mahihaber İmamlara Silah İsteyenler Nerede... - Mahihaber
HADİSLERDEN

İmamlara Silah İsteyenler Nerede...





İmamlara karşı herhangi bir darp olayında ayağa kalkan sendikalar "imamlara da silah" talebinde bulunuyorlardı.

Bir kaç gün önce Erzincan Tercan'daki müftülükte silahlı bir imamın 4 arkadaşını acımadan öldürmesi üzerine kısık seslerle konuşmaya başlayan sendikalara soruyoruz.

İmamlara Silah İsteyenler Nerede...

Daha bir kaç yıl önce, imamlardan bazılarının darp olaylarına karışması üzerine başta Diyanetsen Giresun Şube Başkanı Sami Şimşek ortaya çıkmış "İmamalara da silah ruhsatı verilsin, imamlarda silahlansın" çağrısını yapmıştı.

Hatta bu çağrı medyada geniş ilgi görmüştü.

Dört diyanet görevlisinin yine bir başka Diyanet görevlisi tarafından acımasızca katledilmesi üzerine sendikaların yüzeysel açıklamaları da vatandaşları ikna etmiyor, tabi..

İşte Diyanet-sen  Genel Başkan Mehmet BAYRAKTUTAR'ın sendikanın web sitesi üzerinden yaptığı açıklamada "Psikolojik sorunları olan saldırganın ruhsatlı silah ile kendisi dahil beş kişiyi öldürmesi diyanet camiasını yasa boğdu." diyerek meslektaşını hem "Psikolojik sorunları olan" ve hem de "saldırgan" olarak nitelendirmesinin ardından "Psikolojik sorunları olan bir kişinin tedavi altına alınması gerekirken neden görev verildiği. böyle bir kişinin ruhsatlı bir silaha sahip olması" demiştir.

Tabii, sendikanın da bu açıklaması, temsilcisinden olayın ardından detaylı bilgi alamaması da bizim soru işaretimiz.

Sahi, imamlıktan hizmetli kadrosuna geçen zanlının bu duruma düşmesine kadar geçen süreç neydi, bunu kimse anlatmıyor..

Yine bir başka sendika.

Diyanet Bir-Sen Bölge Başkanı Mahmut Bozkuş, Erzincan’ın Tercan İlçe Müftülüğünde meydana gelen menfur olayla ilgili kendince "dikkat çeken" bir açıklama yapmış.

Açıklamayı okuduğumuzda pek de dikkat çekici unsura rastlanılmadığı gibi "yardımcı hizmetli kadrosunda görev yapan bir personelin, 4 görevliyle birlikte kendi canına kast etmesinin, ayrıca 2 görevliyi de yaralamasının, personelin psikolojisinin bozukluğuna bağlanarak geçiştirilemeyeceğini" ifade etmesindeki şüphe de netliğe kavuşmadığı için muallakta kalan bir düşünce olmuştur.

Açıklamasında başkanlığın açıklamasından destek alarak "açıklama camiamızı tatmin etmemiştir." diyen Bozkuş  "...imam-hatip kadrosunda iken psikolojik sorunları nedeniyle yardımcı hizmetli kadrosuna alındığı belirtiliyor. Eğer böyle ise, psikolojik sorunu olan bir görevlinin ruhsatlı silahına nasıl izin veriliyor? Buna kimler göz yumuyor? Camii de görev yapması gereken imam-hatip ve müezzinler neden müftülükte görevlendiriliyor? " diye soruyor.

Sahi, bu silah neden verildi.

Biz söyleyelim. İmamlara silah verilsin diyenler sizin camianız değil mi ? Niye şaşırıyorsunuz.

İnsancıl duygular içerisinde barışçıl olması gereken imamlarda silah neden olsun..

Diyanet Merkez ile taşra kuruluşlarında, İl müftülükleri ile ilçe müftülükleri arasında, ilçe müftülükleri ile imamlar arasında sürekli bir gerginlik olduğunu yıllarca yazıyoruz.

Mobbingleriniz almış başını gidiyor. En üstten en alta ezen ve ezilenler gün ışığı gibi gerçek.. Düzeltmeye çalışan yok.

Zira en basitinden inisiyatif sahibi, liyakatlı makam sahipleri Diyanette yok..

Sendikanın bir sürü sorunu bu elim hadise üzerine gündeme getirmesi de ilaç olmuyor tabi. 

Zira maharet sorunları sıralamak değil, sorunlara çözüm bulmaktır.

Sendikalar açıklama yapamıyor. Zira fincancı katırları ürkerse koltujkarlından olacaklar.

Ha bir de, alın terine haram karışınca mı huzur olmuyor. 

Ne dersiniz..

mahihaber / Arge

Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder