HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Din Soytarıları Dindarları Soyup Soğana Çevirdi



Diyanet İşleri Başkanlığı ve siyasi iktidarın bitmeyen skandalları gözleri bir kez daha ülkedeki gerici-dinci uygulamalara çevirirken, iktidardan cesaretle bu alanda büyük bir pazar oluşmuş durumda. Uzmanı olduğunu iddia ettiği alanda hiçbir eğitimi ya da ehliyeti olmayan kişilerin sayısında patlama yaşanırken, bu “uzmanlar” katıldıkları etkinliklerde akıl almaz açıklamalara imza atıyorlar. CNN Türk’te “Gündem Özel” programına katılan ve “nefes terapisti” olduğunu söyleyen Nevşah Fidan Karamehmet’in, “ateistlerin göğüs kafesinde nefes olmadığını” ve terapilerinden sonra ateistlerin ağlayarak ‘İlk kez Allah’ı hissettim dediklerini” iddia etmesi çarpıcı örneklerdendi. Bu açıklama tekil bir örnek değil. Gıdadan kozmetiğe, otelcilikten bankacılığa, kitaptan evlilik sitelerine kadar pek çok alanda din istismarcılarına tanık olmak mümkün. Din tüccarlığının geldiği son noktayı araştırdık.

»Ehliyetsiz “uzmanlar”dan kitaplar, CD’ler
Kitapçı rafları, din alanında hiçbir ehliyeti olmayan isimlerin din üzerine yazdıkları kitaplarla dolu. “Allah de Ötesini Bırak”, “Allah De Yüreğinle”, “Allah De Mahzun Olma”, “Dert Etme Allah Yeter”, “Allah’a Zaman Ayırmak”, “Allah’ı Tanımanın Yolu”, “Allah İle Aşk”, “Bana Allah Yeter”, “Allah Sizin Sahibinizdir”, bu kitaplardan sadece birkaçı. Aralarından Uğur Koşar gibi isimlerin satış rakamları milyonları buluyor ancak hatırlanacağı üzere söz konusu yazarın kitabını google’dan kopyala yapıştır yöntemiyle yazdığı ortaya çıkmıştı. Yine konunun ehli olmayan kişilerce, dine dair yazılı ve sesli formatta CD- DVD çalışmalarının piyasadaki yeri de göz ardı edilecek gibi değil. “Dinimi Öğreniyorum”, Özgün Öykülerle Dinimi Öğreniyorum”, “Sevimli Dinim İslam”, “Hadisleri Öğreniyorum” başlıklı setler çocukları hedef alırken, yetişkinler için de ilahi setleri, Kuran hatimleri ve dini sohbetler mevcut.

»Peygamberi rüyaya getiren terlik
Din istismarcıları, insanların evlerine girerken kitap ve CD ile sınırlı kalmıyor. Okunmuş gümüş ve altın yüzükler, minyatür külliye, Medine-i Münevvere, Mekke-i Mükerreme konulu resim çalışmaları, İslami not defteri- anahtarlık- biblo- rozet ve oyun setleri; İslami şekerlik- bardak ve çay tepsileri; altın veya sedef kaplamalı zemzem takımları, ahşap kutulu Kuran’lar, kalem Kuran’lar, ezan okuyan saatler gibi objeler fahiş fiyatlara satılıyor. Bu kadarla da sınırlı değil. Bu objeleri satan kimi pazarlamacılar, Cübbeli Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün çifti 150 lira olan ve “Nal-ı Şerif” denilen terliği giyenlerin Hz Muhammed’i rüyasında gördüğünü iddia ettiği gibi, akıl almaz pazarlama taktikleri kullanılıyor. Daha önce de “kutsal su” piyasaya sürülmüştü.

»Bedava Kuran dolandırıcılığı
Kurdukları çağrı merkezi ile yurttaşı arayıp ya da muhafazakar gazetelere ilan verip bedava Kuran’ı Kerim dağıttıklarını iddia edenler de ilginç bir dolandırıcılık yöntemi bulmuş durumda. Sipariş verenlerden kargo parası adı altında kitap başına 50 liraya varan ücretler talep edenler, böylece bedava dağıttıklarını söyledikleri Kuran’ı Kerim’lerden ciddi bir kazanç elde edebiliyorlar. Kişilerin dini inançlarını açıkça dolandırıcılık aracına dönüştüren bu kişilerin sayısı artarken yöntemleri de her geçen gün gelişiyor.

»Helal Gıda yalanları
Dünya pazarında helal sertifikalı ürünler yüzde 15 paya sahip. Dünya Helal Forumu tarafından yapılan araştırmaya göre küresel helal gıda piyasasının değeri 850 milyar dolara ulaştı. Bu büyük pastanın Türkiye’de de iştah kabarttığını bilen kimi girişimciler, neye dayanarak verdikleri belli olmaksızın, firmalara “helal gıda sertifikası” veriyor. İnternetten sertifika veren şirketlerin sertifika vermek için talep ettikleri ücretler de 4-5 bin dolar. Helal sertifikası verilen ürünler arasında, gıdanın yanı sıra, kozmetik- kişisel bakım, temizlik ürünleri, doğal ürünler, hac ve umre ürünleri, mevlid hediyelikleri yer alıyor.

»Resmi ve ruhsatlı medyumlar
İnternette kendilerini medyum, hoca, aşk danışmanı, aile ve ilişki uzmanı olarak tanıtarak zor durumdaki insanları dini kullanarak istismar eden dolandırıcıların sayısı da her geçen gün artıyor. Bu şahıslar sevgilisinden ayrılana ‘72 saatte geri getirme garantisi’ dahi verebiliyor. Kişiyi kötü alışkanlıklarından, aşk ve iş hayatında yaşadığı sıkıntılardan kurtaracaklarını iddia eden bu kişiler, aşk, bağlama, geri getirme, yuva kurma, yuva yıkma, cin çıkarma, muska yazma adı altında çeşitli iddialarda bulunuyor. Kendilerini “resmi ve ruhsatlı medyum” olarak tanıtan bu kişilerin bir nevi muayene olarak tanımladıkları “bakım ücreti” 70 lira dolaylarında. Sonraki aşamada ise, örneğin bağlama büyüsü 500 liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor.

»İslami evlilik siteleri
İslami evlilik siteleri üzerinden yapılan dolandırıcılık örneklerine de son dönemde sıkça rastlanıyor. Google’a evlilik siteleri yazıldığında, İslami evlilik adı altında yüzlerce siteye rastlamak mümkün. Sitelerin hemen hepsi belli bir ücret karşılığında hizmet veriyor. Bazıları ise kadınlara ücretsiz. Üyelere sorulan sorular arasında, “kekeme misiniz”, “Kur’an-ı Kerim’i hızlı okuyabiliyor musunuz”, “alkol/sigara kullanıyor musunuz” gibi sorular yer alıyor. Bu tür siteleri seçen yabancı uyruklu kadınlar, Türkiye’de anlaşmış göründükleri kişilerden, Türkiye’ye gelebilmek için para talep ediyor. Anlaştığı kadının hesabına para yatıran mağdurlar, bir süre sonra dolandırıldıklarını anlasalar da iş işten geçmiş oluyor. Benzer biçimde, evlilik hayali kuran kadınları da dolandıran çeteler mevcut. Dahası, birçok evlilik sitesinin de dolandırıcılık maksadıyla kurulduğu ortaya çıkıyor.

»Camii yaptırma derneği adı altında toplanan paralar
Din istismarının eskimeyen bir yöntemi de camii yaptırma adı altında para toplanması. Her Cuma namazı sonrası camii yaptırma adı altında para toplayan pek çok derneğin, bu haksız kazanç karşısında duran kimi camii çalışanları ya da imamları önce taciz, sonra tehdit ettiği iddia ediliyor. Toplanan yardımların bir kısmı müftülük hesabına yatarken geri kalanı söz konusu derneklerde kalıyor. Ve bu derneklerin topladıkları paraları nereye harcadıkları bilinmiyor.

»Televizyonlarda uçuk rakamlar
Televizyon kanallarında din üzerine konuşan kişilerin özellikle Ramazan ayında aldıkları ücretlerin, dudak uçuklatacak cinsten olduğu ortaya çıkmıştı. ATV ekranlarında Ramazan boyunca ekrana gelen Nihat Hatipoğlu 600 bin lira alırken, onu 400 bin lirayla Kanal D’de program yapan Mustafa Karataş ve 150 bin lirayla Star TV çıkan Fatih Çıtlak takip ediyor.

Meltem Yılmaz - Birgün
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz