mahihaber Diyalogcu Diyanet İşleri Başkanları - 1 - Mahihaber
HADİSLERDEN

Diyalogcu Diyanet İşleri Başkanları - 1


Sanki hızlandırılmış bir filmin içinden geçiyor gibiyiz. Gündem o kadar hızlı değişiyor ki ve medyanın o kadar çok etkisindeyiz ki; düşünce sistemlerimiz altüst eden kavramlarımızı değiştiren ve kutsallarımızla oynayan bir filmi sabırla ve uyuşmuş bir vazıyette seyretmekteyiz. Dinlerarası diyalog, medeniyetler ittifakı, küresel barış iklimi, ortak evrensel değerler. Bu tanımlar size neyi ifade etmektedir Kulağa hoş geliyor değil mi Aslında; hepsi kanlı bir stratejinin maskelenmiş halleri. Hıristiyan batının, Siyonist tek dünyacılarının yeni adlar verdiği değişmeyen eski hayalleri. Yarım asırdır ülkemizde oynanan oyun! Bu oyuna ülkemizde kimler iştirak etmektedir Bu oyunu bozmak için din adamlarımıza, ilahiyat fakültelerine ve özellikle Diyanet İşlerine çok mühim görevler düşmektedir. Görüyoruz ki; oyunu bozacak olan din adamları oyunun bir parçası haline geldiğini görmekteyiz.
At izi, it izine karışmıştır. Üstelik bunu bilerek ve isteyerek karışmasını sağlamışlardır. Din satılan bir emtia haline gelmiş ve diyalogcularla ortak hareket eden din adamları ortaya çıkmıştır. Diyalog palavraları sürerken, yeni haçlı seferleriyle yüzleştik. Sinsi ve hain haçlı seferleri diyalog adıyla sürerken, kiliseler birliği temsilcileri terör odakları ile kol kola geziyor. Aslında Vatikan’ın yürüttüğü dinlerarası diyalog ve haçlı seferleri, iki diploması hedefi vardır. Amaçlarıysa Avrasya’nın zenginliklerinden başka bir şey değildir.
 Ülkemizdeki İlahiyat Fakültelerinde okutulan derslerde ne gibi bir problem vardır ki, buradan mezun olanlar dinlerarası diyalog konusunda bu kadar istekli olabilmektedirler. Hatayı nerede yapıyoruz Diyalog çalışmaları yapan gelmiş geçmiş Diyanet İşleri Başkanlarını tek tek anlatalım.

Dr. Lütfi Doğan:
15.01.1968 ile 25.08.1972 yılları arasında Diyanet İşleri başkanlığı yapan Dr. Doğan’ın nasıl bir fikre sahip olduğunu tespit etme bakımından öncelikle 1978’de Sovyetler Birliğine yapmış olduğu resmi ziyaret dönüşü gazetecilere vermiş olduğu beyanata bakmak gerekiyor. Dr. Lütfi Doğan; “Sovyet Rusya’daki Müslümanların rahat olduklarını, din ve vicdan hürriyetine sahip olduklarını, dini tahsil müesseselerinin açık olduğunu…” söylüyordu. Oysa o tarihlerde kızıl rejim bütün şiddetiyle devam etmekte olup, Müslümanlara Dünya’nın en müthiş zulümlerini yaşatıyordu. Doğan’ın vermek istediği mesaj: Komünizmimden korkmayın; o dinsiz ve ateist bir rejimdir; Türkiye’ye gelirse din ve iman gider, diyenlerin iddiaları doğru değildir mi demek istiyordu
 Aynı Şahıs, 1992’de, 40 kadar ilahiyatçı doçent ve profesöre önayak olup, onları New York’daki MOON Hareketinin merkezine götürüp orada iki ay kadar bu şahısların beyin yıkama ameliyesine tabi tutulmasını temin etmişti. Hatta bunlardan bazılarının MOON Hareketi liderine “biat” ettiklerinden bahsedilmiştir. (Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri III-Kadir Mısıroğlu S.446)
Vedia Bülent Önsü Çorak diye bir şahıs çıkıp kendisine kitap indirildiğinden bahsederek şu ifadeleri kullanıyordu:
“Hâlbuki kutsal kitaplar esas gayelerinden saptırılarak dejenere edilmişlerdir. Şimdi İLK KİTAP İLE SON KİTAP ARASINDAKİ TÜM KİTAPLAR BİRLEŞTİRİLMİŞTİR. Ve evrene tek kutsal kitap olarak hediye edilmiştir.” Dr. Lütfi Doğan ise bu sapık kimseler tarafından tertip edilen faaliyetlerde arzı endam etmekte bir beis görmemiştir. (Aydınlık 21.04.2002, sayı 270, Sh:47) Kanımca Türkiye’de diyalog hareketlerinin başlangıcı olarak Dr. Lütfi Doğan’ın yukarıda zikrettiğimiz faaliyet olduğunu söyleyebiliriz.

İshak Beyazay http://www.milligazete.com.tr/diyalogcu
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder