Ali Erbaş, “Sempozyumların en heyecanlısına katıldım"




Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Katılımıyla 4. Uluslararası Öğrenci Sempozyumu Gerçekleştirildi

Türk Diyanet Vakfı tarafından Erciyes Üniversitesi’nde “Birlikte Yaşama Ahlakı ve Kültürü” konulu 4. Uluslararası Öğrenci Sempozyumu gerçekleştirildi.

Sabancı Kültür Sitesi’nde düzenlenen etkinliğe Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Vali Süleyman Kamçı, Rektör Prof. Dr. Muhammet Güven, Talas İlçe Kaymakamı Zekeriya Güney, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Temel Yeşilyurt ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Türk Diyanet Vakfı’nın faaliyetlerinin tanıtıldığı sinevizyon gösteriminin ardından açılış konuşmalarında İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, sempozyumun Kayseri’de gerçekleştirilmesinden dolayı mutlu olduklarını söyledi.

Rektör Prof. Dr. Muhammet Güven ise konuşmasında, tarih boyunca coğrafyamızda birçok millet ve inanç grubuyla birlikte sıkıntı yaşamadan yaşamayı başarabildiğimize dikkat çekti.

Rektör Güven, “Üniversitemizde 96’ya yakın ülkeden 2 bine yakın öğrenci kardeşimiz var. İnşallah hepsi buradan eğitimlerini aldıktan sonra gittikleri ülkelerinde yönetici olup, önemli görevlerde yer alacaklar. Onlar dünyanın geleceği ve başarılı olacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

Vali Süleyman Kamçı da konuşmasında, “İçinde yaşadığımız İslam coğrafyası olmak üzere, Dünyanın birçok ülkesinde birlikte yaşamayı başaramayan topluluklardan kaynaklanan savaşlar, iç çatışmalar ve bunların sonucunda insanlık dramları yaşanmaktadır. Diğer taraftan ise İslam diniyle kesinlikle bağdaşmayan şiddet ve terörü ideoloji haline getiren grupların yarattığı savaş ve dehşet ortamı, yabancı düşmanlığı, İslam’a fobiyi hızla artırmaktadır. Bu terörist gruplara karşı ancak İslam dinimizin özünü oluşturan barış ve sevginin önemini yeniden hatırlatarak ve birlik içinde yaşama kültürümüze sahip çıkarak mücadele edilebileceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Açılışın son konuşmacısı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ise, öğrenci sempozyumlarına katılmanın heyecan verici olduğunu belirtti.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “ Sempozyumların en heyecanlısında bulunuyoruz. Şu ana kadar onlarca sempozyuma katıldık. Ama öğrencilerimizin gerçekleştireceği sempozyumlarda bulunmak gerçekten çok heyecan verici. Bakıyorum da sempozyumun ismi de birlikte yaşama ahlakı. Tecrübesi ve hukukuna o kadar çok ihtiyacımız var ki bu konularda konuşmaya. Dünya yaratıldığı andan itibaren, insanoğlu yeryüzünde yaşamaya başladığı andan itibaren, insanlığın ihtiyacı olan konudur esasında bu konu. Bugün gerçekleştirilen sempozyumda çok önemli başlıklar var. Öğrencilerimizi tebrik ediyorum ” şeklinde konuştu.

Erbaş, burada yaptığı konuşmada, birlikte yaşamanın önemine değinerek, İslam'ın insanlık için bir nimet olduğunu vurguladı.

Erbaş, bu nedenle İslam'ın bütün peygamberlere gönderilen dine ad olduğuna dikkati çekerek, "Hz. Musa da İslam peygamberidir. İnsanlara İslam'ı tebliğ etmiştir. Yahudilik ondan 600 sene sonra ortaya çıkmıştır. Hz. İsa da bir İslam peygamberidir. Hristiyanlık da ondan 70 yıl sonra ortaya çıkan bir inançtır. Bütün peygamberler birlikte yaşamanın temellerini atmak, insanlara insanlığı iyiliği, İslam'ı, tebliğ etmek, edenleri başının üzerine koymak, etmeyenlerle de birlikte yaşamanın prensiplerini oluşturmak için çaba göstermişlerdir." diye konuştu.

Avrupa'nın mezhep savaşlarından dolayı çok büyük acılar çektiğini anımsatan Erbaş, şöyle devam etti:

"Dinde zorlama yoktur. Dünyanın başına ne geldiyse ötekini, kendi inancına, kendi düşüncesine zorlamadan gelmiştir. Peygamberler bu zorlamayı yapmamıştır, ashap yapmamıştır, peygamberimiz yapmamıştır. 'Habibim sen anlat, tebliğ et. Hidayet bendendir.' ilkesine bağlı kalmıştır. İslam medeniyetinin dünyada hakim kültür olarak kaldığı her asırda farklı inançtan insanlar, Müslümanların hakimiyeti altında gayet memnun, gayet huzurlu bir şekilde yaşamıştır. Batı bunu becerememiştir. 1054 yılında kilise ikiye bölünmüştür. Doğu kilisesi Ortodoksluk batı kilesi Katoliklik ismini almıştır. 1517'ye gelindiğinde batı kilisesi kendi içerisinde bir kere daha ikiye bölünmüştür. Protestanlık ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte reform hareketleri başlamıştır. Protestanlık ortaya çıktıktan sonra 'sen niçin Protestan oldun, siz niçin Katolik kaldınız' diye milyonlarca insan birbirini öldürmüştür. Sebep bu, başka bir sebep yok. 1616-1646 yılları arasında 30 yıl içerisinde 7 milyon insan bu yüzden ölmüştür. 20. asra kadar din savaşları devam etmiştir."

Ali Erbaş, mezhep savaşları yüzünden milyonlarca insanını kaybetmiş Avrupa'nın, aynı şeyi Müslüman coğrafyalarda yapmaya çalıştığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Şimdi batılılara sesleniyoruz. Siz mezhep savaşlarının acısını çok çektiniz, kısa yıllar içerisinde milyonlarca insanı kaybettiniz. Ne olur, şu anda İslam dünyasında çıkarılmak istenen mezhepçilik fitnesine odun taşımayın. Çünkü insan insandır. İnancı, mezhebi ne olursa olsun. Şu anda İslam coğrafyasında büyük bir fitne var. Yüz sene önce ırkları birbirine kışkırtarak, bin sene farklı ırkları bir arada yaşatan İslam medeniyetini kırk parçaya ayırdılar. Bu yetmedi, o kırk parçayı da şimdi mezhepçilik fitnesi ile bölmek istiyorlar. Buna, sadece Müslümanların tedbir alması yetmez. Bütün insanlığın bunun için tedbir alması gerekiyor."

Açılış konuşmalarının ardından panellerle devam eden sempozyum 29 Nisan 2018 Pazar günü sona erecek.

Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı, Kayseri İl Müftülüğü ve Erciyes Üniversitesi (ERÜ) tarafından düzenlenen "4. Uluslararası Öğrenci Sempozyumu"nun açılışına katılmak için geldiği Kayseri'de Vali Süleyman Kamçı'yı da makamında ziyaret etti.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder