Medyum Memiş İmamlara Verdi Veriştirdi




Bir zamanların meşhur medyumlarından olan ve bugünlerde Güneş Gazetesinde "Memiş Hoca Memişce" ismiyle yazılar yazan Mehmet Memiş, son yazısında imamların bazılarını örnek gösterirken bir çoğunu yerden yere vurdu.

Medyum Memiş, son yazısında imamları cenaze peşinde koşan para avcısı olarak, güzel kuran okumak için ders alanları da ölü okuyucusu olarak övünmek ve pazara kazanmak için ders aldıklarını iddia ederken, yakaları ve göğüs kısımları sırmalı süslü cübbeler içerisinde camide boy gösterenleri de riyakar birileri olarak gösterdi.

Geçtiğimiz günlerde haberlere konu olan ve sokakta yaşayanlara banyo imkanı sunan bir imamın yaptıklarını da dile getiren Medyum Memiş'in o yazısı

"Çok sayıdaki imam, cenaze ve mevlidlerde para peşinde koştururken Beyoğlu Gümüşsuyu Mahallesi'ndeki Selimiye Atun Camii’nin imamı Osman Görkem, camiinin abdesthanesinin bir bölümünü yıkanabilmeleri için evsiz ve kimsesiz insanlara açtı. Evsizlere, “Kardeşim, sokakta kalıyorsan, temizliğe ihtiyacın var ise cumartesi ve pazar günleri namaz vakitleri dışında kapıyı içeriden kilitle, sıcak su var, kova içinde sabun ve tas var. Banyonu rahatça yapabilirsin. Kardeşim sana şarapçı, tinerci diyebilirler ama bütün bunların sebebi bizleriz” diyerek not bırakmış.

Evet Osman Hoca'nın söylediği gibi uyuşturucu batağına sürüklenmiş, terörün kucağına düşmüş, insanlardan uzaklaşıp kendisini sokağa salmış vatandaşların sorumlusu bizleriz. Özelliklede anne ve babalardır. Son 20 yıldır anne ve babalar, evlatlarına gereken ilgi ve alakayı göstermiyor. Benim Evladım kiminle beraber? Evladım vaktini nerede geçiriyor? Evladım örf ve anelerimize göre mi yaşıyor? Evladımın ahlaki, milli ve manevi duyguları ne durumda diye sormuyorlar. Varsa yoksa her şey bu dünyadan ibaretmiş gibi evlatlarımız dünyalığa göre yetiştiriliyor.

Kendilerine menajer bile tutmuşlar

Halbuki güzel ahlak, milli ve manevi değerlere sahip olan bir evlat, ne uyuşturucu batağına, ne terör örgütlerinin kucağına düşer. Nede kendisini insanlardan uzak tutup sokağa bırakır. Allah Osman Hoca'dan ve Osman Hoca gibi insanlara hizmet edenlerden razı olsun. Sevgili okuyucularım aslında tüm imamlarımızın yapması gereken işler bunlardır. Sadece cemaate namaz kaldırmakta imamlık görevi yerine getirilmiş olmaz. Yazımın başında belirttiğim gibi günümüzde çoğu imamlar, seslerinin güzel olması için musiki dersleri alıyorlar. Sanmayın ki bu hocalar, musiki derslerini Kur'an-i Kerim’i veya ezanı güzel okumak için alıyorlar. Tam tersi ölülerin arkasından Kur'an ve mevlid okumaları için ders alıyorlar. Yani ölü okuyucusu olup para kazanmak için ders alıyorlar. Duyuyorum bu ölü okuyucusu hocalar, kendilerine menajer bile tutmuşlar. Duyuyorum bu hocalar, mevlidlere iki bin ile beş bin TL arasında parayla gidiyorlarmış. Gerçi bunların bir çoğunu kimler olduğunu toplum olarak biliyoruz. Kardeşlerim Kur'an-ı Kerim ölünün arkasından okunması gereken bir kitap değildir. Ha ahirete intikal etmiş birinin arkasından Kur'an-ı Kerim okunursa sevabı var mıdır? Elbette sevabı var. Ahirete intikal etmiş olan yakınlarımızın ruhuna bolca Yasin-i Şerif, İhlas ve Fatiha suresini okumalıyız. Ancak parayla okunan Kur'an-i Kerim’in sevabı kesinlikle olmaz.

İnsanlarla iletişim içinde olsunlar

Zaten Kuran-i Kerim’i parayla okuyan ve Kuran-i Kerim’i parayla satan hoca veya kimselere, Allah Kur'an-ı Kerim’de lanet etmektedir. Kardeşlerim ben isterim ki bir imam, dünyalıkla maddi menfaatlerle değil, görevi gereği insanlarla meşgul olsun. Mahallesinde insanlarla iletişim içinde olsun. Akşam olduğunda yanına eşini de alıp komşularını ziyarete gitsin. Ziyarete gittiğinde vakur duruşu ile dini konularda sorulan sorulara cevap verseler, dedikodudan uzak, iftira ve siyasi içerikli konuşmalar yerine sosyal içerikli sohbetler yapsalar çok daha iyi olmazmı? Osman Hoca gibi insanların hayrına uğraş verseler iyi olmazmı? Ama nerde o şuur? Çoğunun gözü ya milletin yada cemaatin cebinde. Süslü süslü cübbeler giymekle imam olunmaz. Başta Diyanet İşleri Başkanı'na, müftülere ve imamlara sesleniyorum. Allah aşkına bırakın şu süslü süslü sırmalı cübbeleri giymeyi. Nedir o kardeşim eski Rus generalleri gibi yakaları ve göğüs kısımları sırmalı süslü cübbeler giymek? Ya kardeşim bizim dinimiz İslam dininde Ruhbanlık mı varda, papazlar gibi kendinizi sınıflandırıyorsunuz?

Şaşalı cübbeler giyiyorsunuz? Bırakın şaşalığı, bu şaşaalık insanı önce kibre sürükler sonrada Allah muhafaza imandan eder. Gerçek hoca efendi olun. Bundan 30 yıl öncesinde olduğu gibi sözü dinlenen, saygı gören hoca efendiler gibi olun. Ha, hoca efendi derken, sakın şeytana uyup da Fetullah Gülen gibi olmayın. Cebinize dünyalığınıza değil, Kur'an-ı Kerim-e, Allah’ın Resul’ü Peygamber efendimizin hadis ve sünnetine hizmet edin. Tekrar söylüyorum başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere, müftüler ve imamlar süslü cübbelerden hemen derhal vaz geçsinler. Toplum olarak 30 sene öncesinin saygı duyulan hoca efendilerini görmek istiyoruz.

Ne diyeyim CENAB-I ALLAH PEYGAMBER EFENDİMİZİN SÜNNETİNİ İCRA EDENLERE SAMİMİYET NASİP ETSİN. ALLAH İNSANLIĞA HİZMET EDEN HOCALARIMIZDAN RAZI OLSUN. ALLAH DEVLETİMİZE, MİLLETİMİZE, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZE ZEVAL VERMESİN, AMİN.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder