mahihaber Sınavsız İlitam Hüsran mı ? Zafer mi ? Mağduriyet mi ? - Mahihaber
HADİSLERDEN

Sınavsız İlitam Hüsran mı ? Zafer mi ? Mağduriyet mi ?




Sınavsız İlitam konusunda YÖK son sözü söyledi.

Dün YÖK tarafından yapılan açıklama ( yazı için tıklayınız ) ile sınavsız ilitam'ın kimleri kapsadığı, nasıl olacağı ayan beyan ortada idi.

Bu konuyu daha önce dile getirdiğimizde ( yazı için tıklayınız ) bazı kesimler mantıksız yazı deseler de görünen köy ortada idi.

Yetkili sendika konumunda olan Diyanet-sen'in mağrur edalarla "zafer çığlıkları" atması günlerce medyayı işgal etti.

Hatta YÖK kararı sonrası Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, yaptığı açıklamada ''Diyanet-Sen'imizin yıllardır mücadelesini verdiği; İLİTAM için Diyanet-Sen Genel Başkanımızla yaptığımız diplomasi KAZANIM ile bitti'' dedi ve YÖK Başkanı Yekta Saraç'a, MEB Bakanı İsmet Yılmaz'a, MEB Müsteşarı Yusuf Tekin'e, DİB Başkanı Ali Erbaş'a ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a en önemlisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yürekten teşekkür etti"

Sendikanın zafer çığlıkları, memur sen'in teşekkürleri sadece ve sadece adaletsizliğin, haksızlığın fotoğrafı, Anayasa'nın eşitlilik ilkesinin ihanetinden başka bir durum değildir.

Olana bakıyoruz...

Sınavsız ilitiam Diyanet kadrolarında çalışan ve az bir kısmı çalışmayan 18.05.2018 tarihine kadar ilahiyat yüksek okul mezunu olmuşlara verilmiş ya siyasi bir rüşvet, ya da göz boyacılık..

YÖK açıklamasında yer alan 18.05.2018 tarhi sonrası mezun olacak 2017-2018 ilahiyat ön lisans öğrencilerinin yok sayılması adaletsizlik değil midir.?

Ya da ondan sonra mezun olacaklara...

Sınavsız ilitiam asla zafer değildir. Zira kayırılan bir grup var ve bu grubun 56 bin kişisi Diyanet çalışanı.. İş, mevki ve makam sahibi olanlar, bir kısmı farklı sektöre mecburiyetten girenler ve sona kalan bir kısmı ise işe girmek için debelenip duran talihsizler....

En büyük talihsizler 2017 - 2018 ders yılı sonunda mezun olacak binlerce İlahiyat ön lisans öğrencileri. Binlerce mağdur var ortada ve bunun neresi ZAFER..

Bu insanların hakları nerede., günahları ne. Diğerlerinin, bu haktan faydalanacak olanların özellikleri ne.?

Koskocaman adaletsizlik.

Bu adaletlisizliğe çanak tutanlardan biri de "sınavsız ilitam kazanımı" denilen kayırmacıkltan
nasiplenmek isteyen Diyanet Bir sen adlı sendika idi ki, herkesin gözü içine baka baka "İLİTAM’a sınavsız geçiş hakkı verilmesinin yanı sıra, bu programın sadece Diyanet bünyesinde din görevlisi olarak çalışan önlisans mezunları ile sınırlı olmasını istiyoruz." diye açıklamalarda bulunmuştu. Ne korkunç bir açıklama, ne tehlikeli bir talep, ne kadar bencil bir düşünce..

Sendika başkanı Hasan Türüt "sadece Diyanet bünyesinde din görevlisi olarak çalışan önlisans mezunları ile sınırlı olmasını istiyoruz" derken ( yazı için tıklayınız ) yetkili sendika konumunda bulunan 86 bin üyesiyle hava atan Diyanet-sen'in de her açıklamasında 56 bin çalışandan söz etmesi de bu faydanın belli bir kesime olanak tanınması olarak görülüyordu

YÖK bu kadar yükü taşıyamazdı. Yani imkanlar bu 56 bin kişinin bir anda sınavsız ilitamdan faydalanmasının mümkün olmadığını net olarak açıklaması akılcı bir girişimdi.. Kontenjan dedi. Üniversitelerin kapasitesi dedi. Her yıl 100-200 örgün öğrenci alan ilahiyat fakültelerini düşünen yoktu.

Bu kararı alanlar üniversitelerim halini düşünmeden onca kanunun arasına sıkıştırmıştı.

Biz daha önce de belirttik.Bu sınavsız ilitiam "Kadrodakilere münhasır bir hak ise bu kadar gürültü çıkartmaya gerek var mıydı. Toplu bir karar çıkartılırdı. Bunların hepsinin tek kalemde kademeleri artırılırdı. 

Zaten halen çalışan ve bilhassa ilahiyat açık öğretim üzerinden mezun olmuş nerede ise emekli olacak olanların çoğu sınav sisteminin boşluğundan yararlanarak, yanlışların doğruları götürmediği sistemle 5-10 yılda mezun olmuş kimseleri içermektedir. Bunlar onca yıl DGS girememiş, başarılı olamamış şimdi birilerinin hayrına, sevabına ilahiyat mezunu sayılacak..

Ve soruyoruz bunların sınavsız Dikey geçişleri hak mıdır ?

Son AÖF sistemi üzerinden yani 4 yanlışın bir doğruyu götürdüğü sistem ile mezun olanların hakkı sınavsız ilitam olması gerekmez mi ?

Sınavsız ilitam kararı bu haliyle koskocaman bir hezeyandır. Mağlubiyettir. Mağdur olacakların, bu haktan faydalanamayacak olan gelecek nesil olarak tanımlayacağımız bugün bu kararı alanların yarın masalarına oturacak olanların ahıdır.

Hak, adalet, Allah korkusunu yüreğinde taşıyacak olanların yani din adamı denilen kişilerin bir hakkı kendileri için nalıncı keseri gibi yontmasını kınıyoruz.

Bu arada sınavsız ilitima hakkı elde edenlerin da fazla sevinmemelerini tavsiye ediyoruz. Kimbilir kaç yıl sonra size sıra gelecek, bilinmez. Bir çok kimsenin ahı olacak olan bu karardan nice bedbahtların çıkacağını şimdiden söylemek istiyoruz.

Erol Kara / 25.05.2018

Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder