Güzel Ezana Hasret Olanlara Teselli Oluyorlar




Güzel ezan okumalarına şehrin bir çok yerinde hasret kalan İstanbul'lulardan bazıları bu yönden şanslı. Halen bazı camilerde "istedikleri takdirde" duyarak, yürekten okuyan müezzinlerin olduğu camilere yakın yerde oturanlar bu yönden şanslı bir kesim..

Eğer "en güzel okuyan müezzin" denilse de canları istemediği için güzel okumaktan , Allah'ın kendilerine verdiği ses ve makam nimetinden insanları da faydalandırmak istemedikleri zaman onlardan da bir sonuç alamıyorsunuz.

Ezan okumak ruh işidir. Aşağıda da okuyacağınız gibi ezanı en güzel okumanın yolu müezzin efendinin dediği gibi "Ben müezzinliği, ezan okumayı seviyorum. Ezana aşığım. Muhabbetim var ezanı muhammediye karşı." olmalıdır.

YeniŞafak'tan Harun Karaburç "İstanbul'un en iyi 10 müezzini" başlığı altında yaptığı röportajda bunlardan söz ederken hem fotoğraflarda hem de konuşmalar arasında geçen "minare" kavramı ise unutulan,kullanılmayan, amacı dışında sadece süs olan "minarelare çıkıyoruz" yalanı hiç hoş kaçmamış.

Artık minarelere çıkmayan müezzinler bir ikisi hariç, pozlarını minarelerde vermek isteyince  komik duruma düşmüş. Zira minere şerefelerinde müezzin görmeyeli yıllar oldu.

Harun Karaburç yazısında "İstanbul’un minarelerinden yükselen en güzel sesli müezzinler günün beş vakti bizi Allah’a ve namaza davet ediyorlar. Hepsi küçük yaşta müezzinliğe gönül vermiş ve ilk müezzin Bilal-i Habeşi’nin yolunda gittiklerini söylüyorlar. Sadece namaza değil İslam’a davet eden müezzinlerin müslümanlaştırdığı insanlar da var.
 
Onlar İstanbul’un minarelerinden yükselen en güzel sesli müezzinleri. Her gün beş vakit bizi namaza, Allah’ın huzuruna davet ediyorlar. Bazen bu davet o kadar etlikeyici oluyor ki bi ezanı dinlerken tüylerimiz diken diken oluyor. Sesleri ve makamlarıyla sadece Müslümanları değil gayrimüslimleri de etkileyen bu müezzinlerin ortak yönü ezana çok küçük yaşta gönül vermeleri. Onlar ilk müezzin Bilal-i Habeşi’nin yolunda gidiyorlar. İstanbul’un iki yakasında seslerinin güzelliğiyle nam salmış on müezzinin hikayesini dinledik. " diye başladığı yazısında kendince "en iyileri" yazmış. Biz inanıyoruz ki, İstanbul'da kenarda köşede kalmış ezan-ı Muhammediyi okurken gözyaşlarını tutamayan nice müezzinler var. Mahihaber.com olarak ezana gereken önemi veren tüm cami görevlilerini takdir ediyor ve onlardan"Allah razı olsun" diyoruz.

Ropörtajda adı geçen Mihrimah Sultan Camii Müezzini Hüseyin Akbulut, Üsküdar Valide-i Cedid Camii müezzini Ahmet Uzunoğlu, Süleymaniye Camii müezzinlerinden Davut Avcı, Üsküdar’da bulunan Büyük İhsaniye Camii’nde müezzinlik yapan Saffet Çalış, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde müezzinlik yapan Mustafa Yaşar, Eminönü Yeni Camii müezzini Kadir Örnek, Üsküdar Bulgurlu’da bulunan Amina Hatun Camii’nin müezzini Mustafa Alphayta, Beylerbeyi’ndeki Hamid-i Evvel Camii’nde görevli imam Ramazan Kutlu, Şile Kumbaba Camii’nde müezzinlik yapan Veysel Küçük ve Sultanahmet Camii Müezzini Mehmet Hadi Duran duygularını dile getirerek ezana ne kadar önem verdiklerini dile getirmeye çalışmış.

İşte o röportajdan satır araları

Sesimizden etkilenip Müslüman oldu

* Mihrimah Sultan Camii Müezzini Hüseyin Akbulut, iki yıldır burada görev yapıyor. Güzel ezanın bir gayrimüslimi imana getirebileceğini şu örnekle anlatıyor Akbulut: “Berat gecesinden bir gün önceydi. O gün yine Valide-i Cedid Camii ile karşılıklı ezan okuduk. İçeride namaz kıldık. Namazdan sonra İspanyol bir beyefendi Müslüman olmak istediğini söyledi. Okunan ezandan ve Kur’an’dan çok etkilendiğini söyledi. Biz de yardımcı olduk. Çok sevindik. Artık ezanlar özellikle İstanbul’da namaza davetten çok İslam’a davet haline geldi.”

Eski hafızların yerini doldurmaya çalışıyoruz

* Ahmet Uzunoğlu, Üsküdar Valide-i Cedid Camii’nde müezzinlik yapıyor. "Bir Sadettin Kaynak, Hafız Burhan, Hafız Sami’lerin yerini doldurmaya çalışıyoruz” diyor.


Ezan okurken kendimden geçiyorum

* Süleymaniye Camii müezzinlerinden Davut Avcı, “Ben müezzinliği, ezan okumayı seviyorum. Ezana aşığım. Muhabbetim var ezanı muhammediye karşı. Kendimi o tarafta daha başarılı olacağımı hissettiğim için geçtim. Ezanı muhammediye okuduğum zaman kendimden geçiyorum. Ezanı aşkla şevkle muhabbetle okumak lazım. Ben birisinin imana gelmesinde vesile olacağını hissederek okuyorum.”

Ne kadar şükretsek az

* Saffet Çalış 29 yaşında ve sekiz yıldır bilfiil müezzinlik yapıyor. "Sonuçta Bilal-i Habeşi’yi temsilen çıkıyoruz minareye ama inşallah onun yolundan gidenlerden oluruz. Allah’ın verdiği bu güzel sesi Allah’ın yolunda kullanıyoruz. Ne kadar şükretsek az. En iyisini en güzelini okumak için minarelere çıkıyoruz. "

Görev icabı okunursa lezzeti olmaz

* Mustafa Yaşar, Marmara Üniversitesi İlahiyat mezunu. Beş yıldır da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde müezzinlik yapan Yaşar, “Sizin en hayırlılarınız müezzinlik yapsın en bilginleriniz de imamlık yapsın” hadis-i şerif’inden hareket ettiğini ifade ediyor

Bu nimeti veren Allah

* Eminönü Yeni Camii müezzini 47 yaşındaki Kadir Örnek " Her nimeti veren Allah. Bize de böyle bir nimet vermiş. Bu nimeti doğru yolda kullandığımızı düşünüyorum. Peygamber Efendimiz “Kıyamet günü boyunları en uzun olanlar müezzinlerdir” buyuruyor. Bu şekilde de bir müjdesi var. Hz. Ömer de halifelik zamanında “Şu vazifem olmasaydı ben de müezzin olmak isterdim” diyor.”

Hep müezzin kalmak istiyorum

* Üsküdar Bulgurlu’da bulunan Amina Hatun Camii’nin müezzini Mustafa Alphayta, “Ezan okumak bizim için namaz gibi oruç gibi bir ibadet. Bunu düşünerek okuyunca daha hissiyatlı oluyor.” diyor.

Vaiz dilinden hatip sesinden

* Beylerbeyi’ndeki Hamid-i Evvel Camii’nde görevli. Kutlu, “Güzel Kur’an-ı Kerim sunumunu vaiz dilinden hatip sesinden karşı tarafa aktarır. Bize de şükürler olsun ki sesimizi mihrapta, minarede, mahfilde kullanmak düştü. Kullanılacak en güzel yerde kullandığımızı düşünüyorum. Çünkü bizim onurumuzdur, şerefimizdir mihrap. Bizim ömür sermayemizde bir karımız varsa mihraptandır mahfildendir minaredendir. Ezan bir çağrıdır. Ezan insanları namaza çağırmaktır. Bir şey söylendiği zaman tesiri olur. Söylenmeye söylenmeye unutulur her şey. Güzelin tekrarı güzeldir. Onun için müezzinlerimiz günde beş kere Allah’a davet ederler, bize kulluğumuzu hatırlatır” diyor.

Kalbimde ferahlığı hissediyorum

* Veysel Küçük Şile Kumbaba Camii’nde müezzinlik yapıyor. "Bir imam veya müezzin eğer kendisi ezan okuyunca huzur bulmuyorsa karşıdaki de huzur bulamaz. Önce benim kalbim o ferahlığı yaşayacak ki karşıdakine yaşatayım.”

Önce bana tesir etmesi lazım

* Sultanahmet Camii Müezzini Mehmet Hadi Duran, "Ben de okuduğum ezanı son ezanımmış gibi okuyarak kendime tesir etmesini diliyorum. Çünkü kendimize tesir etmeyen bir şey başkasına tesir edemez” diyor.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder