Header Ads

mahihaber.com/

Örgütlerin Sistematik Diyanet Kini Yurtdışından da Sürüyor



Türkiye'nin huzurunu, birlikteliğini, beraberliğini hazmedemeyen güçler her yerden kışkırtmaya ve Türkiye''ye sebep ne olursa olsun saldırmaya zemin hazırlamakta gecikmiyorlar.

Yüzyıllardır kardeşlik içerisinde yaşamış Türkiye Sünnileri, Alevileri, Yahudi ve Hristiyan topluluklarına fitne sokmak için satın aldıkları üç beş çakalla bozgunculuk yapmaktan geri durmayan fitne odakları ellerinden geleni ardlarına koymamakta ısrarcı.

Milliyetçilikle araya giremeyenler sünni alevi çatışması çıkartabilmek için planlarını bu yönde sürdürürken, Türkiye ile, Türk Diyanet'i ile ve İslami emir ve yasaklarla ilgisi bulunmayanların Diyanet İşleri Başkanlı'ğının söylemlerini kendilerine dert ederek huzursuzluk çıkartmak için kendilerince malzeme üretmeye başladılar.

Daha bir kaç gün önce kendi ülkesinde 12 yaşlarındaki çocukların yasalar tarafından cinsel ilişkide serbestliğini göremeyecek kadar kör olan Hollandalı bakanların çıkışlarından sonra, bu kez "Britanya Alevi Kadınlar Birliği" denilen Kürt ve PKK kökenli, Türkiye'den kaçarak iltica hakkı ile İngiltere'ye sığıntı olanların oluşturduğu örgüt mensubu bir kaç kişi Türkiye’de devam eden “9 yaşındaki kız çocukları evlenip anne olabilir”  sansasyon tartışmalarına Londra’dan muzırlik ederek, kin kustular.

AYNI METİN TÜM ÖRGÜT ELEMANLARININ ELİNDE DOLAŞIYOR ,

Londra Gazetesinin haberine göre, Yaklaşık 20 kadın ve erkek, pedofili ve çocuk istismarına karşı Britanya Alevi Federasyonu merkez yerleşkesinde bir araya geldi. “Çekin ellerinizi çocuklarımızdan”, “Cinsel istismara hayır”, “Çocuk evliliğine hayır” gibi Türkçe ve İngilizce dövizler açan grup, Özlem Şahin’in okuduğu açıklamayı dinledi. Britanya Alevi Kadınlar Birliği yetkililerinden Özlem Doğan şunları söyledi:

“Britanya Alevi Kadınlar Birliği olarak, 9 yaşındaki kız çocuklarının gebe, 12 yaşındaki erkek çocukların da baba olabileceğine dair fetva veren Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) hakkında, tepkimizi ortaya koymak ve sizler aracılığıyla düşüncemizi kamuoyuna ulaştırmak için bu basın toplantısını yapmış bulunuyoruz.”

“Ülke ve toplum olarak DİB’ın mağduriyetlerini hep birlikte yaşıyoruz. Unutmayalım ki, en büyük mağdur kadınlar ve çocuklarımızdır. AKP döneminde artan mezhepçi dinci gericilik, önce eğitim sistemini, sonrada toplumun gündelik hayatını, Diyanet ve cemaatler üzerinden tahrip etmeye başladı.

AKP iktidarı mezhepçi bir rejim kuruyor. Diyanet ise bu rejimin kurumsallaşmasında önemli rol üstlenmiş bir mevzi konumundadır. Başta kadınlar ve çocuklar, bu gerici ve mezhepçi politikaların hedefi haline getirilmiştir.

Biz Alevi kadınlar, DİB’nın, Muaviye soyuna dayanan kökünden ve kötülüklerinden tanıyoruz. Mezhepçi ve devlet dinine dönüşmüş Emevi zihniyetini cinsiyetçi, imhacı, inkarcı, asimilasyoncu ve halka zulmeden fetvalarından da biliyor ve tanıyoruz. Biz Aleviler ise, bu saldıralara katmerli şekilde maruz kalıyoruz.

Diyanet Aleviliği ve laikliği sevmez. Çünkü laiklikten yana olan Aleviler ve Alevilik kadın-erkek ayrımı yapmadan, eşitlik temelinde yaşama, kadının kamusal alana katılımına önem verir. Kız çocuklarını okuturlar. İnançları gereği, kadını aşağılayan, eve kapatan, çocuk yaşta evliliklere onay veren ve kadını dışlayan öğretilere sahip değillerdir. Dolaysıyla Aleviliğin bu evrensel öğretisi, kadınların ve kız çocuklarının yetişmelerinde, kimlik sahibi olmalarında belirleyici olmuştur.

Bu açıdan bakıldığında, diyanetin neden kadın ve kız çocuklarına dair cinsiyetçi fetvaları ve asimilasyon politikaları, zorunlun din eğitimleri yoluyla Alevi çocuklarına da dayattığı da anlaşılmış olacaktır.“

”Diyanet önce Muaviyeci terzilerinin biçtiği elbiseyi Alevilere giydirmek için, Aleviliği bir inanç olarak görmeyip, “tasavvufi özellikleri öne çıkan sosyo-kültürel bir yapı” olarak tanımlamış ve Alevilerin ibadet yeri olan “cemevlerinin caminin alternatifi gösterilmesi kırmızı çizgimizdir” diyerek “cemevinin ibadet yeri olmadığına”dair açıklama yapmıştı. Diyanet’in internet sitesinde bulunan ‘Fetvalar’ bölümünde ise  “Alevi olan kişi ile evlilik caiz midir?” sorusuna, “Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” diye cevaplamıştı.

Dolaysıyla dün insanların evliliklerine etnik, siyasi, kültürel, dinsel sınırlar koyan Diyanet’in, bugün de 9 yaşındaki kız çocuklarını anne ve çocuk gelin adayı göstermesi bizi şaşırtmadı. Bu hafta içinde artan toplumsal tepkiler sonucu, Diyanet bu gerici zihniyetinden “geri adım” atmış gibi görünsede, asıl zihniyetlerinde zerre bir değişimin olmadığını biliyoruz.

SÜNNİ DİN EĞİTİMİ KENDİLERİNİ İLGİLENDİRMESE DE 

Dinci eğitim müfredatlarına ve İmam Hatip okullarındaki ders kitaplarına bakıldığını, bu zihniyetin devam ettiği görülecektir. ENSAR Vakfı gibi tarikatların ve cemaatlerin yurtlarındaki çocuklara istismar edenlere tanık olarak, bu zihniyetin devam ettiğini de biliyoruz. 2017 yılında 387 çocuğun cinsel istismara maruz kalırken, son 10 yılda ise çocuk istismar vakaları yüzde 700 artarken, böyle bir fetvanın verilmesi kimseyi şaşırtmalıdır. Herkes kendine yakışanı yapıyor.

“Babanın kızına şehvet duyması haram değil” fetvasıyla ensesti ve erkeğe dört kadınla evliliği hak gören zihniyet, bu kez 9 yaşında kızın anne, 12 yaşındaki erkek çocuğun baba olmasının fetvasını veriyor. Yine geçtiğimiz günlerde “Kadınların kaşlarını alması caiz değildir”, “Bir kimse yüzüne ya da mesajla eşine boş ol derse boşanabilir”diyerek, kadının bedeni üzerinden dincilik yapan, kadını “boş ol” emriyle sokağa atma hakkını erkeğe veren fetvaları dinen caiz görenler, “küçüğün rızası” söylemiyle çocuğa tecavüzü aklayanlardan başkaları değildir.”

“Diyanet’in fetvaları sadece mezhepçi değil, aynı zamanda cinsiyetçidir. Müftü nikahını resmileştirmek, ardından 9 yaşında çocuk gelinlerle evliliğe yol açan, taciz ve tecavüze zemin yaratılmıştır.

Dünyanın neresinde olursa olsun, 9 yaşında kız anne, 12 yaşındaki erkek çocuk baba olamaz! Medeni Kanununun yasakladığı ve evlilik için öngördüğü 17- 18 yaş sınırı varken, Diyanetin kanunlara aykırı fetva vermesi, çocuk haklarının temelden ihlalidir.  9 yaşındaki kız çocuğu koca yatağında değil, oyunlarının ve derslerin başında olmalıdır.

DİYANET İLE İŞİ OLMAYANLAR DİYANET KALDIRILSIN İSTİYOR

Çocuklara bu yaşta evlilik dayatmak insani değerlere aykırı ve ancak sapkın bir düşünceye aittir. Kadınları ve çocuklarımız sömüren, istismar eden, taciz ve tecavüz edilmelerine yol açan Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılmalıdır.

Diyanet devlet dini üzerinden yarattığı baskı mekanizmaları sonucu, kadınlar eve kapatılıyor, kız çocukları eğitim haklarından mahrum bırakılıp çocuk gelin haline getiriliyor. İnsan ve çocuk haklarına aykırı gelişen tüm süreç, aynı zamadan demokrasiye, hukukun evrensel değerlerine ve laikliğe aykırıdır.

Alevi kadınlar olarak, dinin ve şeriatın adım adım toplumsal, kamusal ve siyasal alana egemen kılınmasından endişeliyiz. Ama bu gericiliği durduracak örgütlü mücadele gücüne de sahibiz.  Siyasal İslamcı dinci gericiliğe ve karanlığın gerici fetvalarına karşı, aydınlık, laiklik ve demokrasi mücadelesini er ya da geç kazanacağımızdan herkes emin olabilir. Diyanetin karanlık fetvalarındaki, çocuklara ve kadınlara taciz, tecavüz ve şiddeti reva gören anlayışına ve dinci istismarlara asla geçit vermeyeceğiz.

Alevi kadınlar olarak diyoruz ki; adımızı, kimliğimizi, bedenimizi, ruhumuzu, haklarımızı ve çocuklarımızı sizin karanlık gerici fetvalarınızın insafına bırakmayacağız! Söz veriyoruz, “Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalı, bu kuruma ayrılan devasa bütçe ise kız çocuklarının ve kadınların eğitimlerine ayrılmalıdır” talebimiz daha güçlü ve gür sesle çığlığımıza dönüşecektir.

Ve son olarak diyanete şöyle sesleniyoruz;  Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde, Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde, Bizim nazarımızda erkek kadın farkı yok, Eksiklik noksanlık senin görüşlerinde”

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.