mahihaber Cami adabı - Mahihaber
HADİSLERDEN

Cami adabı




Muhterem Müslümanlar!

Cenab-ı Hak, “Şüphesiz mescitler Allah’ındır. O halde Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin”2 buyurmaktadır.

Peki, mescitlerin Allah’a ait olması ne anlama geliyor?

Bildiğiniz gibi camilerin birçok işlevi vardır, bunların en önemlisi ibadethane olmasıdır. Allah Teala, “…Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin”3 buyuruyor. Biz Müslümanlar, bu emir gereğince, Efendimizin de bizzat uygulamaları ile gösterdiği ve teşvik ettiği şekilde farz namazlarımızı camilerde cemaatle kılmaya gayret ediyoruz. Böylece namazlarımızın sevabını bereketlendiriyoruz. Kur’an okuyor, salavat getiriyor, tekbir, tesbih ve zikirlerle meşgul oluyoruz. Elimizi arşa, kalbimizi Allah’a açarak dua ve niyazda bulunuyoruz. Bütün bunlar Rabbimizin sevdiği, bizden yapmamızı istediği kulluk görevlerimizdir.

İşte Rabbimiz, camilerin sırf Allah’ı anmak ve O’na kulluk etmek için kullanılmasından dolayı bu mekânların kendisine ait olduğunu hatırlatmaktadır. Kıymetli Müminler, Müslümanlar olarak bizler, camilerimize gereken önemi ve saygıyı göstermekteyiz. Ancak, belki bilgisizlikten, belki de ihmalden kaynaklanan bazı sorunlarımız var. Camilerimizden yeterince istifade edebilmek için bunlardan bazılarını sizlerin dikkatine sunmak istiyorum:

Her şeyden önce, camiye giderken, aklımızda ve kalbimizde ibadet şuuru olmalı, düzgün ve temiz elbiselerimizi giymeye özen göstermeliyiz. Zira Cenab-ı Hak, “Ey Âdemoğulları! Her mescide gittiğinizde güzel ve temiz elbiselerinizi giyin…”4 buyurmaktadır. Namazda iken bizi yaratan Rabbimizin divanında ve huzurda olduğumuzu, unutmamalıyız. Camiye gideceğimiz vakit Peygamber Efendimizin buyurduğu üzere soğan ve sarımsak gibi rahatsız edici yiyecekler yememeye gayret etmeliyiz.1 Ağır kokular sürmekten sakınmalıyız. Caminin lavabolarını, suyunu dikkatli ve tasarruflu kullanmalıyız. Camilerin avlularında dedikodu yapmamalı, namaz vakitlerinden önce camiye girerek Kur’an ve zikirle meşgul olmalı, yapılan vaaz ve nasihatten faydalanmaya çalışmalıyız.

Değerli Kardeşlerim, Bu mekânlarda dostluklarımızı geliştirmeli, kardeşliğimizi pekiştirmeliyiz. Camiye, işimiz ve vaktimiz elverdiği ölçüde erken gelmeye gayret etmeliyiz. Kerahat vakti değilse, tahiyyat’ül mescid namazı kılmalıyız. Camide lüzumsuz konuşmamalı ve cep telefonlarımızı kapatmalıyız. Camide ilk saftan başlayarak boşlukların doldurulmasına özen göstermeli, safların düzenli olmasına gayret etmeliyiz. Peygamberimiz (S.A.V.) “İnsanlar ezan okumanın ve ilk safta yer almanın sevabını bilselerdi, ön safta durabilmek için kur’a çekmekten başka yol bulamazlardı.”5 buyurmuştur.

Namazdaki kıraati ve dualarımızı kendimiz duyacak şekilde okumalı, yanımızdaki insanların dikkatini dağıtmamalıyız. Rabbimizin bize bizden daha yakın olduğunu unutmamalıyız. Özellikle ibadet şuurumuzu bozacak malayani ve ciddiyetsiz davranışlar dan0kaçınmalıyız. Değerli Mü’minler, Camiler Allah’ın adının anıldığı, ibadet ve dualarımıza icabet edildiği kutsal mekânlardır. Cemaat sevabı almak, yaptığımız ibadetleri bereketlendirmek, kâmil bir insan olabilmek için namazlarımızı cemaatle camide kılmaya özen göstermeliyiz.

Zira Peygamber Efendimiz bütün namazlarını camide cemaatle kılmıştır. Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde “Biriniz güzelce abdest alır, sırf namaz kılmak için camiye gelirse, camiye varıncaya kadar attığı her adım için bir sevap verilir ve bir günahı silinir. Camiye girdiği zaman namaz için beklediği sürece namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Kimseye eziyet etmediği ve abdestli olduğu sürece; Melekler bu kimseye şöyle dua ederler. ‘Allah’ım! Bu kulunu bağışla, ona merhamet et ve tövbesini kabul et’ derler.” buyurmuştur.6 Cenâb-ı Hak, cümlemizi rahmetiyle muamele edip, meleklerinin de duasına nail eylesin.

Hazırlayan: Halil KARA

Redaksiyon : İl İrşat Kurulu

1- Buhârî, Ezân 160, Et’ime 49; Müslim, Mesâcid 68 (Kim Şu bitkiden yemişse mescitlerimize yaklaşmasın.)

2- Cin,18

3- Bakara,43

4- A’raf,31

5- Buhârî, Ezan, 9, 32

6- Ebû Dâvûd, Salât, 49
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder