mahihaber Ashâbın Dilinden Peygamberimiz - 1 - Mahihaber
HADİSLERDEN

Ashâbın Dilinden Peygamberimiz - 1




Ashâbın Dilinden Peygamberimiz

1. Aydan Daha Güzel

Câbir ibni Semüre radıyallahu anh şöyle dedi:

"Mehtaplı bir gecede Resûl-i Ekrem Efendimizi kırmızı renkli bir elbi­se içinde gördüm. Hangisinin daha güzel olduğunu anlamak için bir onun yüzüne bir de Ay'a baktım. Yemin ederim ki, bence onun mübarek yüzü Ay'dan daha güzeldi."

(Tirmizî, Edeb 47; Dârimî, Mukaddime 10.)

2. Ondan Daha Güzelini Görmedim

Berâ Âzib radıyallahu anh anlatıyor:

"Fahr-i Cihan Efendimiz'in mübarek saçı ne çok dalgalı ne de tama­men düzdü. Orta boyluydu. Göğsü ile iki omzunun arası genişçeydi. Gür saçları başından kulak memesine kadar inerdi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi kırmızı renkli bir elbise içinde görmüştüm; ben hayatımda ondan daha güzel bir varlık görmedim."

(Buhârî, Menâkıb 23; Müslim, Fezâil 91.)

.3. Bu Yüzün Sahibi Yalancı Olamaz

Abdullah b. Selâm radıyallahu anh anlatıyor:

"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Medine'yi şereflendirdiği gün, insanlar 'Resûlullah geldi! Resûlullah geldi!" diye ona doğru koşarak gidiyordu. Onu görmek için ben de halkın arasına katıldım. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin yüzünü görür görmez, o yüzün sahibinin ya­lan söylemeyeceğini anladım."

(Buhârî, Meğâzî 79; Müslim, Tevbe 53.)

.4. Abdullah b. Ömer anlatıyor:

"Ben hayatımda Rasûlullah kadar cesur, onun kadar cömert, onun kadar yiğit, onun kadar aydınlık yüzlü ve güzel birini görmedim."

(Dârimî, Mukaddime 10.)

5. Doğan Güneş 

Rubeyyi binti Muavviz radıyallahu anha, Ammâr b. Yâsir'in torunu Ubeyde'ye, Efendimizi şöyle anlatıyor:

"Sen onu bir görseydin, doğan güneşi görmüş gibi olurdun!"

(Dârimî, Mukaddime 10, n. 61. )

6. Onu Gören Bir Ben Kaldım

Tabiîn muhaddislerinden Ebû Mes'ûd Saîd ibni İyâs el-Cüreyrî şöyle dedi:

Ashâb-ı kiramdan Ebü't-Tufeyl Âmir ibni Vasile el-Leysî radıyallahu anh bir gün: "Şu yeryüzünde, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi bizzat gören insanlardan sadece ben kaldım." dedi. Bunun üzerine ben de ona: "Öyleyse Peygamber Efendimiz i gördüğün gibi bana da anlat, de­dim. O da:

"Allah'ın Elçisi beyaz tenliydi. Mübarek bedeni eşsiz bir güzelliğe sa­hipti. Ne uzun ne kısa ne zayıf ne de fazla kiloluydu." dedi."

(Müslim, Fezâil 98-99; Ebû Dâvûd , Edeb 30.)

.7. Enes b. Mâlik radıyallahu anh anlatıyor:

"Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek saçları kulaklarının yarısına kadar uzanırdı."

(Müslim, Fezâil 96.)

8. Nübüvvet Mührü‏

Câbir ibni Semüre radıyallahu anh anlatıyor:
"Ben, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin iki küreği arasındaki peygamberlik mührünü gördüm. Bu mühür güvercin yumurtası büyüklü­ğünde ve kırmızımsı bir ben idi."
(Tirmizî, Menâkıb 11.)
.
9. Her İşe Sağdan Başlardı‏

Hz. Âişe radıyallahu anhâ anlatıyor:

"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem her işe sağdan başlamayı severdi. Abdest ve boy abdesti aldığında sağ eliyle, saçını ve sakalını taradığında sağ tarafından, ayakkabısını giymeye de sağ ayağıyla başlardı."

(Buhârî, Vudû 31; Müslim, Tahâret 66.)

.10. Yine Hz. Âişe anlatıyor:

"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sağ elini temizlik ve yemek için, sol elini de tuvalette temizlenmek ve benzeri işler için kullanırdı."

(Ebû Dâvûd. Tahâret 18, nr. 33.)

11. Saçları Ağarmamıştı‏

Abdullah ibni Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor:

"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in başında yirmiye yakın ağar­mış saç teli vardı."

(İbn Mâce, Libâs 35.)

12. Tabiîn âlimlerinden Katâde bin Diâme es-Sedûsî şöyle dedi:

"Enes ibni Mâlik radıyallahu anh'a: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem saçlarını kına ile boyadı mı? diye sormuştum. Bana şu cevabı verdi:

'Resûl-i Ekrem Efendimiz'in mübarek saçları boyayacak kadar ağarmamıştı. Sadece sakal başlarındaki birkaç tel saçına ak düşmüştü. Ebû Bekir radıyallahu anh ise saç ve sakalı ağardığında onları kına ve ketem ile boyardı.'

(Buhârî, Menâkıb 23; Müslim, Fezâil 14.)

.13. Ellerini Yüzüne Sürerdi‏

Hz. Ömer'in anlatıyor:

"Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ellerini açarak duâ ettiği zaman, mutlaka ellerini yüzüne sürerdi."

(Hâkim, Müstedrek, I, 719.)
.
14. Beni Hûd Suresi İhtiyarlattı‏

Ashâb-ı kiramdan Ebû Cühayfe radıyallahu anh anlatıyor:

"Sahâbîler Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e:

'Yâ Resûlallah! Yaşlandığını görüyoruz' dediler. Allah'ın Elçisi onlara şöyle buyurdu:

'Beni Hûd sûresi ile benzeri sûreler ihtiyarlattı. "

(Ebû Yalâ, Müsned, II, 184.)

15. Abdullah ibni Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor:

Hz. Ebû Bekir Resûlullah Efendimize hitaben:

"Yâ Resûlallah! Sende yaşlanma alâmetleri görünüyor, sakalın da ağarmış!" dedi.

Allah'ın Elçisi de ona şöyle buyurdu:

"Beni Hûd,  Vâkıa, Mürselât, Amme yetesâelûn (Nebe ) ve İze'ş-şemsü küvviret (Tekvîr) sûreleri kocalttı ve saçlarımı ağarttı.

.16. Yeni Bir Elbise Giydiğinde

Ebû Said radıyallahu anh anlatıyor:

“Rasûlullah (s.a.s)  yeni bir elbise giydiğinde ‘bu sarığı, bu gömleği, bu hırkayı’ diye giysinin adını belirterek şöyle dua ederdi:

‘Allah’ım! Bana bu sarığı, (bu gömleği, bu hırkayı) giydirdiğin için Sana hamdolsun.  Senden bunu ve bunun örttüğü uzuvlarımı hayırlı kılmanı niyaz ederim. Bu elbisenin ve bunu taşıyan uzuvlarımı şerrinden de Sana sığınırım.’”

(Ebû Dâvud, Libas 1; Tirmizi, Libas 29.)

17. Sade Yaşamak İmandandır

Bir gün sahabe-i Güzin efendilerimiz Peygamber Efendimizin yanında dünyadan bahsettiler. Efendimiz de onlara şunu söyledi:

‘’Siz işitmiyor musunuz? İşitmiyor musunuz? Sade yaşamak imandandır; evet sade yaşamak imandandır.’’

(Ebû Dâvud, Tereccül 1.)

18. Beyaz Elbise Giyiniz

Abdullah İbn Abbas radıyallahu anhümadan rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

‘’Size beyaz elbise giymenizi tavsiye ederim. Hayatta olanlarınız beyaz elbise giysin. Vefat edenlerinizi de beyaz kefene sarınız; zira beyaz elbise giysilerinizin en hayırlısıdır.’’

(Ebû Dâvud, Tıb 14; Tirmizi, Cenâiz 18.)

19. Üç Gün Karnı Doymadı

Hz. Âişe radıyallahu anha anlatıyor:

‘’Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in Medine’yi şereflendirdiği günden vefat ettiği ana kadar, onun ailesi üç gün arka arkaya buğday ekmeğiyle karınlarını doyurmadı.’’

(Buhârî, Et’ime 23; Müslim, Zühd 20.)

.20. Sofra Adabı

Allah’ın Rasulü vefat ettiği zaman henüz 9 yaşında olan üvey oğlu Ömer ibni Ebî Seleme’ ye, o daha küçük bir çocukken nasıl yemek yiyeceğini şöyle öğretmiştir:

‘’Oğulcuğum! Sofraya yanaş, besmele çek, sağ elinle ye, daima önünden ye!’’

(Ebû Dâvud, Et’ime 19; Buhârî, Et’ime 2; Müslim, Eşribe 108.)

siyerinebi.com


Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder