Elif-Ba ya da Kur;an okumak için camiye giden kız çocuklarının özel durumları


Bazen öğretmenin bazen de yetişkin kız öğrencilerin özel halleri söz konusu oluyor. Elif-Ba cüzüne çalışmak ya da Kur'an okumak için camiye giden kız çocukları adetli iken ne yapacak? Bu durumda camiye devam etmeleri caiz mi? Özel hale giren öğretmen ve öğrencinin Kur'an öğretme ve öğrenmesine izin veren bir görüş yok mu?

Değerli kardeşimiz;

Hanefi ve Şafii alimlerine göre, cünüp olan bir kimsenin veya adet halindeyken bir bayanın Kur'an okuması, -bir yol olmadığı takdirde- camiye uğraması caiz değildir. Ancak Hanefi âlimlerinden bazılarına göre, adet halinde olan bir kadının durumu normal boy abdestine muhtaç olan bir cünüpten farklıdır. Ay hali bir iradeye bağlı değildir.

Ayrıca, Kur'an'ı öğretme/öğrenme konusunu da farklı değelendirenler vardır. Bu âlimlere göre, adet halindeki bir bayanın Kur'an'ı, özellikle heceleyerek öğretmesinde veya bir ayetten daha az parçalar halinde okutmasında bir sakınca yoktur. (bk. İbn Abidin, I/172).

Diyanet'in hazırladığı ilmihalde "Malikiler ve İbn-i Hazm dahil bir grup İslam bilgini, özel halin irade dışında! oluşundan hareketle, hayız hali başlayan kadının lehine bir ayırım yapmayı gerekli görmüş, özellikle Malikiler kadınların Kur'an öğretimi ve öğrenimi için böyle bir ruhsata ihtiyacı bulunduğu noktasından hareket etmişlerdir!.." Diyanet ilmihali (İsam)

Maliki mezhebine göre de, adet halinde olan bayan öğretmen veya öğrencinin -zarurete binaen- Kur'ana dokunmasında ve okumasında bir sakınca yoktur. (bk. Cevahir el-İklil, s.32; eş-Şeyh ed-Derdir, eş-Şerhu'l-kebir, I/126-el-Mektebetu'ş-Şamile-; Halilil, Günenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, s.137).

Peygamberimiz'in (sas), "Ümmetimin ihtilafında (farklı görüşünde) rahmet vardır." buyurduğunu biliyoruz. Bu hadisi yorumlayan alimler, "Bir hak mezhebin görüşünde zorluk bulunursa diğer hak mezhebin kolaylık sağlayan farklı görüşüyle (mecbur kalınan durumlarda!) amel edilmesinde rahmet olur." demişlerdir. Mecbur kalınan hallerde uygulanacak bir çaredir bu. Nitekim hayatın mecbur kalınan diğer safhalarında bu tercihler yapılmakta, hacca mahremsiz gidemeyen Hanefi hanımlar Şafii görüşüyle hareket ederken, tavafta abdestini korumak isteyen Şafiiler de Hanefi görüşüyle amel ederek mecbur kaldıkları yerlerde çıkış yolu bulmaktalar.

Şu kısa yaz devresinde Kur'an kurslarında öğretme ve öğrenme fırsatı bir zaruret olarak değerlendirilebilir.

Bu zarurete dayanarak Maliki'nin kolaylık sağlayan görüşüyle amel edilmesine gerekçe vardır denilebilir. Yani, kurslarda Maliki görüşüyle amel edilerek okutma ve okumaya ara verilmemesi daha uygun olur diye düşünmek mümkündür. Kaldı ki, Hanefi ilmihallerde de özel halde olanlar, birer kelime atlayarak Kur'an okuyup öğretebilirler, diye bir çare de gösterilmektedir. Bundan da faydalanarak öğrenime ara vermemek mümkündür.

Elbette bu çareyi zayıf bulanlar, kendi mezheplerinin görüşleriyle amel etmede ısrar edenler olabilir. Onlara yanlış yapıyorlar, denmez; Kur'an öğrenimine ara vermeye razı oluyorlar, başka hak mezhebin kolaylık sağlayan görüşüyle amel etmeye razı olmuyorlar, demekle yetinilir, bir tartışmaya girme gereği duyulmaz. Duyulmamalıdır da.

Netice olarak diyebiliriz ki, bu konuda zarurete binaen Malikî mezhebini ve onlar gibi düşünen diğer âlimleri taklit etmekte bir sakınca yoktur. Yeter ki, caminin temizliğine bir zarar gelmesin.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder