videohaber Eleştirmek, Hem Hak, Hem Vazife! Ama Nasıl? [video] - Mahihaber
HADİSLERDEN

Eleştirmek, Hem Hak, Hem Vazife! Ama Nasıl? [video]



İlahiyatçı  Muhammed Emin Yıldırım, eleştiri ahlakını anlattı. 

“Eleştirmek Hem Hak, Hem Vazife! Ama Nasıl?” başlığında, eleştirinin ne olduğu, nasıl yapılması gerektiğini, nelere dikkat edilmesini ve daha birçok konuyu Hz. Peygamber (sas) ve Sahabe örnekliğinde bizlere takdim etti.

Dersten Cümleler

Kur’an-ı Kerim en güzel eleştiri kitabıdır ve onlarca eleştiri örneği içerisinde vardır.
Allah Resulü (sas) en güzel eleştirmendir ve onlarca bu işin usulüne dair örneklikler ortaya koymuştur.
Sahabe nesli hem eleştiren, hem eleştirilen bir nesil olarak, onlarca bu işin nasıl olduğuna dair misaller bizlere miras bırakmışlardır.
Kur’an ilaçları veriyor, Sünnet o ilaçların nasıl kullanılacağını gösteriyor, Sahabe nasıl iyileşilebileceğini öğretiyor.

Rabbimiz o yüce kitabında, bazen genel olarak insanı, bazen inkârcıları, bazen münafıkları, bazen müminleri, bazen gönderdiği elçileri ciddi bir şekilde eleştirdiğini görürüz.

İtab ayetlerine örnekler:

1. İbn Ümmü Mektûm olayı: Abese,1-10. ayetler
2. Bedir esirleri meselesi: Enfal, 67-69
3. Münafıklara izin verilmesi: Tevbe, 43-46, 49, 81
4. Tahrim meselesi: Tahrim, 1-3
5. Münafık ve müşriklere dua/istiğfar meselesi: Tevbe, 80
6. Münafıkların cenaze namazına iştirak meselesi: Tevbe, 84
7. Fakirlerle ilgili uyarı: Kehf, 28

Eleştirmenin Arapçası: Tenkit تنقيد

Eleştiri: İyi ve kötü taraflarını ortaya koyarak bir değerlendirme yapmak, uyarmak, ayırmak. Aslında elemek…

Eleştirinin Faydaları:

1. Eleştiri, eksikleri tamamlar.
2. Eleştiri, yanlışları giderir.
3. Eleştiri, fikirleri derinleştirir.
4. Eleştiri, eylemleri güzelleştirir.
5. Eleştiri, hakikate ulaştırır.

Eleştiri usulüne uygun yapılmadığı için hassasiyetler değil, taassuplar artıyor.

“Eleştirmek Hem Hak, Hem Vazife” Nereden çıkarıyoruz bunu? Üzerimize bir farz olan “Emr-i bi’l-Ma’ruf, Nehy-i Ani’l-Münker/İyiliği emretme, kötülüğü nehyetme” emr-i ilahisinden…

1. Eleştiri, öncelikle insanın kendisinden işe başlayacağı bir ameldir.
2. Eleştiri, karşılıklı bir hukukun insana yüklediği bir sorumluluktur.

“Önce camiye gel, sonra eleştir!”

3. Eleştiri, belli sorumlulukları taşımayı kabul edenlerin yapması gereken bir iştir.

Önce sorumluluk, sonra eleştiri; önce yük alma sonra kusur bulma, önce yük taşıma sonra tenkit etme…

4. Eleştiri, selim bir niyet ve derin bir ilim gerektiren bir vazifedir.

Ömer’e kılıç gösteren o insanlar en az Ömer kadar ilim sahibi idiler. Kur’an’ı biliyorlar, sünneti biliyorlar; bildikleri için o kılıcı havaya kaldırmaya hak sahibiler…

5. Eleştiri, karşıdakinin anlaması ve gereğini yerine getirmesi gereken bir eylemdir.



“Ey Müminlerin Emiri! Sen nasıl Allah’ın bize verdiği hakkı bizden esirgiyorsun. Allah Kur’an’da: Nisa Sûresi 20. ayette ‘Onlara kantar kantar, yüklerle mehir verseniz bile geri almayın…’  demiyor mu?”

El-Vakkaf inde’l-Hak/ Hak karşısından anından duran insan…

Hz. Ömer: Hak karşısında duran adam

Hz. Ömer: Haksızlık karşısında susmayan, hak karşısında duran adam…

“Esabet imraetün ve ahta Ömer/ Kadın isabet etti, Ömer ise hata etti!” (Ebû Davud, Nikâh, 28; Tirmizi, Nikâh, 22)

Aişe annemiz diyor ki Hz. Peygamber: “Falana ne oluyor ki şöyle şöyle söylüyor” veya “Bazı kimselere ne oluyor ki şöyle şöyle söylüyorlar!” derdi.  (Ebû Davûd, Edeb, 6)

Buhari ve Müslim’de de şöyle geçmektedir:  “Bana ne oluyor ki sizi böyle görüyorum!” diyordu. (Buhari, Menâkıb, 25; Müslim, Salât, 119)

“Allah Hayy’dır/diridir; Settar’dır/ayıpları örtücüdür, hayâyı ve örtünmeyi sevendir. Öyleyse biriniz yıkanınca örtünsün.”  (Ebû Davûd, Hammâm, 2; Nesâî, Gusl, 7)

“Şuna söyleseniz de vücudundaki o sarı boyaları bir yıkasa!”  (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/133)

Rifâa b. Râfî (ra) naklettiği hadis: (Ebu Davûd, Salât, 143, 144; Tirmizi, Salât, 110)

Eleştiri ahlakının ilkeleri:

1. Tenzil üzerinden yapılmalı, tevil üzerinden yapılmamalıdır.
“Tenzilin inkârı söz konusu değilse, tevilin inkârı tekfiri gerektirmez.” (İmam Ebû Hanife)

2. Hassasiyet yansıtılmalı; ama asla taassuba kapı açılmamalıdır.
3. Empati yapılmalı; ‘ben onun yerinde olsaydım; o benim yerimde olsaydı’ varsayımları düşünülmelidir.
4. Islah öncellenmeli; şahıslar ifşa edilmeden, fiiller ele alınmalıdır.
5. Muhataplar iyice tanınmalı, onların algı, anlayış, kavrayış ve vasıfları göz ardı edilmemelidir.

(Ders Tarihi: 5 Aralık 2015)

Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder