HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

TOKİ Binaları Bitirdi, Vatandaş Türbe Tartışmasını Bitirmedi




Erzurum'da merkez Yakutiye İlçesi'ndeki Hasan-ı Basri Mahallesi'nde başlatılan kentsel dönüşüm ile birlikte 'türbe krizi' senesini doldurdu, tartışmaları bitmedi.

Geçen yıl mahalleden birkaç kişi, 'Türbeyi yıktırmayız' diyerek inşaat çalışmalarına engel olmaya çalıştığı Başbakanlığa bağlı olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Erzurum’un merkez Yakutiye ilçesine bağlı Hasan-ı Basri Mahallesi’nde, alınan kentsel dönüşüm kararı doğrultusunda yapımına devam edilen konutlar, mahalleye adını veren Hasan-ı Basri Türbesi’nin hemen yanı başına inşa edildi.

Kentsel dönüşüm kapsamına alınan 6 bin 150 metrekarelik araziye dikilecek 168 konutun temeli 10 Ağustos 2016’da atıldı. Aradan geçen süre içerisinde mahalle sakinlerinin tepkisine rağmen türbenin yanı başına dikilen binaların yüksekliği türbeyi açtı.

Evliya Hasan-ı Basri'nin Erzurum'a hiç gelmediğini söyleyen Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut, bölgedeki kırmızı bir mezar taşının 1993 yılında üzerinin sac ile kaplanarak tarihi kıymeti olmayan bir yer yapılarak türbeye dönüştürüldüğünü söyledi. Korkut, "Halkımız bunu bilsin ki Hasan-ı Basri'nin mezarı Basra'da. Kendisi Erzurum'a hiç gelmemiştir. Buna rağmen projede değişlik yaparak, türbeyi yıkmadık" dedi.

Mahalleye adı verilen Hasan-ı Basri Türbesi ile ilgili olarak halkın ciddi bir yanılgı içinde olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Korkut, şunları söyledi:

"Hasan-ı Basri Erzurum'a hiç gelmemiş. Buraya gelmeyen bir kişinin kalkıp da Erzurum'da mezarının olduğunun iddia edilmesi yanlış. Bu yapılan türbe 1993 yılında bir kişinin rüyasında böyle bir zatın burada olabileceğini görmüş ve o rüyaya istinaden belediye tarafından burada türbe oluşturulmuş. İbrahim Hakkı Konyalı kitabında, 'Bize bu mezarı, Hasan-ı Basri'nin mezarı diye gösterdiler. Halk böyle diyor ve ziyaret ediyormuş. Burada Selçuk tarzında kırmızı taştan yapılmış bir mezar taşı bulduk. Miladi 1828 tarihi taşıyor.' diyor. İbrahim Hakkı Konyalı'nın verdiği bilgiden anlaşılacağı üzere burada bir türbe olmadığı gibi, Hasan-ı Basri'den iz bile yok.

İnşaat firması yetkilileri, daha önce yaptıkları açıklamalarda, yapının etrafına kapalı otopark yapılacağını, otoparkın üzerinin de yeşillendirileceğini ifade etmişti.

Resmi kayıtlarda bulunmayan türbe kafaları karıştırırken yoldan gelip geçenler dua etmeyi ihmal etmiyor. 25 yıldan bu yana türbenin burada olduğunu anlatan semt sakinleri ise, "Bu türbeye yaşlı bir kadın bakıyordu. Anahtarı ondaydı. Kadın iki yıldır ölünce burası kaderine terk edildi. Özellikle Cuma günü buraya gelip dua eden çok oluyor. Başkanın burada türbe olmadığını söyleyince şaşırdık" dedi.

HASAN-I BASRİ TÜRBESİ

Erzuruma hiç gelmeyen ve Basra'da kabri bulunduğu resmi kayıtlarda olan Hasan-ı Basri Hazretleri’nin Erzurum'da olduğu söylenen kabri Yukarı Hasan-i Basri Mahallesindedir. Türbe bahçe içerisinde korumaya alınmıştır. Türbe ve parkı 1993 yılında Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmıştır.

Bu zata bağlı olan şahıslar, bir zaviye ve mescid kurarak tarikatını devam ettirmişlerdir.
Erzurum Hasan-ı Basri Türbesinde bulunan mezar kitabesini okuyan İ.Hakkı Konyalı şöyle yazmaktadır: “Bize bu mezarı, Hasan Basri’nin mezarı diye gösterdiler. Halk böyle diyor ve ziyaret ediyormuş. Burada Selçuk tarzında kırmızı taştan yapılmış bir mezar taşı bulduk. Bu mezar taşının bir yüzünde Arapça yazılan kitabenin Türkçesi; (Ey benim halimi düşünerek kabrime bakan! Dün ben senin gibi idim. Yarın sen benim gibi olacaksın.)

Taşın diğer yüzünde şunlar yazılıdır: El- merhum el-muhtaç ilâ rahmetillâhi Taâlâ Ser-i bevvabın-i dergah-i âli ÜSTAD ZADE EL HAC MUSTAFA ruhuna El Fatiha 15 Rabiülahır 1244 (M.1828)

Türbe ve taş dergâhı yöneten (şeyhi) Üstad Hacı Mustafa’nın mezar taşıdır.
Mimari bakımdan tarihi bir kıymete sahip olmayan tübe, kare planlıdır. Güney ve batı duvarlarında açılan birer pencere ile içerisi aydınlatılmıştır. Türbenin üstü sac çatıdır.

HASAN-I BASRİ KİMDİR?

Kayıtlara göre, Hasan Basri; Tâbi’inin büyüklerinden Zâhid, muhaddis, fakîh ve müfessir. Adı, Ebû Sâid el-Hasan b. Ebi'l-Hasan Yesâr el-Basri olan Hasan Basri'nin babası Yesâr, Irak'ın bir kasabası olan Meysanlı. Yesar, Meysan'ın fethedilmesi sırasında esir düşmüş ve buradan efendisinin kendisini azad ettiği, daha sonra da Hasan-ı Basri'nin annesi Hayra ile evlenince  Medine'ye götürülmüş. Hasan-ı Basri, burada Hz. Ömer'in halifeliğinin son ikinci yılı olan Hicri 21'inci yılında dünyaya geldi. (21/641).

Annesi Hayra, Hz. Muhammed'in eşi Ümmü Seleme'ye hizmette bulunmuştur. Bu arada, Ümmü Seleme'nin Hasan'ı emzirdiği ve ondaki hikmet ve belâğatin bundan dolayı olduğu söylenir. Ayrıca, Ümmü Seleme'nin, kendisini Ömer'e götürdüğü ve onun için şöyle dua ettiği de rivayetler arasındadır; "Yâ Rabbi, onu dinde fakih kıl ve insanlara sevdir (İbn Sa'd, Tabakât, VII/I, 114).

Hasan, Vadi'l-Kura'da büyümüş ve çocukluğu orada geçmiştir. Gençliğinde Doğu İran'ın fethine (43/663) katılmış, bundan kısa bir müddet sonra, Horasan valisi Rebi' b. Ziyâd'ın kâtipliğinde bulunmuştur. Bundan sonraki hayatının geri kalanını çoğunlukla Basra'da geçirmiştir. En son vefat edenleriyle birlikte üç yüz sahabe ile görüştüğü rivayet edilir. Bu bakımdan tabiinin önde gelenlerinden olup ilim ve fazileti, zühd ve takvası ile meşhurdur. Ebû Tâlib Mekkî, Hasanı Basri'nin tasavvuf yolunda imamları olduğunu söylemiştir. Enes b. Malik, kendisine bir mesele sorulduğunda, onun Hasan-ı Basrî'ye de sorulmasını, onun derin ilim sahibi olduğunu söylerdi (İbni Sa'd, a.g.e., s. 128).
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz