mahihaber İstanbul Müftülüğü Nereye Koşuyor - Mahihaber
HADİSLERDEN

İstanbul Müftülüğü Nereye Koşuyor




Bir zamanlar Diyanet İşleri Başkanlığı yardımcılığı yapan Prof.Dr. Hasan Kamil Yılmaz'ın müftülük yaptığı İstanbul Müftülüğünü izliyoruz.

Kendisi ile ilk önce Süleymaniye camiinde cami gençlik buluşmasında karşılaşmıştık.

Sabah buluşmasının yapıldığı program sonrası düşüncelerimizi açıkladığımızda kendisinin bir şekilde yalnız bırakıldığını, programın çok zayıf bir şekilde işlendiğini, gelen ziyaretçilerin beklentisinin karşılanmadığını ve müftü beyi kimsenin zayıf duruma düşürmeyeceğini ifade etmeye çalışmıştık. ( Okumak için tıklayınız )

İlerleyen günlerde çalışmalarını takip ettiğimiz İstanbul Müftüsünden ilk izlenimi yerle bir edecek söz ve davranışlar görmeye başladık.

Daha ağır açıklamalar, toplum içinde daha farklı hal ve hareketler..

Acaba danışmanları mı bunu yapıyor, müftü beyi etkiliyor diye düşünürken bir sabah buluşmasında da davetli olduğu caminin programına uymayıp, kendileri evsahibi imişcesine hareket ederek ve cami görevlilerini hiçe sayarak hatta yok sayarak hareket etmeleri o sabah programında da beklentilere cevap vermemesi dikkat çekti.

Bu kibir miydi, yanlış bir bilgilendirme mi idi pek çözmedik

Sonraki günlerde gelen açıklamaları ve en sonunda yapılan bir açıklaması ister istemez İstanbul Müftülüğü merkez ile ipleri koparttı mı, dedirtti.

Merkez dediğimiz, Diyanet İşleri Başkanlığı..

Başında kim var.. Prof.Dr. Ali Erbaş...

Bir zamanlar Prof.Dr. Mehmet Görmez'in halefi olabileceğini vurguladığımız (Okuyunuz ) Yılmaz, o koltuğa oturan şimdiki zatı başarılı bulmuyor muydu. ?

Zira bir dergiye verdiği röportajı dikkatleri çekmişti.



İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz Altınoluk dergisine verdiği röportajda Diyanet'i ve Diyanet İşleri Başkanının sorumluğunu bir şekilde dile getirmeye çalışmıştı.

Yılmaz röportajında Diyanet İşleri Başkanı'nın tek başına karar verme yetkisi olmadığını ifade ederek, bağımsız olarak karar verme yetkisinin kendisine bırakılmadığını dile getirerek "Şöyle söyleyeyim Diyanet İşleri Başkanlığı tabii Türkiye’de devletin bir kurumudur. Devlete bağlı bir kurumun devletten vareste olması düşünülemez. Ama bu süreç içerisinde Diyanet’in kendi refleksleri oluşmuştur. Diyanet karar verirken başındaki insanı tek başına bırakmamış. Bir Din İşleri Yüksek Kurulu var. Kararların Din İşleri Yüksek Kurulu’nun kararı olarak uygulamaya konulması istenmiştir." demişti. ( Okuyunuz )

Cemaatler üzerinden de Diyanet'in eksik kaldığını vurgulaması, Görmez dönemindeki cemaatlerin denetlenmesi kararının uygulanmamış olması, bu projenin sahibi olarak ve  Diyanet'e bağlanması yönündeki düşüncelerinde ısrarcı açıklamaları da gündeme düşmüştü. ( Haber için tıklayınız)

Erbaş yönetimindeki Diyanet bu projeyi rafa kaldırmış olacak ki, tüm bunlar Yılmaz'ın merkeze dargın olmasını düşündürüyordu.

Ve son olarak yapılacak olan İl Müftüleri istişare toplantısı öncesi bölge müftüleri toplantısını yapması ileriye dönük bir yatırım ya da Diyanet'te olabilecek bir yönetimin değişmesi öncesi bir strateji toplantısı mı oluyordu.?

Zira dinihaber.com sitesinin sık sık vurguladığı üst yönetimin değişim rüzgarları İstanbul'a mı sıçramıştı.

Zira bu toplantı öyle küçük bir haberle geçiştirilecek cinsten değildi.

Bugüne kadar pek görülmeyen bir toplantıya İlahiyat Fakültelerinin dekanları da katılmıştı.

Habere göre, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Ankara’da yapılacak olan 35. İl Müftüleri İstişare Toplantısı’na hazırlık amacıyla Bölge Müftüleri ve İlahiyat Fakültelerinin dekanlarıyla istişare amacıyla biraraya gelmişti.



İstanbul Müftülüğü’nde yapılan toplantıya Bursa Müftüsü İzani Turan, Edirne Müftüsü Emrullah Üzüm, Çanakkale Müftüsü Arif Gökçe, Tekirdağ Müftüsü İsmail İpek, Kırklareli Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Kocaeli Müftüsü Yusuf Doğan, Yalova Müftüsü Turgut Açari, Bilecik Müftü Vekili İbrahim Özen ile Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Köse, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murteza Bedir, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman Çetin, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Keskin, Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdullah Kahraman, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Şevket Yavuz ve Trakya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Cevdet Kılıç katıldı.

Önümüzdeki günlerde yapılacak olan 35. İl Müftüleri İstişare Toplantısı öncesi böyle bir buluşma, yapılacak olan istişare toplantısını ne şekilde etkileyecek onu da göreceğiz. Tabii, basına açık olarak bu toplantı yapılırsa...

Bu arada merkezden gelen emirlerin de pek dikkate alınmadığını da duyar gibi oluyoruz.

En basitinden Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürülüğünün geçen aylarda Geçici Öğreticiler için yaptığı açıklamaya İstanbul Müftülüğünce itibar edilmemişti.

Eğitim Hizmetleri 2017-2018 öğretim yılında görev alanların sınavlara tabi tutulmadan görev verilmesi yönündeki talimatına İstanbul Müftülüğü icabet etmemiş, ilçe müftülüklerine gönderdiği yazıda  tüm geçici öğreticilerin sınava tabi tutulmasını emretmişti.



İlçe müftüleri de iki arada bir derede kalmış il müftülüğünden gelen yazıya uymak zorunda kalmıştı


Yani emir merkezden gelmiş, İstanbul Müftülüğü dikkate almamıştı.

Bu arada İstanbul'da görev yapan cami görevlilerinin denetlenmemesi serbestliği cami görevlilerinin rahatlığına sebep olurken, bazı camilerin merkezi ezan sistemine kayması, bazı camilerde ezanmatiklerin kullanılması, yine yeni yapılan camilerin müştemilatlarında dikkatsizliklerin, ya da cemaatin kullanımında sıkıntı verdikleri yönünde şikayetlerin, sabah ve yatsı namazlarına uğramayan imamların varlığı yönünde yapılan şikayetlere aldırış edilmemesi de giderek artmaya başlamış.

Biz duyumları ortaya koyduk.

mahiihaber /Arge
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder