HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Giresun Müftülüğü Kafaları Karıştırdı




Giresun Müftülüğünün Ramazan ayının gelmesiyle birlikte "ay gözlemi" yapması şaşkınlık içerdi. 

Giresun Müftülüğü tarafından Ramazan ayının başlangıcına ait yapılan hesapların gözlem yoluyla teyidi için Giresun’da hilal gözlemi yapıldığı bildirildi.

Müftülüğün kendi web sitesinden ve sosyal medyadan paylaştığı bilgileri görenlerin ilk sorduğu soru ise " Müftülük buna neden gerek duydu " oldu

Müftülükten yapılan açıklamada "Giresun Müftülüğü tarafından 2018 yılı Ramazan ayı hilal gözlem çalışmaları kapsamında Giresun Kalesi’nden Burunucu istikametine doğru Ramazan ayı arifesinde ve Ramazan’ın ilk akşamı hilal gözlemi yapıldı.

Hz. Muhammed’in (S.A.S) Şaban ayının sonunda Ramazan ayı hilali görüldüğünde oruca başlanması yönündeki hadisi şerifi istikametinde Giresun Müftülüğü Hilal Gözlem Komisyon üyeleri 15 Mayıs ve 16 Mayıs tarihlerinde Giresun Kalesi’nde çalışma yaptı. İslam coğrafyasında takvim birliğine zemin oluşturmak için yapılan gözlem çalışmasına Personel İdari ve Mali İşler Şube Müdürü Bilal Canan ve Müftülük Site Camisi İmam-Hatibi Engin Öztürk katıldı." denildi.

MÜFTÜLÜK HİLALİ GÖZLEMEYE NEDEN GEREK DUYDU

Bilindiği üzere Ramazan ayı hilalin görünmesiyle başlar. Hilal, Ramazan ayının ilk günlerinde Müslüman aleminin gündemindeki konular arasında yer alıyor. Ramazan ayının başladığı günü ifade eden Hilal, oruca başlanacak ilk günü temsil etmektedir. Bunun için Hilal göründü mü sorusu, İslam dini için büyük önem arz ediyor. Eski dönemlerde takvim bilgilerinin hesaplanma işlemi, ayın konumuna göre değiştiği için Ramazan ayı öncesinde birçok Müslüman'ın ilk yönelttiği soru, 'Hilal göründü mü' olmaktaydı.

Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi ve Sözcüsü Prof. Dr. Ahmet Yaman, 2018 Ramazan ayı öncesi yaptığı açıklamada "Ramazan hilali görünmedi" tartışmaları ile ilgili, "Güney Amerika'nın batı kıyılarından itibaren hilal görünmeye başlıyor. Dün akşam itibarıyla görülüyor. Görüldüğü zaman Türkiye'de saat 02.20, dolayısıyla henüz imsak başlamamış oluyor." bilgisini aktarmıştı.

Yaman açıklamasında , Diyanet İşleri Başkanlığının ramazan ayının başlangıcına ilişkin açıklamalarının hem İslam hukuku hem de astronomi ilmi bakımından bir temele oturduğunu vurguladı.

İslam hukukunda mezheplerin çoğunluğunun belirlediği içtihada göre, dünyanın herhangi bir yerinde eğer bir kameri ayın hilali görünmüş ise görülmeyen diğer bölgelerde de görülmüş gibi kabul edileceğine dikkati çeken Yaman, "Hilalin görünmesi bir ayın bitmesi, diğer ayın başlaması demek. Şaban ayı bitti, ramazan ayı başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı bu ilkeye bağlı kalıyor. İslam hukukçularının çoğunluğunun benimsediği bir ilkedir bu. Bu ilke, 1966'da Mısır'da, 1973'te Kuveyt'te, 1978'de İstanbul'da, 1986'da Cidde'de, 2016'da yine İstanbul'da yapılan, İslam dünyasının tamamından din alimlerinin, astronomi bilginlerinin katıldığı geniş heyetler tarafından da benimsenmiş bir ilkedir." dedi.

Haritalar üzerinden ramazan hilalinin ilk kez nereden görüleceğini anlatan Prof. Dr. Yaman şöyle demişti. "Güney Amerika'nın batı kıyılarından itibaren hilal görünmeye başlıyor. Dün akşam itibarıyla görülüyor. Görüldüğü zaman Türkiye'de saat 02.20. Dolayısıyla henüz imsak başlamamış oluyor. İslam alimlerinin genellikle benimsediği ilkeye göre, dünyanın bir yerinde hilal görünmüş ise o takdirde diğer bölgelerde de görülmüş gibi kabul edilir ve ay başlamış sayılır. Hilal, Güney Amerika'nın batı kıyılarında görüldüğü an itibarıyla gece devam ediyor. Böyle olduğu için de biz, 16 Mayıs Çarşamba gününü hem astronomi ilminin bize verdiği imkanlara bağlı kalarak hem de öteden beri İslam alimlerinin çoğunluğu tarafından belirlenen içtihada bağlı olarak ramazanın birinci günü olarak tespit etmiş ve ilan etmiş durumdayız. Bugün de ilk orucumuzu tutuyoruz."

Vatandaşların endişe etmemesi gerektiğini kaydeden Yaman, "Diyanet İşleri Başkanlığı, hem fıkıh ilminin, hem de modern astronominin verileri bakımından ramazan hilalini de diğer ayların hilalini de çok dakik, ince, rafine bir çalışmayla tespit ediyor. TÜBİTAK ile beraber çalışıyor. TÜBİTAK'ın geniş bilimsel alt yapı imkanlarını, gözlem, gözetleme imkanlarını kullanıyor. TÜBİTAK ile beraber ibadet hayatımızın sağlıklı olmasını sağlayıp bir yanlışa kurban verilmemesi için özel bir çaba harcıyor." diye açıklamalarda bulunmuştu

Giresun Müftülüğün web sitesi üzerinden yaptığı açıklamayı görenler " Diyanet İşleri takvime uygun olarak Ramazan ayının geldiğini söylüyor. Açıklamalar yapıyor. Türkiye'de Ramazan ayının girdiğini, oruçların tutulması gerektiğini belirtiyor. Müftülüğn yaptığı bu gözlemi anlamış değiliz. Şimdi müftülük hilal göründü, tarih doğrudur teyidi veriyoruz diyor, ya hilali görmeselerdi resmi açıklama yapacaklar mıydı, susacaklar mıydı. Ayrıca Diyanet TÜBİTAK ile irtibatlı olduklarını söylerken, müftülükten böyle bir beklenti içine neden girdi.. Şimdi kafalar daha çok karıştı. Müftülük böyle bir çalışma içine neden girdi. Yoksa onlarda Diyanet'in açıklamalarına güvenmiyorlar mıydı" dediler.

HİLAL GÖRÜNMESİNİN ÖNEMİ NE?

Hilal, Ramazan ayının ilk günlerinde Müslüman aleminin gündemindeki konular arasında yer alıyor. Ramazan ayının başladığı günü ifade eden Hilal, oruca başlanacak ilk günü temsil etmektedir. Peki, oruca başlamak için hilalin görülmesi şart mıdır? İşte, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın konuyla ilgili yayımladığı bazı bilgiler;

Kamerî aylar, adından anlaşıldığı gibi başlangıcı ve bitişi ayın hareketlerine göre belirlenen aylardır. Ramazan orucu, Ramazan ayında tutulduğundan ve Ramazan ayı da ay takvimine göre her sene değiştiğinden, oruca başlayabilmek için öncelikle, Ramazan ayının başladığını tespit etmek gerekmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Hilali (Ramazan hilalini) görünce oruca başlayınız ve hilali (Şevval hilalini) görünce bayram ediniz. Hava bulutlu olursa içinde bulunduğunuz ayı otuza tamamlayınız.” (Buhârî, Savm, 5, 11; Müslim, Sıyâm, 3-4, 7-9) buyurmuştur.

Bu hadis ilk bakışta hilali çıplak gözle görmedikçe oruca başlanmayacağı ve bayram edilmeyeceği fikrini uyandırmaktadır. Konu ile ilgili diğer rivayetler değerlendirildiğinde, bu hadislerin amacının günün şartları içinde en uygun uygulamanın öğretilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bir rivayette Hz. Peygamber (s.a.s.), “Biz ümmî bir toplumuz; hesap ve okuma yazma bilmeyiz. Şunu biliriz ki ay, ya 29 ya 30 gündür.” (Buhârî, Savm, 13; Müslim, Sıyâm, 15; Ebû Dâvûd, Savm, 4) buyurarak, kamerî aybaşlarının belirlenmesinde hesap yöntemine de başvurulabileceğine işaret etmiş olmaktadır.

Çıplak gözle görülsün ya da görülemesin, ay mutat hareketlerine devam etmektedir. Kur’an-ı Kerim’de güneş ve ayın bir hesaba göre hareket ettiği (Rahmân, 55/5), bunların, diğer fonksiyonlarının yanında aynı zamanda birer hesap ölçüsü kılındığı (En›âm, 6/96), yılların sayısını ve hesabı bilmemiz için aya menziller tayin edildiği (Yûnus, 10/5), gökler ve yer yaratıldığı zaman on iki ay meydana gelecek şekilde bir nizam konduğu (Tevbe, 9/36), ayın yeryüzünden hilal şeklinde başlayıp kademe kademe farklı şekillerde görülmesinin insanlar ve hac için vakit ölçüleri olduğu (Bakara, 2/189) ifade edilmektedir.

Buna göre Hz. Peygamber (s.a.s.), kamerî aybaşlarının belirlenmesi konusunda çıplak gözle görmeyi, başvurulacak yegâne yöntem olduğu için değil, belki o günkü şartlar içinde en sağlıklı sonuç veren yöntem olduğu için öngörmüştür. Hilali gözlemlemenin amacı Ramazan ayının girip girmediğini belirlemektir. Bu sebeple, hilali çıplak gözle görme dışında, bizi bu amaca ulaştıracak başka yöntemlerden yararlanmak da mümkündür.

Bugün, insanoğlunun ulaştığı teknolojik gelişmişlik, ayın hareketleri konusunda en ince ayrıntıyı bile izleme imkânı sunmaktadır. Artık ince astronomik hesaplar yoluyla, gelecek birkaç yıllık namaz vakitlerini gösteren takvimleri hazırlama imkânı bile doğmuştur. Dolayısıyla kamerî ayların başlangıçlarını hesap yöntemiyle belirlemek meşrudur.

Mahihaber / Özel
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz