Rabbim o günleri getirmesin!


Bir din görevlisi gazinin dua ve temennisi: “Rabbim o günleri bir daha getirmesin…” Bir camide imam hatiplik görevi yürütürken bir anda tankların karşısında vatan sever bir asker olan genç imam, o gece yaşadıklarını Yozgat’ta Çamlık Gazetesi’ne anlattı.

15 Temmuz Hain Darbe Kalkışmasına vatan adına karşı duran kahramanların yaşanmış gerçek hikayelerini anlatan röportaj sayfasının son bölümünde Ankara Kızılcahamam’da din görevlisi iken gazi olan Çankırılı Mehmet Akif Arslan’nın paylaştıklarını aktaracağız.

BİR GAZİ İMAM

Mehmet Akif Arslan. Çankırılı. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının yaşandığı geceye kadar Ankara Kızılcahamam Kalender Mahallesi’nde cami imamlığı yapıyordu.
O gece evlerinin arkasından tanklar geçmeye, semadan jet sesleri duyulmaya başlamıştı. O andan sonra Arslan, sokağa çıkıp, tanklara, kurşunlara karşı vatanı için mücadele eden bir vatansever oldu.

Gazi imamın hikayesi kendinden dinleyelim:

“Çankırılıyım. Ben imam hatibim. Ankara’nın Kızılcahamam İlçesi Kalender Mahallesi’nde görevliydim o zaman. Eşim de Mamak’ta oturuyorlardı. Yatsı namazını kıldık hanımla sohbet ediyorduk, evin üzerinden jet geçiyor, tanklar evin arkasından yürüyor deyince tanklar paletle mi yürüyor yoksa kamyonun üzerinde mi yürüyor. Yok dedi paletlerle gidiyor. Tankların evin arkasında ne işi var dedim. 17-25 Aralık, tır baskınları derken bunların en son yapacakları ‘Eceli gelen it cami duvarına işer’ meselesi, bunların yaptıkları dedim. Evden çıktım, Akıncılar gişesinden Ankara’ya geldim. Emniyete doğru yaklaştığımda Çiftlik kavşağını geçtiğimde üzerimden jet geçti, bir sonik patlama gerçekleşti. Dedim korkutamayacaksınız bizi. O sırada yakınımızdaki camiden sala sesi geldi.
Arkadaşlarla organize olduk Genelkurmay’ı adres belirledik ve oraya gitmeye karar verdik. Ankamal’a doğru yaklaştığımızda bir tane polis memuru il emniyette sıkıntı var oraya gidin dedi. Biz de Ankamal’a doğru yaklaştık emniyete doğru gittik, arabayı park ettik. Oraya bomba attı jetler. Millet sağa sola kaçtı, köprünün üzerini kapatmışlar. Karşıda İskitler İtfaiye var, oradan itfaiye araçlarını çıkarmıyorlar.
Gözümüzün önünde il emniyet yanıyor, yıkıldı viran oldu. İnsanlar sağa sola kaçışıyor, üzerimizden mermi yağdırıyorlar. O zaman köprünün üzerinde tanklar vardı, tankın üzerine mevzi almış vatan hainleri üzerimize mermi sıkmaya başladı. Köprünün ayağında arkamızda 50-650 kişi vardı, bizim üzerlerine koştuğumuzu görünce zıpladılar tankın içerisine girdiler korkudan.
Bizim arkamızdan gelenler de koşmaya başlamışlar. Hani Çanakkale’de bir adım sonra öleceğini bilenler buna rağmen mevzilerden fırlayarak çıkıyorlardı, o gözümün önüne geldi. Onlar ZPT’nin kapağını kapacaklardı bizler taş atınca kapatamadılar. ZPT’nin kapağından silahları çıkardılar üzerimize atış yaptılar. Tankın üzerinden düşmüşüm, sonra tank oradan kaçmış. Kendime geldiğimde milleti topladık, emniyete girdik. Emniyete girdiğimizde sıra sıra tankları, ZPT’leri ele geçirmeye başladık.
Emniyetin oto parkında bir tane araç bırakmamışlar hepsini ezmişler. Sonra zar zor durdurduğumuz oldu. Kimi üzerinden elbiselerini yırtıyordu, egzozu kapatıyordu, kimi depolara kum dolduruyordu. Herkes bir şey yapmaya çalışıyordu.
Rabbim o günleri bir daha geri getirmesin. Biz vurulduğumuz halde o saate kadar orayı bırakmadık. Bizi korumakla mükellef olan polis “siz burayı bırakmayın, sizin burada olmanız bize güç veriyor” diyordu. Bu bizim için önemli, yeri geldiği zaman biz de vatan uğruna, din uğruna, mukaddesatımız uğruna canımızı koyacağımızı gösterdik. Biz de bir polis olduk, biz de bir asker olduk. Hainler, Peygamber Ocağı dediğimiz yerdeki insanlar hainliği tercih ederken biz vatan sevgisi imandandır düsturu ile çıktık yola. Ve elimizden geldiği kadar vatanımızı kurtarmaya çalıştık. Rabbim bir daha o günleri getirmesin.

Yozgat Çamlık Gazetesi
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder