HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Dışişlerinden Skandal Açıklama "Arnavutluk'ta Türk Yok"muş




Diyanet İşleri eski Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez'in konuşmasının delil sayılmasını isteyen Milat Gazetesi yazarı savcılıklara suç duyurusunda bulundu.

Milat gazetesi yazarı Serdar Arseven makalesinde eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in, Habertürk'te yayınlanan Türkiye'nin Nabzı programında yaptığı açıklamaları "çarpıcı ifşaat" olarak niteledi ve savcıların harekete geçirmesini önerdi.

Arseven, yazısında şunları ifade etti.

"Bunların en önemlisi, en işe yarar olanı, Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde, Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen yazı ile, “Arnavutluk’a Diyanet Yetkilisi atanmasının” engellenmesiydi." dedikten sonra "sayın savcılarımızdan istirhamım" diyerek "Diyanet İşleri Eski Başkanı Muhterem Mehmet Görmez’in Habertürk TV’deki açıklamalarının şu bölümünü, lütfen izleyiniz…

"Mustafa Özcan (Firari FETÖ sanığı), benim başkan yardımcılığı dönemimde bir kez daha geldi. -Bunu ‘Paralel Diyanetler’ meselesinde önemli olduğu için kamuoyuyla paylaşmak isterim-, Dedi ki; ‘Biz her yerde eğitim hizmetleri yapıyoruz ama bir ülke var ki, din hizmeti bizde kalacak. Neresi, Arnavutluk. Biz de behemehal, bu görüşmeden sonra, (2008-2009 olabilir sene) Ben Başkan Yardımcısı’yım, (diyor ki Özcan) ‘Her ülkede eğitim hizmeti yapıyoruz ama bir ülkenin, biz din hizmetini üstleneceğiz.’ Yani bunlar bu cesareti nereden alıyorlardı, şimdi tabii anlaşılıyor. Ben o zaman dış ilişkilerden sorumlu başkan yardımcısıyım, behemehal, Arnavutluk’a müşavir kadrosu istedik. O zaman Abdullah Gül Bey Dışişleri Bakanımız…

Hemen görüşmeler yaptık, Ali Bardakoğlu Hocamız ile (O zamanki Diyanet İşleri Başkanı) ziyaret ettik. O da çağırdı herkesi, hemen ‘Buraya, Arnavutluk Tiran’a hemen bir Din İşleri Müşavirliği kadrosu gönderelim.’ dedi. 6 ay bekledik gelmedi. 6 ay sonra, gelen yazı aynen şöyleydi: ‘Arnavutluk’ta soydaşımız bulunmadığından, Din İşleri Müşavirliği kadrosuna ihtiyaç yoktur!’ Yazı, Dışişleri Bakanlığı’ndan geliyor. Bunu, bir ABD ziyaretinde Sayın Başbakanımıza arz ettim. (Sayın Erdoğan.) Sayın Başbakanımız, Dışişleri Bakanı’nı çağırdı, o zaman Ali Babacan Bey’di, ve dedi ki, ‘Biz daha Amerika’da iken bu kadro çıkacak!’ Ve o kadro çıktı. Fakat üzülerek belirteyim, bütün çabalarımıza rağmen, biz Arnavutluk’ta Din Hizmetlerine müzahir olamadık. Şu anda Tiran’da Sultanahmet büyüklüğünde muhteşem bir mâbed yükseldi. Bitmek üzere, ama üzülerek belirteyim onların oraya olan o hakimiyetinden dolayı… Niye Arnavutluk, onun sebebini yıllar sonra anladım. Papa Francis, Papa oldu, papaların ilk ziyaretleri önemlidir. Normalde Papa ilk ziyaretini nereye yapar? Arjantin’e yapması lâzım, oralı olduğu için veya Latin Amerika’ya yapması lâzım. İlk ziyaretini Arnavutluk’a yaptı. Ben derim ki, FETÖ’nün 2007’de ‘Sadece Arnavutluk’un din hizmetleri bizde kalacak’ ısrarının sebebi neyse, Papa’nın da ilk ziyaretini Arnavutluk’a yapmasının sebebi de odur. İlim adamları bu sebebi oturup araştırsınlar. Avrupa, Güneydoğu Avrupa’nın Müslümanlığını hazmedemedi.”

Evet, Muhterem Görmez’in açıklamalarını okudunuz, teşekkür ederim.

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez, canlı yayında birçok çarpıcı ifşaatta bulundu.

Tekrar edelim:

Bunların en önemlisi, Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde, Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen yazı ile, “Arnavutluk’a Diyanet Yetkilisi atanmasının” engellenmesiydi.

Muhterem Görmez, Habertürk’ten Didem Arslan’ın moderatörlüğünü yaptığı programda, Mustafa Özcan’ın makamına gelerek, Arnavutluk’taki “DİN İşleri”nin tamamen kendilerine bırakılmasını talep ettiğini…

Kendisinin de bu cür’eti görür görmez, Tiran’a “Diyanet Yetkilisi” atanması için  harekete geçtiğini söylüyor ve bu hayırlı çalışmanın, zamanın Dışişleri Bürokrasisi tarafından gönderilen bir “yazı” ile engellendiğini ifade ediyor.

Gerekçe de çok ilginç:

“Arnavutluk’ta soydaşımız bulunmadığından, Din İşleri Müşavirliği kadrosuna ihtiyaç yoktur!’

Burası çok önemli.

Muhterem Başkan, o belgeyi kamuoyuna arz ederlerse çok iyi olur.

Altında kimin veya kimlerin imzası varmış, kimler “FETÖ yararına” engellemede bulunmuş, bir bakılır.

Kendileri, ismi veya isimleri kamuoyuna açıklamayı uygun görmezlerse…

Yargı harekete geçebilir ve

 “FETÖ yararına Diyanet’in yolunu kesen kimlerse, hangi bürokratsa veya bürokratlarsa, hangi Bürokrat veya bürokratlar, dönemin Sayın Bakanı’nın  talimatını bile hiçe sayabilmişlerse” ortaya çıkartabilir."
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz