HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Ey Suud, Bu Gidiş Nereye..




Suudi Arabistan’da hayli zamandır “çok tuhaf” gelişmeler oluyor. Bu ülkenin farklı bir özelliği var. Bağrında Haremeyn-i Şerifeyn’i, yani Mekke-i Mükerreme’yi ve Medine-i Münevvere’yi barındırıyor. Yani mukaddes beldeleri… Yani bütün Müslümanların gözünün nuru olan mekânları… Bu bakımdan bu ülkede olup bitenler bütün Müslümanları ilgilendiriyor.

Bu ülkede idarede olan değişiklikten sonra, ( Veliaht Prens’in daha kral olmadan kralmış gibi selâhiyetlere sahip olup kararlar almasından sonra) akıllara durgunluk veren gelişmeler oldu: ABD Başkanı bu ülkeyi ziyaret etti ve 400 milyar dolarlık silah anlaşması yaptı. Veliaht Prens’in ABD’yi ziyaretinde de Trump, âdeta dalga geçercesine bir şema ile hangi silahı kaç liraya sattıklarını açıkladı. Yine bu ziyaretin ardından Suûd idaresi mazlum Filistinlilere dirsek çevirdi, İsrail’e yanaştı. Üstelik; “Filistinliler seslerini kesmeli ve ABD’nin teklifine rıza göstermeli!” diye de onları azarladı. Hac organizesi için İsrailli bir firma ile anlaştı. Yapılan anlaşmaya göre, bu firma hacı adaylarının önemli bilgilerini toplayarak Suûd yönetimiyle paylaşacak. Hac döneminde gerçekleştirilecek faaliyetlerin tüm yönetimini de İsrailli şirket ile birlikte yapılacak.

Yeni Suûd idaresi; bir yandan Kur’ân-ı Kerim’de “tâğut” diye geçen ve milyonlarca Müslüman’ın kanına girenlerle bu şekilde yakınlaşırken; öte yandan İslâm’ın esaslarından, İslâm ahlakından, Müslümanların gönlünden uzaklaşmak için ellerinden gelen gayreti gösteriyor.

Tarihte ilk defa, iskambil şampiyonası düzenlendi. Kumar bir nevi bu şekilde meşrulaştırılmak istendi. (O dört bin kişi hangi ara bu meret oyunu öğrenmişti?) Amerikan güreşi organizesi yapıldı ve kadınların bu rezil oyunu seyretmesine izin verildi. 13 milyar dolar harcanmak suretiyle bir “eğlence şehri” kurmanın ilk adımı atıldı ve bunun reklâmı için ecnebi yarı çıplak kadın artistler getirildi. Veliaht Prens onları iki yanına alarak poz verdi. Bütün bunların üstüne tüy dikercesine Medine’ye devasa bir kilise yapılması için Vatikan’la anlaşma yapıldı. (Böylelikle Tevbe Sûresi’nin 28. ayeti alenen inkar edilmiş oldu.)

Yeni Suûd idaresi, İslâm düşmanlarını sevindirici bu hamleleri yaparken, Müslümanları kan ağlatıcı yığınla kararlar aldı: O mukaddes beldelerde Peygamber Efendimizin (S.A.V.) ayak bastığı, hatırasının bulunduğu pek çok mekânı ziyaret etmek zaten yasaktı: Taif, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) sütannesi Halime’nin yurdu, Bedir muharebesinin olduğu yer gibi. Şimdi bu yasaklara, Mekke’de Nur Mağarası, Sevr Mağarası; Medine’de Uhud şehitliği, Okçular Tepesi, Kuba Mescidi, Kıbleteyn Mescidi, Yedi Mescitler (Hendek muharebesinin yapıldığı yer) de ilave edildi.

Rabbim nasip etti, defalarca o mukaddes beldelere gittik. Arada “tuz-ekmek hakkı” var. Haremeynin o değerli hizmetkârlarının hatırası var. Bilhassa Ramazan umresinde Suûd halkı ile tanıştık. Onların güzel hatırası var. Bütün bunlar hürmetine Suûd idaresini - Allah rızası için- ikaz ediyoruz: “Feeyne tezhebûn?” Bu gidiş nereye? Bu gidiş, gidiş değil! Aklınızı başınıza alınız. Gayretullaha dokunacak işlerden sakınınız. Orası sizin babanızın malı değil. Allah’ın mülkü. Evet, bütün yeryüzü Allah’ın mülkü, ama orasının ayrı bir özelliği var. Beytullah orada. Kâinatın Efendisi’nin (S.A.V.) makber-i şerifi orada. Binlerce sahabenin mezarı orada. “Burası bizim mülkümüz. Dilediğimiz gibi idare ederiz!” diyemezsiniz. Bu yaptıklarınıza Allah-u Teâlâ izin vermez. Sultan isminin tecellisiyle imtihan gereği nasıl başa gelmişseniz, aynı ismin tecellisiyle tepetaklak gidersiniz. Söyler misiniz, Medine’ye kilise yapmak ne demek?  Bu kararınız bardağı taşırmıştır. Âlem-i İslâm’ın bütün ulaması bu kararı protesto edecektir. Bütün Müslümanlar size beddua edecektir. Şayet bu yanlış kararlardan dönmezseniz; Allah’ın, meleklerin ve bütün lânet edenlerin lâneti üzerinize olacaktır. “Tuz-ekmek hatırası için” sizi uyarıyoruz.

Burhan Bozgeyik / Milli Gazete Yazarı
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz