Header Ads

mahihaber.com/

Diyanet Bir-Sen, "Vekil ve Fahrilere Aleni Haksızlık Yapılıyor"

Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, 24.12.2017 Pazar günü yayınlanarak yürürlüğe giren KHK’de yer verilmeyen vekil ve fahrilerin durumlarıyla ilgili basın açıklaması yaptı.

Vekil İmam Hatip ve fahri Kur’an kursu öğreticilerine kadro verilmesi için 696 Sayılı KHK’yı beklediklerini, ancak KHK’da yer verilmeyen vekil ve fahrilerin umutlu bekleyişlerinin yerini üzüntüye sevkettiğini belirten Hasan Türüt, taşeron işçilerinin  696 Sayılı KHK ile kamu da sürekli işçi statüsüne alındığını ve 657 Sayılı yasanın 4. Maddesinin kaldırılarak geçici istihdamın tarihe karıştığını belirterek şöyle dedi: “Biz, büyük bir ümitle Diyanet teşkilatlarında çalışan fahrilerin ve vekillerin de kadroya geçirileceğini bekliyorduk. Büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Diyanet’te fahri ve vekil olarak görev yapan din görevlisi kardeşlerimizin umutları ve hayalleri yıkıldı. Diyanet teşkilatlarında fahri ve vekil olarak görev yapan din görevlileri KPSS ve DHBT Sınavlarına girerek yeterliliklerini almakta ve ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan sözlü sınavlarda başarı göstererek görevlerine başlamaktadırlar. Kadrolu din görevlilerinin mesleki bilgilerine sahip ve donanımlıdırlar. Ayrıca ülkemizde asgari ücret bekâr için 1.404 lira olmasına rağmen bugün için 700-800 lira arasında maaş almaktadırlar. Fahri ve vekil din görevlilerine karşı aleni bir şekilde haksızlık yapıldığı ortadadır. Bu haksızlığın torba yasa veya KHK ile giderileceğini düşünüyorduk. Fakat düşündüğümüz gibi olmadı.

Bilindiği gibi İŞKUR üzerinden vekil din görevlileri alındı. Bunların bile beklentileri boşa çıktı. Bunlarla birlikte halen vekil ve fahri olarak görev yapan Kur’an kursu öğreticileri yıllardır eksik iş güvencesi ile çalışmakta ve mağdur olmaktadırlar. Kadrolu çalışanlarla birlikte aynı işi yapmalarına rağmen özlük ve mali hakları kısıtlıdır. Çocuğunu hastaneye götüremeyen, okula gönderemeyen, kirasını veremeyen, zorunlu ihtiyaçlarını temin etmek için hamallık yapan vekil ve fahrilerin varlığı Diyanet’in ayıbıdır. Haksızlıklara göz yummak, istihdam da çalışanların hakkını vermemek, 700 – 800 lira maaşı görmezlikten gelmek, günümüz şartlarında vekil ve fahrilerin çektiği sıkıntıya kayıtsız kalmak hakkaniyet ölçüleriyle bağdaştırılamaz.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 15 bine yakın fahri (geçici Kur’an kursu öğreticisi) ve 2 bin civarında da vekil imam hatip ve müezzin kayyımın çektiği sıkıntılar vicdanları yaralıyor. En ücra yerlerde azimle ve şevkle görev yapan bu insanların umutlarını, hayallerini yıkmak adil olmadığı gibi, sosyal hukuk devleti ilkeleriyle ve Anayasa’nın eşitlik ilkesiyle bağdaşmıyor. Moral ve motivasyonları bozulmuş olan bu insanların, aynı zamanda ailelerinin psikolojik durumları da iyi analiz edilmelidir. Böyle bir ortamda bu insanlardan verimli hizmet istenebilir mi? Daha önce de söylediğimiz gibi, sosyal devlet olmanın ilkelerinden biri de haksızlıkları ortadan kaldırmak, çalışanlara güven vermek, umut aşılamak, geleceklerine güvenle bakacakları ekonomik ve sosyal bir imkân sağlamaktır. Hayatın olağan akışı içerisinde kadrolu din görevlileriyle aynı yerde aynı vazifeyi gören fahri ve vekillerin haksızlığa uğramalarının kabul edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ortada ciddi bir haksızlık vardır ve bu haksızlığın bir an önce giderilmesi gerekmektedir.”

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.