilir, nimetlerden mahrum bırakabilirler.

Bugünlerde şu şair deyişi dilimizden düşmese gerektir: “Kıblegâhı kibriyadır yıkma gönlün kimsenin!” (En büyük Kâbe’dir, kimsenin gönlünü kırma!) Şair gönlü bir ev olarak düşünüyor ve bu gönül evini Mekke’deki Kâbe’den üstün sayıyor. Çünkü Mekke’deki Kâbe’ye Beytullah (Allah Evi) denir ama orada Allah yer alıyor değildir. Gönül evinde ise Allah’ın üflemiş olduğu ruh yer almaktadır. Yerlere göklere sığmayan Allah insan kalbine sığmaktadır. Yine Yunus Emre’mizin bir dizesiyle bitirelim: “Yunus der ki behey hoca,
gerekse var bin hacca! Hepisinden eyice bir gönüle girmektir!” Hac farizası ömürde bir keredir, eğer gerekli görüyorsak bin defa daha hacca gidebiliriz, fakat hepsinden değerli olan bir insanın gönlünü hoş etmektir. Hayırlı iftarlar!

http://www.hurriyet.com.tr/ramazan/29327555.asp

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.