HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Cami yaparken cemaat yıkmamak - Ahmet Battal yazdı


Başka şehirleri çok bilemiyoruz. Ama Ankara’da ve İstanbul’da, son yıllarda, genellikle çok doğru yerlere, güzel camiler yapılıyor. Eski camiler de belediyelerin imkânları ile temizleniyor.

Bu güzelliklerin başka güzelliklerle taçlanması lâzım. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı yetkililerine iki teklifimiz var;

Birincisi, eski ve yeni camilerin içini cemaatle doldurabilecek atılımlara ve açılımlara ihtiyaç var.

Cemaat teşkil etmek elbette cami bina etmek kadar kolay değil. Zira günümüzde madde mebzul ve kolay; mânâ ise kıt ve zor.

Şükür ki ülkemizde Diyanet’in kontrolündeki camilere gitmeyi reddeden türden grup-cemaat yok. (Eskiden bu özelliğiyle anılan bir cemaat vardı. Artık onlar da önemli ölçüde değiştiler, geliştiler, normalleştiler. Bazı hususi mezhepler ise, bahsimizden hariçtir. İnşallah onlar da normalleşirler.)

Ama bazı insanların, imamı sebebiyle camilerden cami seçtiğini duyuyoruz. Buna kimsenin itirazı olmaz. Zira mesele takva ile ilgilidir.

Buna karşılık, son yıllarda, yaptıranı ya da yaptırılış biçimi sebebiyle bazı camilerden uzaklaşıldığını duyuyor  ve üzülüyoruz.

Meselâ Ankara’da Çukurambar semtinde bazı kimseler, bazı camilere gitmekten, caminin imamı kim olursa olsun, özellikle kaçınıyorlarmış.

Bu türden soğuklukları ortadan kaldırmanın en iyi yolu cemaati bilgilendirmek ve tereddütlerini gidermektir. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı yetkilileri bu işleri bizden elbette iyi bilirler. Görevimiz sadece hatırlatmak.

İkincisi de cami yaparken cemaat yıkmamak lâzım.

Yani camilere cemaat yetiştiren sivil oluşumları tıkamamak, aksine önünü açmak lazım.

Bunu yaparken, o cemaatlerin siyasetine kesinlikle bakmamak lâzım.

Filanca partinin söylemine ya da iktidarına eleştirel de baksa cemaat cemaattir.

Filanca siyasî lider ya da kadro hakkında olumsuz düşüncelere de sahip olsa cemaat cemaattir. Zira siyaset din değildir. Siyaset adamı da din adamı değildir.

“Bizi sevmeyen bizim yaptırdığımız camiye gelmesin” demek, İslam’a ve kardeşlik duygusuna fayda değil zarar verir.

Cemaati bölen cami, ülkeyi de böler. Cemaati yıkan, ümmeti de, İslam’ı da yıkmış olur. Parti veya lider milliyetçiliği caiz değildir.

Aklı başında hükümet esas milliyet olan İslamiyet milliyetini esas tutmalı ki demokratlığa yakınlaşmış olsun.

Test sorusu ise belli: “Cemaat yıkmadan cami yapmaya” çalışıyor mu?

http://www.yeniasya.com.tr/ahmet-battal/cemaat-yikmadan-cami-yapmak_375369
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz