Header Ads

mahihaber.com/

Hırka-i Saâdet veya Bürde-i Saâdet



Hırka-i Saâdet veya Bürde-i Saâdet Hz. Muhammed peygambere ait olduğuna inanılan ve Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Dairesinde bulunan keçi tüyünden yapılmış geniş kollu hırkadır.

Hırka-i Saadet; Peygamberimiz Aleyhisselâm'ın hırkasıdır. Bu mukaddes emanet, iki adet olduğu için, İstanbul'da iki yere adını vermiştir. Birisi Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Dairesinde, diğeri Hırka-i Şerif Camii'ndedir. Birincisi Hazreti Ka'b übnü Züheyr'e, ikincisi de Hazreti Veysel Karanî'ye bağışlanan hırkalardır.

Hırkanın bizzat peygamber tarafından şair Kâ'b Bin Züheyr'e bağışlandığı rivayet edilmektedir.

I. Selim Mısır'ı fethettiğinde diğer kutsal emanetler ile birlikte hırkayı da İstanbul'a getirilmiştir.

Kutsal Emanetler arasında sayılır.

Fiziksel özellikleri

1.24 m. boyunda geniş kollu ve siyaha çalan yünlü kumaştan yapılmıştır. İç kısmı, krem renkli yünden kaba bir kumaşla kaplıdır. Önünde sağ tarafında 23x30 cm. ebadında bir parçası noksandır. Sağ kolunda da eksiklikler olan hırka 57x45x21 cm. ebadında üsten açılan çifte kapaklı altın bir çekmece içinde, bohçalara sarılmış olarak muhafaza edilmektedir. 1962'den beri Topkapı Sarayı’nda halkın ziyaretine açıktır.

I. Selim'den Halife Abdülmecit'e kadar her Ramazan ayının 15. günü padişahların bu hırkayı çıkarıp yüz sürmeleri ve daha sonra tekrar yerine koymaları bir saray adeti olmuştu.

Rivayet edilen öyküsü

Erkek kardeşi Büceyr'in Müslüman olmasından hoşnut kalmayan Kâ'b Bin Züheyr, Muhammed’i ve İslam’ı hicveden şiirler yazardı. Mekke’nin Müslümanlar tarafından fethinin ardından, Kâ'b Bin Züheyr için idam kararı alındı.

Müslüman olan Kâ'b Bin Züheyr, daha önce yaptıklarından pişmanlık duyarak gizlice Medine'ye gitti, kendisini tanıtmadan Muhammed’in huzuruna çıktı. Muhammed tarafından affedileceğini öğrenince kendini tanıttı ve peygamberi öven ünlü şiiri Kaside-i Bürde’yi yazdı.

Kaside'yi çok beğenen Muhammed, sırtından hırkasını çıkararak Kâ'b Bin Züheyr'e hediye etti. Bu hırkayı Muaviye b. Ebi Süfyan satın almak istedi ve on bin dirhem teklif etti ama Kâ'b Bin Züheyr onu satmaya razı olmadı.

Ancak ölümünden sonra Muaviye yirmi bin dirhem karşılığında hırkayı satın aldı.[2] Sırayla Emevilere ve Abbâsilere geçen hırka bir süre Mısır'da korundu ve Abbâsi halifeleri tarafından bazı törenlerde giyildi.



Veysel Karanî ise, Peygamberimizin saadetti asrında yaşadı. Ona olan sevgi ve bağlılığı ile yanıp tutuşmasına rağmen dünya gözü ile göremedi. Bu hasretini gidermek için memleketi Yemen'den Medine'ye kadar gelmişti. Ancak annesinin verdiği izin süresi İçinde O'nu bulamadı ve göremeden dönmek zorunda kaldı. Peygamberimiz de, onun bu bağlılığından dolayı mübarek hırkasını ona gönderdi

Sultan Abdülmecid Han, 1851'de bu ikinci hırka İçin bilinen camii yaptırdı. Camie şu levha konuldu;.

«Ziyaret kılsun ümmetler, ridâî can behâdır bu

Cenâbı Üveyse ihsânı atâyı Mustafadır bu...»

Fazilet Takvimi

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.