Müftüden Noel Baba'ye Tavsiye




Noel baba önce İslam coğrafyasına kan ve gözyaşı tohumları eken kendi evlatlarına merhameti ve insanlığı öğretsin.” dedi
Ülkemizde yapılan yılbaşı ve Noel kutlamalarının masum bir eğlenceden ibaret olmadığını vurgulayan Malatya İl Müftüsü Ümit Çimen, “Eskiden Pagan Putperest adet gelenek ve figürler Hz. İsa’nın doğumu altında Hristiyanlığa girmiş. Bütün bu altı boş, hayali Hristiyan kültür ve kimliği yılbaşı paketiyle de Müslümanın hayatına sokulmuştur…Noel baba kendi evlatlarına merhameti, insani değerleri öğretememiş ki bu gün İslam dünyasına kan ve gözyaşı tohumu ekiyorlar. Bizim Noel Baba’dan öğrenecek hiçbir değerimiz yok. Noel baba önce İslam coğrafyasına kan ve gözyaşı tohumları eken kendi evlatlarına merhameti ve insanlığı öğretsin.” dedi

“İslam Medeniyetinde böyle bir kutlamanın yerinin olmadığıdır." diyerek yılbaşı gecesi için  vatandaşları uyaran Malatya İl Müftüsü Ümit Çimen, Malatya Son Söz gazetesinden Gül Erbaş!la yaptığı röportajda “Kültürel dokularımızın tahribine dur dememiz lazım. Yılbaşı, Noel kutlamaları kesinlikle masum bir eğlenceden ibaret değildir. Özellikle Noel figürlerinin bulunması sessiz ve sinsice Hristiyan kalıbına sokma eylemidir.” dedi. 

Toplumların eğlencelerinin, acılarının, üzüntülerinin inanç ve kültürleriyle örtüşmesi gerektiğine dikkat çeken İl Müftüsü Çimen şunları dile getirdi: 

“ Yılbaşı ve Noel birbiriyle ayrı gibi gösteriler kimileri tarafından. Kimi ikisi aynı der ama. İç içe girmiş yılbaşı ve Noel. Toplumların acıları, üzüntüleri, sevinçleri eğlenmeleri kendi inanç ve kültürel değerleriyle örtüşmeli. Bir kimliktir Müslümanlık. Bu kimliğe uygun olmalı. Noel, yılbaşı Müslümanlar arasında yer bulması bir problem bir sıkıntıdır. Noel dini içerikli ve Hz. İsa’nın doğumu anısına hem dini içerikli hem de onun peygamber olarak Hz. İsa’nın doğumu anısına kutlanan dini bir bayramdır. Eskiden Pagan Putperest adet gelenek ve figürler Hz. İsa’nın doğumu altında Hristiyanlığa girmiş. Bütün bu altı boş hayali Hristiyan kültür ve kimliği yılbaşı paketiyle de Müslümanın hayatına sokulmuştur. Noel baba, hindi, çam ağacı ve buna benzer figürler. Noel’in Müslümanalar arasında yer bulması inanç, ahlak, kültürel zafiyet ve yozlaşmanın ifadesidir. Müslümanlar için yılbaşı bir takvim değişikliğinden başka bir şey olmamalı. Bu vesileyle içki, kumar haramlarda işin cabası.”

KİMLİK VE KÜLTÜREL EROZYONUN BELGESİ

Bu kutlamaların kültürel yozlaşmanın işareti olduğunu dile getiren Müftü Çimen: “ En önemlisi kimlik ve kültürel erozyonun belgesidir bunlar. Noel baba kendi evlatlarına merhameti, insanı değerleri öğretememiş ki bu gün İslam dünyasına kan ve gözyaşı tohumu ekiyor. Bizim Noel Baba’dan öğrenecek hiçbir değerimiz yok, Müslüman çocukların. Noel baba önce İslam coğrafyasına kan ve gözyaşı tohumları eken kendi evlatlarına merhameti ve insanlığı öğretsin. Ben bir Müslüman olarak bunu söylerim. Müslümanların bulunduğu yerlerde, yaşadıkları bir toplumda çam ağacı ve Noel figürlerini ben hiç yakıştıramıyorum. Büyük büyük mağazalara, alışveriş merkezlerine çam ağaçlarını ve Noel Baba figürlerini ben bir müftü olarak hiç yakıştıramıyorum. Bize ait olmayan, İslam kültür ve medeniyeti ile hiç alakası olmayan bu figürler yakışmıyor.” dedi.

BU KUTLAMALAR MASUM BİR EĞLENCEDEN İBARET DEĞİL


Müftü Çimen: “Bunu yapanlar oralara koyanların iki kere düşünmesi lazım. Kültürel dokularımızın tahribine dur dememiz lazım. Yılbaşı, Noel kutlamaları kesinlikle masum bir eğlenceden ibaret değildir. Özellikle Noel figürlerinin bulunması sessiz ve sinsice Hristiyan kalıbına sokma eylemidir. Kültürel fikirlerle, faaliyetlerle bu işler başlar. Müslümanlar yılbaşı geldiğinde bakıyorsunuz Kurban Bayramının gelişinden daha tantanalı hissediyorsunuz. ‘Bunun Noel’le, Hristiyanlıkla ne alakası var. Bu yılbaşı kutlamaları.’ diyorlar bazıları. Onlara sormak lazım madem öyle de bu Noel baba figürünün ne işi var orada. Onlara sormak lazım; ‘ Çam süslemelerin ne isi var orada!’ madem Noel Babayla alakası yokta. Ağaç kesilmesi. Ağaçlara önem verdiklerini söyleyenler her yeri ağaç keserek süslüyorlar. Bunlar önemli hadiseler. Müslümanlar bu tür şeylerin kaygısını çekmelidirler bence. Mensubu olduğu milletin tarihin kültür ve medeniyetin kaygısını çekmeyen milletler bir gün her şeylerini kaybederler. Zehri teneke kutuda sunmazlar. Allayıp pullayıp size verirler. Ve ekmeğin arasına dürüp te verirler derler Anadolu tabiriyle. Her yozlaşma daha büyük değerlerimizin kaybının göstergesidir. Bu kültürel yozlaşma ahlak erozyonuna oradan da inanç ve tüm değerlerimizin kaybına sebep olabilir. Müslümanlar bu konularda her zaman dikkatli olmak mecburiyetinde.” şeklinde konuştu.

“BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERDEN KOPARSAK SAVRULURUZ”

Müftü Çimen son olarak şunları dile getirdi: “Bizim amacımız toplumu din konusunda aydınlatmaktır. Toplumun huzuruna, barışına, birliğine, bütünlüğüne, milletimizin ve ülkemizin huzur ve bekasına, kardeşliğine katkı sağlamaktır. Bu gün dünden daha çok ihtiyacımız var. Ülkemiz önemli bir dönemden geçiyor. Bu gün birliğe, bütünlüğe, kardeşliğe bir birimize sarılmaya dayanışmaya daha çok ihtiyacımız var. İslam coğrafyası kan gölüne dönmüş, İslam coğrafyası can pazarına dönüşmüş, Müslümanların bugününü daha çok değerlendirmesi kendine gelmesi aklını başına alması önem arz etmektedir. Bizi biz yapan değerlerden koparsak savruluruz. O yüzden biz kendi özümüze, kendi ruh köklerimize dönmemiz önem arz etmektedir. Bu ay yıldızlı bayrağın altında, bu ezanların gölgesinde bin yıldır yaşadığımız bu topraklarda kardeş olarak yaşamaya ve İslam âlemine önder olmaya, onlara rehber olmaya, onların yarasını sarmaya inşallah daha nice bin yıllar devam ederiz.”

Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder