Haberi Paylaşabilirsiniz

Diyanet Söylüyor, Millet Bildiğini Okuyor [videohaber]




Bir önceki dönem Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez'in de üzerinde durduğu ve çalıştaylar, toplantılar, paneller düzenlenen "cami tasarımları" konusunda bir adım öne geçilmediği bilinen bir gerçek olmasına rağmen cami inşaatlarına kimse müdahale etmezken, çalıştayların yapılması anlamsız kalıyor

Halen milletin keyfi düşünceleriyle yapılan camiler arasında kıbleyi bile şaşıranlar olmasına, müftülüklerin bile sonradan haberdar oldukları cami inşaatları bir düzene girmemişken yeni bir çalıştay daha aynı gündemle yapılmaya başlandı.

Kayseri'de Diyanet İşleri Başkanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü “Cami Planlama ve Tasarımı Projesi 2. Çalıştayı” başladı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, açılış oturumuna katıldı. Erbaş'ın tepkisi "projesiz camiler" oldu.

"Uygulayıcının Dilinden" başlığıyla Kayseri Dini Yüksek İhtisas Merkezi'nde düzenlenen, "Cami Planlama ve Tasarım Projesi 2. Çalıştayı"nın açılış programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "1970 yılından bugüne kadar yıllık ortalama, yapmış olduğumuz araştırmalara göre ortalama 500 ile 1000 arasında cami inşa edilmektedir. Bu camilerin tamamın dikkate aldığımızda içinde projesiz, hiçbir mimari özelliğe sahip olmayan, depreme dayanıklılık, işlevsellik gibi açılardan da sorunlu yapıların olduğunu görüyoruz.” dedi.

Camilerin madde ile mananın, fizik ile metafiziğin, tevhid ile vahdetin buluşarak hayatın inşa edildiği mekanlar olduğunu vurgulayan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, müminlerin camileri imar ederken, camilerin de müminleri imar ettiğini belirtti.

İmar kavramını sadece tuğlaların bir araya gelmesi, çimento ile buluşması şeklinde olmadığını kaydeden Başkan Erbaş, "Ruhun, zihnin, aklın imarı cami anlayışıyla, caminin insanlara vermiş olduğu ruhla birlikte yapılırsa işte o zaman mükemmel bir insan ortaya çıkar. Mükemmel bir bütünlük ortaya çıkar. Bu bütünlüğün ihmal edildiği bir yerde şehir de medeniyette inşa edilemez” diye konuştu.

Başkan Erbaş, İslam tarihi boyunca camilerin hep şehrin merkezini belirlediğini, şehir planının kurucu öğeleri olduğunun altını çizerek şöyle konuştu;

“Şehir caminin etrafında şekillenir. Camiden kopuk bir şehir anlayışı medeniyetimizin hiçbir döneminde olmamıştır. Camideki tevazu iş hayatına, merhamet aile hayatına, şefkat insan ilişkilerine yansır. Caminin bireye kazandırdığı adalet, merhamet, yardımlaşma gibi ahlaki değerler şehrin huzurunu ve güvenini sağlar. Yani taştan, tuğladan, çimentodan bir şey değildir cami. İçinde merhamet, şefkat, ilim irfan, bilgi hikmet vardır. İşte onlar insana yansıdığı zaman, insanı da cami imar etmiş olur."

"Yılda ortamlama 500-1000 arasında cami inşa ediliyor”

Bugün en önemli meselelerinden birisi cami planlamaları ve konseptlerini yeniden acil olarak ele almaları gerektiğini dile getiren Başkan Erbaş, "1970 yılından bugüne kadar yıllık ortalama, yapmış olduğumuz araştırmalara göre ortalama 500 ile 1000 arasında cami inşa edilmektedir. Bu camilerin tamamın dikkate aldığımızda içinde projesiz, hiçbir mimari özelliğe sahip olmayan, depreme dayanıklılık, işlevsellik gibi açılardan da sorunlu yapıların olduğunu görüyoruz. Diğer taraftan hızlı kentleşmenin sebep olduğu çarpık yapılaşma cami mimarisini de olumsuz etkilemiş, camilerin nüfus oranına göre dağılımında ciddi dengesizliklerin ortaya çıktığı görülmektedir. Bugün camilerimizi hem kentleşme düşüncesi, cami, çevre, şehir, mekan, estetik, nüfus gibi açılardan hem de özellikle mevzuat açısından yeniden ve köklü şekilde ele almamız gerekmektedir." diye konuştu.

Başkan Erbaş, yeni cami tasarımı ile camilerin toplumun her kesimine hitap edecek nitelikte, kadın, çocuk, engelli, yaşlı bireyler için bütün ihtiyaçlar açısından her yönüyle tam donanımlı şekilde planlanmasını, herkesin rahat ve huzur içerisinde ibadetini yapabileceği şekilde düzenlenmesini sağlamaya çalıştıklarını kaydetti.

“Camilerimiz şehrin ruhuna ve görünüşüne güzellik katacak eserler olsun”

Camilerin inşa edileceği yerlerdeki mimari yapı, nüfus yoğunluğu, insanların ihtiyaçları dikkate alınarak yapılacağına işaret eden Başkan Erbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Cami ve mescitlerin deprem, yangın ve sel gibi doğal afetlere yeterli, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak tasarlanmasını, bulunduğu coğrafyanın iklimsel özelliklerine göre, bitkisel peyzaş düzenlemeleri yapılarak çevresiyle beraber yaşayan ve yaşanabilir mekanlar haline gelmesini istiyoruz. Camilerimiz ihtiyaca göre Kur'an kursu, aile ve dini rehberlik bürosu, kitap evi, kütüphane, gençlik merkezi, çocuk oyun alanı, seminer salonu, sergi salonu, sanat atölyesi, spor alanı, revir, çay evi, konferans salonu, aş evi, cenaze alanı, taziye evi, gasilhane ve benzeri alanlarla bir külliye olsun istiyoruz. Camilerimizi iç donanımı, akustik, estetik, ışık, havalandırma ve benzeri bütün yönlerden en ideal şekilde tasarlayarak inşa etmemiz gerekiyor. Camilerimiz şehrin ruhuna ve görünüşüne güzellik katacak şekilde planlansın, kubbesiyle, minaresiyle ve diğer tüm unsurlarıyla ahenkli, orantılı olacak şekilde ve mimarlık alanındaki yeniliklere göre inşa edilerek özgün eserler olsun istiyoruz."

Programa, Başkan Erbaş’ın yanı sıra Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Çelik, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan ve İl Müftüsü Şahin Güven katıldı.

Çalıştay, 15 Mayıs Salı günü sona erecek.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz