Haberi Paylaşabilirsiniz

Bu Sendikaya Günaydın Diyelim



Atı alan Üsküdar'ı geçti, Diyanet'in sendikası yeni alım olmasın çağrısında bulundu.

Diyanet İşleri Başkanlığı 9500 personel alımını gerçekleştirmek üzere ve mülakatlar devam etmekte iken Diyanet Bir-Sen adlı sendikanın yeni alım olmasın çağrısında bulunması şaşırttı.

Geçen aylarda sonuçlanan, mülakatların devam ettiği ve mahihaber.com olarak alımların iptali konusunda uyarılarda bulunduğu 9500 personel alımının sonuçlandırılmasına az bir zaman kala Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt,"Açık kadrolar için yeni alım yapılmasına karşıyız. Öncelikle halen teşkilat bünyesinde geçici ve vekil olarak görev yapan din görevlilerine kadro verilerek açık doldurulmalıdır. Kadro hakkı halen çalışmakta olanların hakkıdır." diyerek açıklamada bulundu.

Açıklamayı duyanlar bugüne kadar neredeydiniz derken sendikanın Fahri kelimesine takılmasına da bir anlam veremedi.

İsimden çok asıl soruna parmak basılmasının daha önemli olduğunu söyleyen din gönülleri sendikanın yeni alım olmasın çağrısını da iş işten geçtikten sonra yapılmış açıklama olarak nitelendirdi.

İşte sendikanın geciken açıklaması

" Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, geçici çalışan Kur’an kursu öğreticilerine "fahri" denmesinin toplumda yanlış algıya neden olduğunu belirterek konuyla ilgili açıklama yaptı.

Açık kadrolar için yeni alım yapılmasına karşıyız.

“Fahri” olarak nitelendirilen geçici görevli Kur’an kursu öğreticilerinin toplumda sanki gönüllülük esasına göre çalışan din görevlisi gibi algılandıklarını belirten Türüt, konuyla ilgili olarak geçici görevli Kur’an kursu öğreticilerinden kendilerine çok sayıda mağduriyet yaşandığına dair şikâyet geldiğini ve bu hususta Diyanet İşleri Başkanlığı’nın belirleyici olacağını ifade ederek şunları söyledi: “Öncelikle geçici Kur’an kursu öğreticilerinin unvanından “fahri” ibaresi kaldırılmalıdır. Kadrolularla aynı vazifeyi gören geçici Kur’an kursu öğreticileri, toplumda kendilerine gönüllülük esasına göre çalışan din görevlileri gibi bakıldığını belirtiyorlar ve bunun mağduriyetini yaşadıklarını ifade ediyorlar. Kadrolu Kur’an kursu öğreticilerinden hiçbir farkı olmayan geçici Kur’an kursu öğreticilerinin, toplumun kendilerine hem ‘fahri olarak çalışıyorsunuz hem de kadro isteyerek özlük haklarınızın düzenlenmesini istiyorsunuz,’ şeklinde aşağılayıcı ve yaralayıcı ifadeler kullanıldığını belirtiyorlar. Gerçekten, “fahri” ibaresi rencide edicidir. Bunu yeniden düzenlemekte Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevidir.

Diyanet teşkilatlarında “fahri” denen geçici Kur’an kursu öğreticileri ve vekil olarak görev yapan din görevlileri KPSS ve DHBT Sınavlarına girerek yeterliliklerini almakta ve ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan sözlü sınavlarda başarı göstererek görevlerine başlamaktadırlar. Kadrolu din görevlilerinin mesleki bilgilerine sahip ve donanımlıdırlar. Ayrıca asgari ücretin altında maaş almaktadırlar. “Fahri” olarak nitelendirilen geçici Kur’an kursu öğreticileri sınavlarda başarı gösterdikten sonra müftülüğün teklifi ve Valilik makamının onayı ile görevlerine başlamaktadır. Yani toplumda algılandığı gibi gönüllülük esasına göre çalışmıyorlar. Bunlarda aile geçindiriyorlar. Çoluk çocuk okutuyorlar. Bunlara, “hem gönüllü çalışıyorsunuz hem de maaş istiyorsunuz” demek akıl izan dışıdır, vicdanları yaralar.

Hükümet tarafından hazırlanmakta olan yeni bir torba yasa var. “Vekil ve fahrilere müjde,” “Vekil ve fahrilere kadro verilecek” şeklinde basında haberler çıkıyor. Diyanet’e yeni alımlar yapılacağına yönelik sürekli haberler okuyoruz. Diyanet teşkilatlarında çalışan 15 bine yakın geçici görevli Kur’an kursu öğreticisi, 2 bin civarında da vekil imam hatip ve müezzin kayyım ve İŞKUR aracılığıyla alınan din görevlileri bulunuyor. Açık kadrolar için yeni alım yapılmasına karşıyız. Öncelikle halen teşkilat bünyesinde geçici ve vekil olarak görev yapan din görevlilerine kadro verilerek açık doldurulmalıdır. Kadro hakkı halen çalışmakta olanların hakkıdır. Sayın hükümet yetkililerinin sağduyulu düşünmelerini istiyoruz. Gerçekçi olmalarını ve halkımızın din hizmetlerini zamanında ve en verimli şekilde almalarını sağlamak için mağduriyetleri gidermelerini bekliyoruz.”

Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz