HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Bir Hüzün Sarayı.. Beylerbeyi




Sultan Abdülaziz'in konuk evi...
Abdülhamid'in hüzün yeri...
dar agaci...
Ahh hayat ne acimasizsin
Kimilerine hanlar saraylarla sefa surdururken
Ayni hucrede hapis hayati yasattiriyorsun...
Sen kahkahalarla yankilanan duvarlarin ardinda dokulen gozyaslarindan yalnizca biriydi;
Abdülhamid!
Rutubetli(hala görülebilir) kederli, acı dolu,Sahil Sarayının hazin yolcularından biri...
Kivrak zeka ve keskin hafizaya sahip olmasinin yanisira marifetliydi de elleri...
Evet
Kendi elleriyle yaptığı- mükemmel bir usta oldugu defaaten soylenir- sandalyeleriyle yoldaslik kurdu belki bu garip ve çaresiz birakıldığı koca sarayda...
Icine isleyen derdi alalade bi mr parcada sahesere donusturdu kim bilir... Temizligi seven guzel insan israrlari uzerine yapilan banyosunun manzarasi da pek manidar...
'dinin mihenk taşı; temizlik' şuuruyla
son nefesinde dahi arinmayi istemis!(hastaligiyla alakali yasakli mevzu uzerine)
Öyle degil mi?
Ne güzeldir su bazen ruhumuzu dinlendirir
bazen maddi kirleri
O'da hapis hayatinda mavinin derinliklerinde hissetmis ozgurlugu
Hakka giden yolda arinmak gerektigini... Abdülhamid annesini yad ediyor bir odada
Biliyor 'cikis' yok cakallar sarmis etrafini
Emin bir yer ana kucagini istiyor
Evlatlarina hasret kalmisliginin acisiyla
Siginiyordu annesinin kokusunun sindigi odalara
Annesinin gogsünde uyumak
aci ve caresiz yuregine iyi gelecekti kim bilir
Basini oksayacakti annesinin aziz hatirasi
Ve annesinin son nefesini verdigi o yerde yükselecekti arşi alaya derin bir uyku sonrasi...
'Sessiz oğul' sessiz sessiz gitti !
Ama nafile Tarih yankilaniyor usul usul
affetmiyor haksizliklari
Haklıyı, hakki elbet gösterecekti!

D N Tanış @mutluevinkralicesi .
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz