HalkTV Programcısına İlahiyatçıdan "Cahil, Sen Ne Anlarsın"




AK Parti Konya İl Gençlik Kolları’nın Ilgın’da bulunan Tarihi Kurşunlu Camii’nde yaptığı iftar, Halk TV Programcısı İsmail Dükel tarafından hedef gösterilmişti.Buna karşın NEÜ İlahiyat Fakültesi dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, “Camiler yaşayan mekanlardır, sosyal hayatın en önemli halkası camilerdir” dedi ve camide iftar açmanın sakıncası olmadığını söyledi

AK Parti Konya İl Gençlik Kolları’nın Ilgın’da bulunan Tarihi Kurşunlu Camii’nde yaptığı iftar, Halk TV Programcısı İsmail Dükel tarafından hedef gösterilmişti. Camide yapılan iftarın bir sakıncası olmadığını söyleyen NEÜ İlahiyat Fakültesi dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, “Camiler yaşayan mekanlardır, sosyal hayatın en önemli halkası camilerdir” dedi

Ilgın ilçesinde bulunan Tarihi Kurşunlu Camii'nde su ve simitle yapılan iftar, bazı kesimleri rahatsız etti. AK Parti Konya İl Gençlik Kolları ve vatandaşların katıldığı iftar organizasyonu, Halk Tv Programcısı İsmail Dükel'i rahatsız etti. Sosyal medya hesabından iftar fotoğraflarını paylaşarak "AKP’nin camileri kullanma konusunda geldiği son nokta!!! AKP’li Müslüman kardeşim, bu görüntü sadece beni mi rahatsız ediyor? Sen de rahatsız oluyor musun?" demesi tepki çekti. Bilindiği üzere camiler başlıca ibadet olmak üzere birçok alanda hizmet etmiş, Müslümanların buluşup kaynaştığı bir mekan olarak tarihe geçmiştir. Orada yapılan iftar organizasyonunun da dini açıdan hiçbir sakıncası olmadığı, aksine Müslümanların Allah’ın evinde toplanması gerektiği de din görevlileri tarafından vurgulanmaktadır.

“CAMİLER AYNI ZAMANDA EĞİTİM YUVASIDIR”

İslam tarihinde camilerin değişik açılardan kullanıldığını ifade eden NEÜ İlahiyat Fakültesi dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, “Bunlardan birincisi ibadet mekanı olmasıdır. Bir diğeri hastane olarak kullanılmasıdır. Hatta Hz. Peygamber (a.s.), Mescid-i Nebi'yi ordu komutanlık merkezi olarak da değerlendirmiştir. Büyükelçileri kabul ettiği bir mekan olarak görülmüş, icabında farklı alanlarda da kullanılmıştır. En önemli özelliklerinden birisi de eğitim merkezi olmasıdır. Üniversiteler, okullar açılmadan önce camilerin her birisi medrese gibi eğitim kurumu gibi çalışmış, birçok alim camilerde ders halkası oluşturmuştur. Mesela Basra Camii'nde Hasan Basri Hazretlerinin ilim halkası oluşturmuştur. Tarihte büyük camilerin her bir köşesinde tefsir, hadis, fıkıh, kelam alanında alimler dersler vermiştir. Bundan sonra saydığımız hususlar için özel mekanlar yapılmış, hastaneler, devlet mekanları, lokantalar, eğitim yerleri inşa edilmiştir” şeklinde konuştu.

“SULU YEMEKLERDEN KAÇINILMALI”

“Medine usulü iftar” konusuna açıklık getiren Altıntaş, “Bugün Mekke'de Mescid-i Haram, Medine'de Mescid-i Nebevi, Kudüs'te Mescid-i Aksa'da iftar ve sahur programları düzenlenir. Varlıklı insanlar oraya gelenlere iftar veriyorlar. Bu iftar sofraları mescitlerin içinde açılıyor. Ama burada verilen iftarlarda yemek çeşidi olarak sulu yemekler verilmiyor. Caminin içine dökülür, kirlenir vs. durumlarından ötürü sulu yemeklerden kaçınılıyor. Daha çok iftariyelik dediğimiz, su, hurma, peynir, simit gibi ürünler ikram ediliyor. Bugün de öyledir. Kalkıp da bir restoran gibi sulu yemeğin verildiği mekanlar değildir mescitler. Eğer Medine mescidini örnek alacaksak bu şekilde değerlendirmek lazım. Kokutacak, oranın manevi havasını bozacak, aksatacak şekilde değil de iftariyelik usulüyle iftar yapılabilir” ifadelerini kullandı.

HÜSEYİN KOYUNCUOĞLU / YENİ HABER GAZETESİ
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder