Haberi Paylaşabilirsiniz

Müftülük Uyuyor mu ? Biri Şu İmama Cami Adabı Öğretsin




"Mescidler Allah’ındır. Allah’ın evleridir. Özel mekânlardır. Mübarek hatta kudsî yerlerdir. Bu sebeple azami saygıya lâyık yerlerdir"

Kütahya Yunus Emre Mahallesi'ndeki Mescid-i Aksa Camisi'nde namaz sonrası cemaate spor yaptırılması cami adabına yakışmayan faaliyet olarak tepkilere neden oluyor.

Camiyi egzersiz salonuna çeviren imam beraberinde yaşları ilerlemiş cemaatiyle birlikte namz kılınacak alaını adeta spor salonuna çevirdi.

Neyin nerede yapılacak olması bir yana ilmihal kitaplarındaki cami adabından, peygamber efendimizin (sav) in camilerde nasıl davranılması gerektiğini bilmekten uzak ve üzerindeki cübbeye saygısı dahi olmadığı açıkca belli olan cami görevlisinin verdiği pozlar şaşkınlıkla izlendi.
Sözde, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü'nde öğrenim gören 3 öğrenci, Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında hazırladıkları "Beş vakit namaz bir vakit spor" projesini hayata geçirdi. Öğrencilerin bu girişimini cami içerisinde yapmış olmaları da ayrıca müftülüklerin camileri iyi denetlemediği, önüne gelenin bir proje uydurup camilerde volta attığını gösterdi.

Öğrencilerin her nedense özellikle yaşlıları tercih etmesi, bu yaşlılardan bir çoğunun abdest tutamayacak pozisyonda olması, egzersizler sırasında garip seslerin çıkması, gülüşmeler ve şakalaşmaların da camide ibadet maksatlı bulunacak insanların da olabileceği düşünülmemesi hiç bir dini etik kapsamına girmediği inançlı vatandaşlar tarafından dile getirildi.

mahihaber.com olarak bu habere istinaden cami adabının ne olduğuna yer veriyoruz

Rasûlullah Sallâllahü Aleyhi ve Sellem mescidlerin vakar ve sükûnetinin korunması için de şu emirleri vermişlerdir:

“(Cami ve mescide getirilmesi sakıncalı) küçük çocukları, aklî dengesi yerinde olmayanları camiye getirmeyin; ticareti, alış-verişleri camide yapmayın; husumetlerinizi camide dile getirmeyin; orada seslerinizi yükseltmeyin; hadleri orada tatbik etmeyin; orada birbirinize kılıçlarınızı çekmeyin. Abdest alma yerlerini kapılarından dışarılarda yapın ve Cuma günleri cami ve mescidlerinizi güzel kokularla kokulandırın.”

"Camiler Allâhü Zü’1-Celâl Hazretlerine ibadetin yapıldığı, kıyam, rükû, secdelerle O Yüce Zat’a yaklaşılan, evrâd ve ezkârın envâı ile Alemlerin Yüce Rabbinin rızasının kazanılmaya çalışıldığı, dua ve niyazların en yüce dergâha yücelmesi için ellerin açıldığı mübarek mekânlardır. Allah’ın evleri olarak ifade ettiğimiz bu mübarek yerlere saygı duymak, lâyık olduğu değeri vermek imanın alâmeti, dinimizin isteğidir.

Kur’an-ı Kerim camiler ve mescidlerden bahsederken: “Mescidler şüphesiz Allah’ındır. O halde (oralarda) Allah ile birlikte başkasına dua etmeyin” diye emreder.

Evet, mescidler Allah’ındır. Allah’ın evleridir. Özel mekânlardır. Mübarek hatta kudsî yerlerdir. Bu sebeple azami saygıya lâyık yerlerdir.

Camiler Allah’ın zikri için inşa olunmuştur.

CAMİDE YAPILMAMASI GEREKENLER

Peygamber Efendımiz’in hadisi şerifleri, İslâm büyüklerinin sözleri doğrultusunda cami ve mescidlerde yapılması uygun olmayan bazı davranışları maddeler halinde sıralamaya çalışalım:

* Cami ve mescidlere asla abdestsiz girmemelidir. Bilhassa cünüp olanlar asla girmemelidirler. Böyle bir saygısızlığı yapan kişi çokça istiğfar etmelidir.

* Cami ve mescidler asla kirletilmemelidir. Camiyi kirletecek şeyler camiye taşınmamak, camiye getirilmemelidir.

* Camiler yol edinilmemeli, geçiş için kullanılmamalıdır.

* Camiler çarşı haline getirilmemeli, alış – veriş yapılmamalıdır.

* Cami edebine uyamayacak yaşta küçük çocuklar camiye getirilmemelidir.

* Cemaatin huzurunu bozacak derecede aklî dengesi yerinde olmayanların camiye gelmeleri engellenmelidir.

* Oralarda yüksek sesle konuşulmamalıdır.

* Camide yitik aramamalıdır.

* Fuzuli şeyler konuşulmamak, dünyalık sohbetler yapılmamalıdır.

* Saygıya uymayan bir tavırla, ayakları uzatarak veya dizlerini dikip karnına çekerek, ellerini de dizlerim bağlayacak şekilde birbirine geçirerek oturmamalıdır. (Peygamber Efendimiz bu oturuştan, tek elbise giyen kişinin avret mahalli açılabilir veya uykusu gelirde abdesti bozulabilir endişesi ile nehyetmiştir denilmiştir.)

* Camiye gelirken soğan sarımsak gibi kokulu şeyler yenilmemelidir. Sigarayı da buna mutlaka dâhil etmek gerekir. Zira kullanmayanlar için sigaradan sonra ağızda kalan koku en az soğan ve sarımsak kadar çirkindir ve rahatsız edicidir. Bilakis cemaati rahatsız etmeyecek hafif kokular sürünerek camiye gelinmelidir.

* Ter kokan elbiselerle asla camiye gelmemelidir. Zira bu durumda olan kardeşlerimiz sağ ve solundaki kardeşlerini fevkalâde rahatsız etmektedirler. Bazı kardeşlerimiz banyo yaptıkları, çamaşırlarını değiştikleri halde gömlek veya elbiselerini değiştirmemekte, uzun süre giymektedirler. Ter kokmadığı veya kirlenmediği zaman bir mahzur oluşturmayan bu hal, bazen çok ağır ter kokusunun oluşmasına sebep olmaktadır. Kardeşlerimiz elbiselerini giyerlerken koklamalılar, şayet ter kokmuşsa mutlaka değiştirmelidirler.

* Camiye girdikten sonra zaruret olmadıkça namaz kılmadan camiden çıkılmamalıdır. Ancak abdestin bozulması veya başka bir camide görevli olunması gibi zaruretler müstesnadır.

* Namaza yetişmek için cami içinde koşmamalıdır.

* Ön saflarda yer yoksa cemaati zorlayarak insanların omuzlarından atlayarak ileriye geçirmemelidir. Ancak ön saflarda boşluklar görülüyorsa ve ikaza rağmen ön taraftakiler oraları doldurmuyorlarsa ön taraflara geçilebilir.

* Namaz kılanın önünden asla geçmemelidir. Mekruhtur. Geçen günahkâr olur.

* Namaz kılanın önünden geçen kimse namaz kılana göre aşağıdan veya yukarıdan geçiyorsa, geçme esnasında namaz kılanla organları aynı seviyede olmuyorsa sakıncalı değildir. Yukarıdan veya aşağıdan geçtiği için günahkâr olmaz.

* Ön taraflarda yer varken arka taraflarda, insanların geçecekleri yerlerde namaza duranlar saygıyı hak etmedikleri için onların önünden geçilmesinde mahzur yoktur denilmiştir. Şu halde cemaatin geçiş yerlerinde namaza durmamalıdır.

* Namazların arasında fuzuli şeyler konuşmamalıdır.

* Namazdan önce veya namaz aralarında zaruret olmadan kıbleden başka yöne dönerek oturmamalıdır.

* Cami veya mescidin içerisinde dilencilik yapmak asla doğru olmadığı gibi, dilenciye para vermek de doğru değildir. Dilencilik yapmak haram, dilenciye para vermek mekruhtur.

* Cami veya mescidde devamlı olarak aynı yerde namaz kılmak, sanki kendisi için özel bir yer ayırmış intibaını vermek doğru değildir. Değişik yerlerde namaz kılmalıdır.

* Cami ve mescidlerin içleri, arsaları mescid olduğu gibi, altları ve tavanları da mesciddir ve hürmete lâyıktır. İçerisinde yapılamayan şeyler, altında veya çatısında da yapılamaz. Orası arzm merkezine kadar mescid, semaya kadar mesciddir. Bazı camilerimizin alt katlarında dükkânlar yapılmaktadır. Aslında olmaması daha güzeldir. Şayet yapılmışsa alt katta bulunanların çok dikkatli ve saygılı olmaları gerekir. Bilhassa cami ve mescid altlarına asla tuvalet yapmamalıdır. Tuvaletleri mümkün olduğu kadar camiden uzaklaştırmalıdır.

* Bu mübarek mekânların bahçelerine de aynı saygıyı duymak gerekir. Zira ihtiyaç halinde oralarda da namaz kılınmaktadır. Buralardan imama uymak sahihtir. Ancak caminin bahçesine abdestsiz girmek veya bahçeyi yol olarak kullanıp başka bir yere geçmek mahzurlu değildir.

* Mescidin içerisinde kuyu kazılmaz. Vaktiyle kazılmışsa o halde bırakılır.

* Cami veya mescidin içinde abdest almamalıdır. Ancak içeride abdest almak için müsait yer varsa, şadırvan yapılmışsa alınabilir. Bazı camilerin içerisinde bulunan şadırvanlar, caminin içerisinde abdesti bozulanlar için yapılmıştır. Dışarıdan abdestsiz gelip burada abdest almak, zaruret olmadıkça doğru olmaz.

* Cami veya mescidlerde, yolcu, misafir ve i’tikafta bulunan kişilerin haricindekiler için yemek yemek, uyumak, yatmak doğru değildir. Mekruhtur. Yolcu ve misafirler için de güzel olanı camiye girerken i’tikafa niyet etmeleridir. İ’tikaf aslında ramazan ayında olur. Ancak camiye her girişinde bir kişi i’tikafa niyet ederek girerse onunda ayrıca ecri vardır. İmam Nevevî kısa bir an için bile i’tikafa niyet sahihtir demiştir.

* Cami ve mescidlere girerken lâubalî bir tavırla mesela kolları ve paçaları sıvalı, elbisesi omzunda bir halde girmemelidir. Islak ayaklarla, kirli çoraplarla, değişme imkânı varsa iş elbiseleriyle de camiye girmemelidir.

* Bu mübarek yerlere girerken önce sağ ayakla girmek, çıkarken sol ayakla çıkmak edeptendir. Dalgınlık edip bu mühim konuda işi tesadüfe bırakmak cami ve mescid âdâbma yakışmayan bir haldir.

* Cami veya mescidlere girerken sağ ayakla girmeli, Rasülullah Sallâllahü Aleyhi ve Sellem’e salât ve selâm getirmeli, ardından da: “ALLAHümme’ftah aleynâ ebvâbe rahmetike” “Ey ALLAH’ım bizlerin üzerine rahmetinin kapılarını aç” diye dua etmelidir.

* Çıkarken önce sol ayağı dışarı attıktan sonra çıkınca: “ALLAHümme’ftah aleynâ ebvâbe fadlike” “Ey ALLAH’ım! üzerimize lütuf ve kereminin kapılarını aç” diye duada bulunmalıdır.

* Bazı rivayetlerde girerken “ALLAHümme’ftah lî ebvâbe rahmetike” çıkarken “ALLAHümme innî es’elüke min fadlike” duaları okunur denilmiştir. Arada anlam bakımından fazla bir fark yoktur.

* Camı ve mescidlere girerken veya çıkarken ayakkabılarımızı taban tabana kapatmalı, sol elimizde ve kimseye sürtmeden önümüzde taşımalıyız. Kimi cemaatin yaptığı gibi ayakkabıları baş üzerinde taşımayı büyüklerimiz hoş görmemişlerdir.

* Cami ve mescidlerde bulunan süprüntüleri kimi insanlarımız yanlarına almayıp seccadelerin altına koyarlar. Bunun da doğru bir davranış olmadığı kanaatindeyiz. O süprüntüyü seccadenin altına koymamalı, yanımıza alıp dışarıya çıkarmalıyız.

* Cami ve mescidlerde namaz kılanlara selâm vermediğimiz gibi, Kur’an-ı Kerim okuyanlara, dua edenlere, zikirle meşgul olanlara, ilmi çalışma yapanlara ve benzeri şekilde herhangi bir ibadetle meşgul olanlara da selâm vermemeliyiz.

* Rasülullah Sallâllahü Aleyhi ve Selem: “Mescidde alış-veriş yapanı gördüğünüz zaman “Allah ticaretinde kazanç vermesin” deyin, mescidde yitiğini arayan gördüğünüzde, “Allah yitiğim buldurmasın” deyin. Zira mescidler bunun için inşa edilmemiştir” buyurmuşlardır. Cami ve mescidler ibadet için, ilim öğrenmek için, Müslümanların hayrına olan şeyleri konuşmak ve benzeri şeyler için inşa olunmuştur. Gayesine uygun kullanılmalıdır.

* Camı ve mescidlerde şiir okunmasına da izin verilmemiştir. Yani sadece şiir okumak için camiye gelmek yasaklanmıştır. Ancak, va’z ve nasihat arasında, konuyu izah etmek veya hitabı güzelleştirmek için okunan şiirlere veya beyitlere izin verilmiştir.

* Cami ve mescidlere resimli levhalar asmamak gerekir. Saatleri de kıble tarafına asmamak daha uygundur. Zira namaz esnasında cemaati meşgul edebilir.

* Bu maddeler, hadis-i şeriflerden ve fıkıh kitaplarımızdan istifade edilmiştir. Firasetli ve dikkatli Müslümanlar bunlar gibi cami ve mescid âdabına uymayan davranışlardan sakınmaları onlardan beklenen haldir.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz