Diyanet İşleri’nden ’’İslam ve Kadın’’ Çalıştayı




Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ’’Batı merkezli gelişen ve bütün medyayı etkileyen yaklaşımın kadına bakışı ciddi şekilde analiz edilmeye muhtaçtır’’ dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, ’İslam ve Kadın: Güncel Dini Meselelere Çözüm Odaklı Yaklaşımlar’’ çalıştayı düzenledi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan çalıştayda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Erbaş, ’’Dünya nüfusunun yarısı kadın, ülkemizde de öyle. Dolayısıyla kadınımızın hem din eğitimi hem de kadınlarla ilgili konularda sadece kadınlara yönelik değil, insanlara yönelik söyleyecekleri çok sözler var. Buna imkan tanınması gerekiyordu. Çok şükür şu anda bu gittikçe artıyor. Kadın akademisyenlerimizin, öğrencilerimizin sayısı gittikçe artıyor’’ ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İslam’a göre kadın ve erkek yaratılıştan aynı değere sahiptir. Kadın ve erkek için Allah katında daha değerli olmanın yegane ölçüsü takvadır. Ne erkektir ne kadındır. Dünya hayatını şekillendirme, yeryüzünde iyiliğin ve adaletin halim olması için çalışma vazifesi hem kadının hem de erkeğin ortak mükellefiyetidir. Korunması gereken şeyler hem kadın için hem de erkek için aynıdır. Erkek ve kadın mükafat ve cezada da eşittir. Dünyada da, ahirette de farklılıklar yok. Netice olarak yaratılış gayesi, insanlık değeri, kulluk ve yeryüzü sorumluluğu, temel hak ve dokunulmazlıklar, mükafat ve ceza, iffetli ve onurlu bir hayat yaşamada kadın ve erkek arasında hiçbir fark yoktur. Yörelere göre bazı töreler vardır ama bunlar İslam’dan kaynaklanan bir şey değildir.’’

"Batı merkezli gelişen ve bütün medyayı etkileyen yaklaşımın kadına bakışı ciddi şekilde analiz edilmeye muhtaçtır’’

Erbaş, kadını değersizleştiren bakış açısının incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, ’’Maalesef günümüzde dil, din, ırk, coğrafya ve sosyal statü gözetmeksizin küresel bir sorun haline gelen kadına karşı önyargılı, ayrımcı, olumsuz bakış ve davranışların temelinde ve yaygınlaşmasında insana dair aşkın boyut ve manevi sorumluluğu öteleyen parçacığı ve mekanik bir yaklaşımın etkisinin olduğu aşikardır. Dolayısıyla batı merkezli gelişen ve bütün medyayı etkileyen yaklaşımın da kadına bakışı ciddi şekilde analiz edilmeye muhtaçtır. Kadını metalaştıran, kapitalizmin ekran yüzü olarak kullanan ve onun insan olarak bilgi, bilim ve toplumsal hayata katkısını önemsizleştiren bir yaklaşımın kadını yok saydığı ve değersizleştirdiği açıktır ve bununla da mücadele edilmelidir’’ şeklinde konuştu.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder