Hz. Hasan ve Hüseyin kardeşler Rahmetullah Aleyh Kimdir


Hasan ve Hüseyin hazretleri muhtemelen kardeştir.

İstanbul'un fethine Ebu Eyyub el-Ensari hazretleri ile birlikte gelmişlerdir. Kimi kaynaklara göre ona imamlık yapmışlar, kimilerine göre ise hizmetinde bulunmuşlardır.

Ahmed Rıfat'a göre bu kardeşler tabiindendir. Hüseyin Ayvansarayi'nin verdiği bilgiye göre, Hasan ve Hüseyin adlı bu şahıslar Bizans hükümdarının izni ile şehre girip gezmişler, kafirler ise sözlerinde durmayarak onları şehid etmişlerdir. Bunlardan Hasan hazretleri mescidin bulunduğu yerde, Hüseyin hazretleri ise mescidin karşısındaki yokuşta şehid edilmişler ve bulundukları yere defnedilmişlerdir.

Ayvansarayi'nin bahsettiği Kasımgünani Camii'nin mihrabı önünde, Hz. Cafer b. Abdullah el-Ensari'nin türbesi bulunmaktadır. Aşağıda bahsedeceğimiz Hüseyin hazretlerinin türbesinin bulunduğu yokuşta iki tane kabir bulunmaktadır. Ya Ayvansarayi, Cafer b. Abdullah el-Ensari'nin türbesine eserinde hiç yer vermemiş ya da bu sahabeye atfedilen yerde Hüseyin hazretleri medfun bulunmaktadır.

Hocakasımgünani Camii, Meydancık Camii olarak bilindiği gibi bu iki zatın adına nisbetle Hasan-Hüseyin Camii olarak da anılmaktadır.

Biz, adı geçen caminin önündeki kabri, Hz. Cafer b. Abdullah el-Ensari'nin, burasının da Hasan ve Hüseyin hazretlerinin türbesi kabul ediyoruz. Hasan ve Hüseyin hasretlerinin kabirleri, Fatih İlçesi'nde, Salmatomruk, Hocakasımgünani Mahallesi, Paşahamam Caddesi, Hasan-Hüseyin yokuşu üzerinde yukarı doğru çıkılırken soldaki açık türbede bulunmaktadır.

Vak'anüvis Esad Efendi, kaleme aldığı bir mecmuada bu türbenin 1250/1834 yılında tamir edildiğine şu beyitleriyle işaret etmektedir:
"Esad beraa-i feyz dal oldu çıkdı tarih
Oldu Hasan Hüseyn'in meşhedleri meşid" (1250)
"Çıkdı kalb-i safdan tarih-i paki Esada
Şah-ı ali kıldı abadan bu merkadleri" (1252-2=1250)

Kabrin keşif tarihi ise bir hayli eskidir. Yazılı bir kaynak olmamakla birlikte, Hocakasımgünani Camii avlusundaki Hz. Cafer b. Abdullah el-Ensari'nin kabri gibi, bu kabirlerin tespitinin Fatih devrinde yapılmış olabileceği ihtimal dahilindedir.

Bugün türbenin sokağa bakan duvarı üzerine 51x48 cm. ebadında bir ziyaret/niyaz penceresi bulunmaktadır. Bu pencerenin üzerinde "Sahabe-i Kiram'dan Hasan ve Hüseyin kardeşler" ibaresi yazılıdır. 80 metrekarelik alana sahip olan türbede birinci kabrin alanı ile ikinci kabrin alanı aynı türbede olmasına rağmen zeminin meyilli olmasından dolayı farklı yerlerdedir. Bir metre yüksekliğinde ikinci bir duvarla iki kabir birbirinden ayrılmıştır. Türbe içinde yer alan sekiz adet ağaçtan bir kısmı kabirlerin tarihine ışık tutacak kadar yaşlıdır. Zemin olarak aşağıda bulunan kabir 1.20x3.38 metre olup şahide yüksekliği 64 cm, ayaktaşı ise 52 cm'dir. Mezarın ortasında iki adet çitlembik ağacı büyümüştür. Sol ayak ucunda dişbudak, sağ ayak ucunda da çitlembik ağaçları hayatla bağlarını sürdürmektedir. Kabrin başındaki çitlembiğin ise yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilmektedir. Kapıdan girişte veya niyaz penceresinden bakıldığında sağ tarafta yer alan ikinci kabir de 1.34x3.68 metre olup şahide yüksekliği 123 cm, ayaktaşı yüksekliği 72 cm'dir. Kabrin sol tarafında, ortasına gelecek şekilde dikilmiş servinin 200-250 yıllık olduğu tahmin edilmektedir. Mezarın ortasında ise bir defne ağacı bulunmaktadır.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder