videohaber Hutbeyi Hazırlayanlardan Sahabe-i Kiram'a Çirkin Benzetme - Mahihaber - İslamın Hizmetkârı
HADİSLERDEN

Haberi Paylaşabilirsiniz

Hutbeyi Hazırlayanlardan Sahabe-i Kiram'a Çirkin Benzetme



Resullullah aleyhisselam'ın Mekke'den Medine'ye hicretini konuştuğumuz bu günlerde 81 il ve bağlı ilçelerde okunan 07.09.2018 tarihli hutbe ile adeta Mekke'den Medine'ye, Taife, Neccar'ın ülkesi Habeşistan'a ve daha bir çok ülkeye hicret eden başta Peygamber aleyhisselam ve arkadaşlarına, o kutsal insanlara, o mübarek insanlara kıyas edilen bugünkü Suriyelilerin bir tutulması vatandaşlar arasında tepki ile karşılandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri tarafından hazırlanan ve 7 Eylül'de ve Tüm Türkiye'deki camilerde okunan Hicret başlıklı hutbeden sonra vatandaşlar tepki gösterdi.

Bir çok vatandaşlar imamlara söylenirken, bir kısım vatandaşta sosyal medyadan Diyanet İşleri Başkanlığı'na veryansın etti.

Amaçları sadece bir olan Allah'a iman etmek olan, mal, mülk, rahatlık düşünmeyen onlarca Sahabe-i Güzin vatanlarını baskılara karşın terk etmek zorunda kalıp gittikleri yerlerde dürüstlükleri ile, hal ve hareketleri ile kardeş ilan eden ensar tarafından baştacı edilirken amaçları sadece daha rahat yaşam olan Allah, kitap, din bilmeyen geldikleri ülkelerde yerli halkın neredeyse namusuna göz dikecek kadar ileri giden Suriyeli mültecilerle bir tutulmasına tepki gösteren vatandaşlar "Bu nasıl hutbe dedi.

Allah rızası için Mekke’de her şeyini bırakıp Medine’ye hicret etmiş bulunan, Müslümanlara muhacir, Mekkeli Müslümanlara muhabbet ve samimiyetle kucaklarını açan, ellerinden gelen her türlü yardımı onlardan esirgemeyen Medinelilere de Ensar denir.

Bunu çok iyi bilen Türk milleti baştan böyle bir duyguyla kardeş bildiği Suriyelilere kucak açmış, evlerini açmış, hatta dul ve yetim kalan evlenme çağındakilere gelin ya da damat gözüyle bakmıştır. Ellerindeki eşyayı, boş dairelerini başta bedava vermiştir.

Zaman içerisinde camiye uğramayan,besmelesiz, ihanet etmeye her an hazır, edep, ahlak, saygı bilmeyen, hatta terör örgütü üyesi olan, hırsızlık, cinayetle geçirmedik gün bırakmayan bir güruhla karşılaştığında bunların muhacir, kendilerinin bunlara ensar olamayacağını anlamıştır.

Suriye’den Türkiye’ye Arap, Kürt, Ermeni, az da olsa Türk, Müslüman, Hristiyan, Süryaniler, Esad’ın kontrol edemediği alanlardaki tüm mahküm ve tutuklular; siyasi veya adli suçlular; katiller, uyuşturucu kullananlar, tecavüzcüler geldi mi gelmedi mi ?

Haberlere bakın. Bu mülteci denen Suriyelilerlen öz etmeyen tek haber bulamazsınız

Yol kesen, tecavüz eden, işyerlerine saldıran, kaptıkaçtı yapan, kadınların ırzına göz diken sahabe zamanında bir muhacir gösterin. 

Suriye’de şehit düşen Mehmetçiklerin yaşında 400 bin Suriyelinin Türkiye’de 230 bin çocuğu doğarken, Mehmetçikler birbirine benzer acılar geride bırakarak, yeni doğan çocuklarının sesini hiç duyamadan, eşlerine, çocuklarına sarılamadan, el, alın öpemeden, öpülemeden, anne, baba, kardeşlerini göremeden, evlenemeden, nişanlısına sarılamadan düğününe kısa bir süre kala Suriye’de şehit düşerken, buraya kaçan korkak Suriyeli gençlerin sahillerde, piknik alanlarında cirit atmalarıyla görünen manzara ile Sahabeyi masıl bir kefeye koyarınız

Bugün muhacir dediklerinize bakın. ...

O dönemde böyle bir harekete meyletmeyi bırakın düşüncesinden bile geçirmeyen varken bugün sokaklarımızda yerli olarak huzur içinde yaşayabilir miyiz..

Diyanet'in o kutsal insanlara bugünkü mültecileri, kendi vatanlarına ihanet etmiş, zorbalıkla ülke sınırlarından içeriye girmiş, "yer edeyim gör bak sana ne edeyim" zihniyetindeki insanlarla o güzide insanları aynı kefeye koymak ihanettir.



Vatandaş sosyal medyadan "Ey diyanet dini için vatanını terk etmek zorunda kalan güzide ashabı kiram ile parasını pulunu toplayıp sırf rahatı için ülkesinden kaçanlar nasıl kıyaslarsın.(savaş zulmünden kaçan çocuk kadın ve yaşlılara bakmak elbet boynunuzun borcu ama 17-60 yaş arası angutlara neden bakacağız)" "Diyanet İşleri Başkanı hutbeyi kendisine koltuk verenden değil yüce Kur'an ı Kerim'den versin. Hicret; baskıdan, savaştan kaçmak için değil islamiyeti yaymak için emredilmiştir. Hicretten sonra islamiyeti yaymak için cihad emrolmuş en güzel örneğide hicretin 6'ncı ayında 3'ncü sene senesinde Uhud, Bedir, Hendek savaşlarıdır.Peygamber efendimiz hicret etmiş cihat etmiş islamiyeti yaymıştır, sizin üstünü kapatarak peygamber efendimizle kıyasladığınız vatan haini korkak suriyeliler Türkiye'ye hicret değil kaçmıştır sonucunda islamiyeti değil havaya nargile dumanı yaymıştır..." derken Diyanet'in halen bu insanları masum göstermesi abesle iştigaldir.

Bu konuda vatandaşın tepkisi için tıklayınız

Bize göre, muhalefetin yegane lideri Sayın Devlet Bahçeli dahi bundan muzdariptir. Bu konuda ne kadar yüreği yandığını her fırsatta dile getirmektedir.



Ehli vicdan olan her yönetici Suriyelilerin bu ülkeye alınmasını hata olarak görmektedir.

Gelecekte PKK'dan daha tehlikeli olacak olan bugün 4 milyon nüfusa sahip bu kend vatanlarına ihanet etmiş ne oldukları belli olmayanları Diyanet'in muhacir etiketi ile sahabeye benzetme fikri artık bitmelidir.

Son olarak, Bugünkü sığınmacılar, mülteciler ne derseniz deyin dini için, Allah'a iman eden Sahabe-i Güzin'in tırnağı bile olamaz. Bu konuda ısrar edilirse, bu milleti o sahabeye de
bakışını da değiştirirsiniz.


Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Haberi Dostlarınızla Paylaşabilirsiniz