videohaber Akademisyen müftüler karın ağrısı mı yapıyor - Mahihaber - İslamın Hizmetkârı
HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Akademisyen müftüler karın ağrısı mı yapıyor


Bir kaç yıldan beri bilhassa büyükşehirlere atanan akademisyen müftüler çekirdekten başkanlıkta çalışan müftüler için adeta kıskançlık ve çekememezliğin hedefinde olduklarından istenmeyen kişiler olarak görülmektedir. Bedir haber bu konuda bir analiz yaparak konuya parmak basmak istemiş

İşte o yazı

Diyanet İşleri Başkanlığının son yıllarda büyük şehirlere akademisyen müftüler ataması DİB personeli arasında yeni tartışmalara yol açıyor. DİB’in bu uygulaması taşrada yetişmiş yıllarını kuruma vermiş bazı müftülerin itirazlarına neden oluyor.

Bu uygulamada şüphesiz kuruma ve müftülük makamına, yeni bir soluk ve heyecan getirme farklı bakış açıları ve yeni ufuklar kazandırmanın yanı sıra klişeleşmiş birtakım uygulamalardan da uzaklaştırma arzusu yatmaktadır.

Ancak bu atamalar çeşitli tartışmaları ve kırgınlıkları da beraberinde getirmektedir. Bu tartışmaların çift taraflı olarak bazı başlıkları ise şu şekilde sıralanabilir.

-Taşrada görev yaptıktan ve sahada pişip halkı iyi tanıdıktan sonra neden bu illere ilçe müftüleri atanarak ödüllendirilmez?

-Küçük illerde veya ilçelerde görev yapan müftüler işin mutfağında pişerek halkı tanıyamıyor ve liyakat kesb etmiyorlar ise müftü yetiştirme müesseselerinde bir sorun mu var?

-Akademisyenler toplumdan uzak sahada pişmemiş toplum dilini de fazla bilmediklerinden halka nasıl hitap edecekler?

-Fetva makamı her açıdan donanımlı olmayı gerektirmiyor mu? Akademisyenler gibi tek bir alanda uzmanlaşanların nasıl bir temsil sergilemeleri beklenmektedir?

-Bu uygulamalar Müftülerin fetva üretebilme yeteneği ve yöneticilik yeteneklerinin gelişmesine engel olmaz mı?

-Bir müftü üniversitelerde ders veremezken bir Akademisyen neden kolaylıkla Müftü olabiliyor?

-Eğer amaç Gerçekten hizmet ise Müftü ve Vaiz yetiştiren Eğitim Merkezleri’nin başına neden Prof. atanmıyor?

-Hakkari, Ardahan, Artvin Şırnak gibi illere Prof. Müftü’ler göndermek için ilana çıkılacak mı?

-Artık müftülüğün fevta makamından çok idarecilik makamı olmasına karar verildi ise bu alanda başarılı ilahiyatçı olmayan yöneticiler müftü olarak atanacak mı?

-Diyanet eğitime ve akademisyenliğe bu kadar değer veriyorsa neden Yuksek Lisans ve doktora yapan bir çok müftü, vaiz, imam KKÖ vs ücra yerlerde görevlendiriliyor? Bu arada Y.Lisans bile mazeret tayini gerekçesinden çıkartılması da ayrı bir sorun olarak duruyor.


En son birçok DİB personelinin 'hayır' diyerek cevaplayacağı soru: İlminden, kariyerinden ve liyakatinden kesinlikle şüphe duymadığımız Doç. Dr. Şahin GÜVEN kurumda kalsa idi yine Kayseri’ye il müftüsü olarak atanacak mıydı?

Son dönemlerde kurum dışından akademisyen atamasının sebepleri arasında da aşağıdaki bazı eleştirilerin yüksek sesle ifade edilmeye başlanması gösteriliyor.

-Halihazırdaki bazı müftüler personele ve halka hitap edemiyor,ve insani ilişkileri sıkıntılı? Sosyal problemlere yaklaşımları güncel değil?

-Bazı müftülerin görev alanı evraklara imza atma, sünnet düğünü ve düğün törenlerinde şahit olup dua yapma, Kutlu doğumlarda pasta kesmeden ibaret görülmeye başlandı?

DİB kendi personelinin kıymetini bilmeyip devşirme eleman getirmesi tartışması daha da alevlenecek gibi görünüyor. Çünkü DİB’nın bu tavrı, çoğu zaman eğitimli personelinin küsüp başka kurumlara geçmesine sebep oluyor. Öğretmenlik hakkı kazananlar ilk fırsatta öğretmenliğe, Y.Lisans ve Doktorasını yapanlar da üniversiteye geçmek için fırsat kolluyor.

Bu tartışmaların yoğunlaşması üzerine Akademisyen müftü atamalarına ara verileceği söyleniyor. Hatta şu an vekaleten idare edilen Erzurum gibi bir Büyükşehir’e Akademisyen değil de yıllarını kuruma vermiş, halen Eğitim merkezlerinden birinde vekaleten müdürlük yapan ilmiyle ön plana çıkmış bir hocayı atayarak kurum personelinin gönlü alınacağı ifade ediliyor.

http://bedirhaber.com/haber/diyanet-o-konuda-ikiye-bolundu-27686.html
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz