HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

"Instagram İle Gıybet Vakti.. İşte Günaha Girdin"




'Instagram sizi günaha sokabilir'

Kendine has tasavvufi konularda farklı çıkışlarıyla tanınan Cemâlnur Sargut sosyal medyanın insanı günaha sürükleyen araçlardan olduğunu vurgulayarak instagram, facebook ve twıtter gibi sosyal medyanın insanları resmen gıybete sürüklediğini vurguladı.

Milliyet'ten Buket Aydın'la yaptığı ropörtajında sosyal medyanın günah kaynağı olduğunu söyleyen Cemâlnur Sargut "Hakiki zina başkasının hayatını tecessüs etmektir” dedi.

İşte ropörtajından farklı başlıklar

-Neden Instagram ve Twitter gibi sosyal mecralar üzerinden insanlar hakkında bu kadar fazla konuşur olduk. Dalgasını bile geçiyoruz, “Hadi bakalım gıybet vakti geldi” diye.

- Evet, “Gıybet yapalım” diyorlar televizyonda da. Vallahi neden biliyor musunuz? Çünkü insanların hakiki meseleleri yok. Hakiki meseleleri olmayınca da birbirleriyle irtibat kurabilmek için başkalarının hayatını tecessüs ediyorlar. Benim Kuran’ı Kerim hocam çok mühim bir laf ederdi “Hakiki zina başkasının hayatını tecessüs etmektir” derdi. Derdi olmayan kişi boş şeylerle meşgul olur. Onun için de insanların ideal edinmesi ve o ideale gözünü dikmesi lazım. Burada çok önemli bir nokta daha var “Desinler”in kölesi olmaktan kurtulmalı insanlar. Yani “Bu benim için şunu dedi, bu benim için bunu dedi” ile hiç ilgilenmese... Ne hürriyet düşünsenize. İşte bütün bunlar işsizlikten, güçsüzlükten, kültürsüzlükten, manevi kültürün eksik oluşundan. Maddi kültür çok olsa da fayda etmiyor.

- “Hakiki zina başkasının hayatını tecessüs etmektir” de dediniz. Günaha mı sokuyor bizi Instagram?

Gerçek Müslümanlık insanın başkasıyla değil kendisiyle uğraşmasını ve tekâmül için çalışmasını gerektirir. Günah olmasa da neticede başkasının hayatını tecessüs ettiğimizde İslam’da bu çok sevilmeyen bir hadise olduğu için Allah indinde makbul olmayan bir şeydir. Ayrıca da insanın kendi ailesini bu kadar göz önüne sermesi mutlaka nazara sebebiyet verir. O bakımdan getireceği neticeler zarar verip, dedikoduya, iftiraya yani günaha dönebilir. O yüzden çok dikkatli olmak lazım.

-Neler tam olarak gıybete girer? İnsanlarda inkârı görüyorum ben konuşuyor, “Bu, gıybet değil ki” diyor.

Tabii ki gıybet! Kimseye anlatılmasını istemediğiniz bir hadiseyi sır olarak arkadaşınıza vermişsiniz, o her tarafa yayıyor, örtmüyor. Bir kusurunuz olsa örtmüyor, onu oturup anlatıyor. Bunlar gıybettir. İftira değil ama iftiraya da dönebilir. Sonuçta kul hakkı yemiş oluyorsunuz. Allah diyor ki; “Her şeyi affederim, iki şeyi affetmem, birincisi kul hakkını affetmem”.

-Kul hakkı dışında Allah’ın affetmediği ikinci şey nedir Hocam?

Şirk; yani “Benden çok bir şeyi sevme, zarar verir sana” diyor Allah. “Sen bilirsin, serbestsin ama acı çekersin” diyor. Öyle ya kime aşırı düşkünsek, oradan kazık yiyor, oradan acı çekiyoruz.

-Bugün insanlık İslam’ı doğru yaşıyor mu?

Dinimizin bugünkü uygulanışı İslam mıdır? Hayır, değildir. İslam dini güzel ahlaktır, cihat insanın nefsiyle yaptığı savaştır, gidip etrafıyla yaptığı savaş değil. Mücadele vereceksin, nefsinle savaşacaksın. Kendini oruca, sıkıntıya alıştıracaksın. İşte insan ancak o zaman gerçek Müslüman olma kabiliyetini elde eder. Gerçek Müslüman başkasıyla meşgul olmaz. Yalnız kendini adam etmekle meşguldür. Öyle kimliğinde Müslüman yazmakla Müslüman olunmuyor.

-Beddua etmek de çok kötü değil mi?

Çok günah. Eğer diyorsan ki “Her şey Allah’ın ismi” kime beddua ediyorsun o zaman? Direkt Allah’a.

-Sonra dönüp sana geliyor zaten!

E tabii çünkü Allah’a beddua ediyorsun. Herkes bu dünyada vazifeli herkes, şaki de, katil de, hırsız da hepsi vazifeli. “Herkesi sevin” demiyor ama “Vazifesine hürmet edin, o da vazifesini yapacak” diyor. Şimdi Ebu Cehil eğer peygambere muhalefette aşırıya gitmeseydi, peygamberin o nur gibi güzelliği nasıl ortaya çıkacaktı? Firavun aşırıya gitmeseydi Musa’nın güzelliği nasıl açığa çıkacaktı? Belki de seni zorlayan bir arkadaşın da senin güzelliğini ortaya çıkarır.

“Başkasında gördüğün hata sana aittir”

-Büyük konuştuğun ya da birinde eleştirdiğin her şey mutlaka başına geliyor, onu yaşamadan ölmüyorsun. Neden?

Din bize şunu öğretiyor: başkasında gördüğün hata ayna gibi sana aittir. Hocama dedim ki; “Ben kıskanç değilim ama karşımdaki insanın kıskanç olduğunu görüyorum” o da “İçinde meyil vardır, çıkar o ortaya” dedi. Demek ki, başkasında gördüğümüz her hata kendi hatamız. Şimdi onu kötülediğimiz zaman aslında kendimizi kötülemiş oluyoruz. O nedenle kınadığını yaşamadan gitmiyorsun. Hem kendini kötülemiş oluyorsun ama başkasını da kötülemiş olduğundan, kul hakkı da yiyorsun.

Yazının daha fazlası için milliyet.com.tr
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz