HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Kudüs'e Gidince Ne Yapabilirsiniz


Kudüs…
Ümmetin yüz çevirdiği “Mukaddes topraklar.”
Ne oldu bize de unuttuk oraları?
Bizler dördüncü, beşinci umreyi yaparken  Mescid-i Aksa orada yapayalnız kalmış ama bilmiyoruz. Belki de bilmek işimize gelmiyor.
Öyle ya!
“İsrail, Müslümanlara engel oluyor. Hep zorluk çıkarıyor.”
Ortalama her Kudüs muhabbetinde duyarsınız bunu.
Gerçekten Kudüs'e gitmek bu kadar zor mu?
Cevabı çok basit: Gitmeden bilemezsiniz!
Öncelikle şurada bir anlaşalım. İslamı kavrayışımızda sorun var.
Bizler, Eyüp Sultan'ın İstanbul'da defnolunduğunu biliriz de 84 yaşında neden yola düştüğünü sorgulamayız.
Kudüs'ün ilk fatihinin Hz. Ömer olduğunu zaten bilmeyiz ama O'nun da neden Medine'den kalkıp çölde binbir zorlukla sefere çıktığıyla pek ilgilenmeyiz.
Selahaddin Eyyübi'yi okul kitaplarından biraz okumuşuzdur ancak tam olarak bizlere ne tür bir hizmet verdiğinin farkında bile değiliz.
Müslümanlar teknoloji çağına ayak uyduramamıştır kabul!
Ama Kudüs bilincini dahi kaybetmemizin altında başka nedenler olmalı.
Eğer bizler Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi'den sonra ilk kıblemiz olan “Beyt-il Makdis” i yani Kudüs'ü “başıma bir şey gelirse!” diyerek terk etmişsek vay bizim halimize.
“Oralar karışıkmış doğru mu?” sorusunun aslında kimin amacına hizmet ettiğini bir kez daha salim kafayla düşünün sonra sorunuzu yanıtlayayım.
Ben fakir, Mescid-i Aksa'ya giderken bekleme, sorgulanma da dahil her türlü olumsuzluğa kendimi hazırlamama rağmen girerken de çıkarken de hiç zorlanmadım. Oraya giden müminlerin de bu bilinçte olması gerekiyor.
Bizler öyle ya da böyle kısmen kaybedilmiş bir mevziye gidiyoruz. İsrail görevlilerine ters cevaplar vererek, onlarla kavga ederek bir şey kazanamayız.
Bizim amacımız bir an önce Kudüs'e, Mescid-i Aksa'ya ulaşmak olmalı. Dolayısıyla kapıda karşılaşılan güvenlik prosedürlerini de bu yolculuğun bir kısmı olarak görüp buradan da bir sevap kazanılabileceği unutulmamalı.
Mescidin çevresinde sürekli olay varmış gibi bir durum da yok. Bunun da altını çizmek isterim.
Zaman zaman yükselen tansiyon Filistinliler ile İsrail polisi arasında. Oraya giden bizler ise turistiz. Olay bu kadar basit.
İstanbul ne kadar güvenliyse Kudüs o kadar güvenli, İstanbul ne kadar karışıksa Kudüs o kadar karışık.
Bu konuda farklı yorumlara aldanmamak gerekiyor.
Kudüs konusunda biz Müslümanlar öylesine yanlış aktarımlar yapıyoruz ki yabancıların bizleri yönlendirmesine gerek bile kalmıyor.
Bizim duyarlı aydınlarımız “Kahrolsun İsrail” demekten öte gidemediğinden orada problemin akılla, planla, projeyle çözüleceği düşünülemiyor.
Bizim hacı ağabey Mekke'ye gidince Arap'ı eleştirdiği, ardı ardına projeler ürettiği gibi Kudüs'e gidince de oradaki yaşantıyı sorguluyor. Bilgi sahibi olmadan fikir yürütüyor.
Müslümanlardan çok Hristiyanların rağbet ettiği otellerde Meryem Ana heykelini sorgulayana kadar o otelleri Müslümanlarla doldurmayı denesek zaten sorun kökten çözülmüş oluyor.
Eğer cihad yapmak istiyorsanız sizin göreviniz öncelikle salt ibadet yapmak üzere Mescid-i Aksa'ya gitmek. Sadece gitmek. O kadar.
Gidip de tartışma, kavga, gürültü çıkarmak değil. Sadece gitmek ve ibadet etmek.
Şunu da belirtip yazıyı öyle sonladırayım. İşin siyasi, uluslar arası ilişkiler boyutları bugünkü konumuz değil.

M.Mustafa Yıldız  / http://www.milatgazetesi.com/mescid-
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz