Taşıyıcı annelik; zina etmektir.


Diyanetten fetva:

Taşıyıcı annelik zina unsurları taşır

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, ilişki ile gebeliğin mümkün olmadığı durumlarda başvurulan 'Taşıyıcı anneliğin' İslam dini açısından uygun olmadığını söyledi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'na ait, 'Fetva mercii' olarak işlev gören, ‘Dini Soruları Cevaplandırma Platformu’na, ‘Tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olmak caiz midir?’ sorusu yöneltildi.

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, bu konuda 5 Ocak 2012 tarihinde kadın veya erkekteki ‘bir kusur’ nedeniyle, ‘Tabii ilişkiyle gebeliğin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı’ durumlarla ilgili karar verdiğini hatırlattı.

"NİKAHLI EŞLERE AİT OLMASI..."

Bu kararda, "Döllendirilecek yumurta ve sperm, her ikisinin de nikahlı eşlere ait olması, yani bunlardan herhangi biri yabancıya ait olmaması;

Döllenmiş olan yumurta, başka bir kadının rahminde değil de yumurtanın sahibi olan eşin rahminde gelişmesi; Bu işlemin, gerek anne, babanın; gerek doğacak çocuğun maddi, ruhi ve akli sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı tıbben sabit olmak şartıyla tüp bebek yöntemine başvurmakta bir sakınca yoktur" denildiği belirtildi. Bu konuda verilen fetvanın sonunda, şu ifadeler yer aldı:

https://fetva.diyanet.gov.tr/Duyurular/DuyuruDetay.aspx?DuyuruId=301

"Fiilen nikahlı olmayan kişiler arasında başlayıp sonuçlamayan tüp bebek uygulaması, insanlık duygularını rencide etmesi ve zina unsurlarını taşıması sebebiyle caiz değildir."

DİYANET'TEN AÇIKLAMA

Diyanet İşleri Başkanlığı, doğal yollardan çocuk sahibi olamayan eşler için tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olmanın insani bir ihtiyaç ve tıbbi bir imkan olduğunu belirterek dini, hukuki, tıbbi ve etik kuralları taşımak kaydıyla bu imkandan yararlanmanın da dinen hiçbir sakıncası olmadığını açıkladı.

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan açıklamada, 22 Mart 2015 tarihinde bazı internet haber sitelerinde "Diyanet'ten Tartışılacak Fetva” başlıklı haberin kamuoyunu yanlış yönlendirdiği ve yanıltıcı bilgiler taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, "Söz konusu habere dayanak teşkil eden Din İşleri Yüksek Kurulu kararı, haberde ifade edildiği gibi 5 Ocak 2012'de değil, 5 Ocak 2002'de alınmıştır. Kararın, Din İşleri Yüksek Kurulu'nun web sayfasında 5 Ocak 2002 tarihinde alındığı belirtildiği halde, 13 yıl önceki kurul kararının yeni bir karar gibi okuyucuya sunulması olumsuz bir algı oluşturma niyetini açıkça ortaya koymaktadır” denildi.

Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 5 Ocak 2002 tarihli kararında tüp bebek uygulamasının ilke olarak dinen bir sakıncası olmadığı ve hangi şartlarda yapılabileceğinin açıklandığı kaydedilerek şöyle denildi:

"Doğal yollardan çocuk sahibi olamayan eşler için tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olmak insani bir ihtiyaç ve tıbbi bir imkandır. Dini, hukuki, tıbbi ve etik kuralları taşımak kaydıyla bu imkandan yararlanmanın da dinen hiçbir sakıncası yoktur. Dini bakımdan çiftlerin nikahlı olması ise bu şartların en başında gelir. Dolayısıyla aralarında nikah bağı bulunmayan fertlerin bu usulle çocuk sahibi olmalarının dinen uygun görülemeyeceği her türlü izahtan varestedir. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun 05.01.2002 tarihli kararında yer verilen zina ifadesiyle anlatılmak istenen de yukarıda belirtilen eşlerin nikahlı olması gerektiği hususudur. Bunun dışında başka bir anlam aramak ve çıkarmak bütünüyle konuyu bağlamından saptırmaktır.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder