Header Ads

İşte Kabe'nin İmamları



İmam Mahir
Kabe-i Muazzama’nın etkileyici imamlarının sesi, dinleyen herkesi mest eder. Peki kimdir onlar?

Fatihadan tanırsınız onları

Kabe-i Muazzama’nın etkileyici imamlarının sesi, dinleyen herkesi mest eder. Hele ki Kabe-i Muazzama’da vakit namazını kılıyorsanız; o eşsiz, efsunlu atmosferde yankılanan ayetler, sanki gönlünüze yeniden nazil olur. Ve merak eder insanoğlu, böylesine gönlümü okşayan ses acaba kime aittir diye?

İşte o meraklı insanlardan biri oluyor ve bu güzel yüzü tanımak için yol alıyoruz

Her şey bir vakit namazıyla başlar

Vakit namazı yaklaşınca, Beytullah’la buluşma randevumuza bir saniye dahi gecikmeden yetişmek istiyoruz. Mescid-i Haram’da namaza davet 6 yıldır onun, Tevfik Abdulhafız hocamızın şaheser sesinden olunca bağrımızda hissediyoruz felaha ulaşmayı. “Allah-u Ekber” nidaları kuşatıyor semayı, ardından bir kamet ve Fatiha-i şerif… Kimi zaman Şeyh Abdullah Basfor, kimi zaman İbrahim Eşşureym, kimi zaman Essudeys talebesi Şeyh Ghazzawi ve Mahir Muaykılı… Kabe-i Muazzama’ya ataması olan Mahir Hocayı görüyoruz. Süzülüyor ve hazırlık yapıyor.

İmam Sudeysi

Nişan al ve hızla bas deklanşöre
İmam Sudeysi
Amacımız yakından görüp, selam vermek ve fotoğraf çekmekti. İlkin yakından gördük o mübarek yüzü, akabinde Allah’ın selamı ile selamladık. Sıra fotoğraf çekmeye gelince yanı başımızda telefonu kırılıp, hafıza kartı alınan beyi görünce bu isteğimizi biraz öteledik. Hayli korktuk ama pes etmedik diğer namaz vakti, vakitleri derken birkaç fotoğraf çekimi yapabildik.

Emaneti korumak zor, peki ya işin sırrı?

Ses, Cenab-ı Allah’ın verdiği bir lütuf ihsan idi. Peki ya püf nokta neydi? Türk işi çiğ yumurta sarısı mı yoksa beyaz üzüm pekmezi mi ya da buz yemek mi? Hangisiydi merak ettik. Şeyh Mahir El Mu'aykıli, Kralının evinin hemen yanındaki devleti âliye işlerinin görüldüğü binadan giriş çıkışlarını yapıyordu. Bizzat o binanın kapısına gittik ve merakımızı giderdik. Sorduk nedir ki işin sırrı, böylesine muhteşem ses? Dediler “Allah-u Alem” devamla “zemzem ve sıcak hurma”

Ve bir dua..



Vakti şerif cumaydı. Sırayı Essudeys alıyor ve vaaz veriyor, ardı ardına Arapça lisanı ile hadisi şerifleri haykırıyordu. İlkin anlamakta güçlük çektik ama tanıdıktı bu cümleler her biri ezberimize aldığımız kırk hadisi şerifti ve tüylerimiz ürperiyordu. En çok da babamı hatırladım hamd ile… Ona atfediliyordu 3 kez tekrarlanan şu hadisi şerif: “Hiçbir baba, evladına, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.”(Tirmizi)

Rahmeti Rahman olan Allah, cümle Muhammed ümmetine Kâbe-i Muazzama’nın mübarek duvarlarına çarparak yükselen bu eşsiz sesleri yakından duymayı mazhar eylesin.

Hatice Tüfekci - www.dünyabizim.com

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.