mahihaber Diyanet bunun neresinde - Mahihaber
HADİSLERDEN

Diyanet bunun neresinde




Habertürk yazarı Fatih Altaylı bugünkü "Bunlar provokasyonsa, Diyanet bunun neresinde!" başlıklı yazısında Edirne'de tutuklanan Emine şahin adlı öğrencinin durumundan yola çıkarak Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş'ın tarihiçi yazar kadir Mısırlıoğlu'nun ziyaretine değinerek "Ya Diyanet İşleri Başkanı da bu provokasyonun bir parçası ve aynı amaçla hareket eden ya da ettirilen birisi. Yok provokasyonun bir parçası değilse bu ziyaretin icazetini nereden aldığı gibi bir sorun var." ifadelerini kullandı

İşte Fatih Altay'lının Habertürk'tek yazısı

"Edirne’de bir kadın Atatürk için “İlah değildir” demiş.

Herhangi bir kadın.

Çarşaflı.

Kıyamet koptu.

Ve kadın tutuklandı.

İyi mi oldu!

Bence hayır.

Hiç iyi olmadı.

Ne diyoruz biz hep, “Tutuklu yargılama doğru bir şey değildir”

Birisi için “Kötü” dediğimiz, “Yanlış” dediğimiz şeye bir başkası için “İyi oldu” diyemeyiz.

Her suça tutuklama olmaz, olmamalı...

Hele hele çocuk tacizcisinin, uyuşturucu kaçakçısının tutuksuz yargılandığı, mahkemelerden salıverildiği bir yerde “Hakaret” suçunun tutuklamalı yargılanması akıl ve izanla alay etmektir.

Bu bir.

İki...

“Atatürk ilah değildir” diyen kadının neden böyle dediğini biliyor musunuz?

Muhtemelen çoğunluk bilmiyor.

İzan yoksunu kadın diyor ki, “Önünde kıyamda duruyorsunuz. İlah mı o?”

Kıyam dediği önünde ayakta durmak.

Muhtemelen namazdaki kıyamla karşılaştırıyor. İbadetle karşılaştırıyor.

Saygı ile ibadet arasındaki farkı bilmiyor olabilir mi?

Zannetmiyorum.

Bal gibi biliyor Atatürk’e kimsenin ilah demediğini, en azından aklı başında sevenlerinin, en çok sevenlerinin bile Atatürk’ü ilahlaştırmadığını.

Ve bu noktada da Ahmet Hakan’ın yanılgısı başlıyor.

Burada kadının maksadı ortaya çıkıyor.

Mevhumu muhaliften algı yaratma çabası.

Atatürk’e “O bir ilahtır” diyen kimse olmadığı halde “ İlah değildir” demesi meseleyi son derece bilinçli bir biçimde çarpıtma, ters taraftan dalma çabası.

Bilinçsizce söylenmiş bir söz değil aslında.

Ama yine de, her şeye rağmen tutuklu yargılanması çok akıl dışı bir tutum.

Atatürk’e karşı tavırda bu tiplerin ne dediğinin hiç önemi yok aslında.

Bu toplumun yüzde 90’ının Atatürk'le bir sorunu yok; saygısında, sevgisinde, hürmetinde bir eksiği yok.

Bu nedenle bu tekil tutumların çok da kıymeti yok.

Mesele kamusal tutum.

Mesele rol model siyasetçilerin tavrı.

Atatürk’e onların saygısı.

Orada sorun yok ise bu bireysel saçmalamalar, saygısızlıklar çok önem taşımıyor.

Hatta tam aksine, bu olaylardaki ani artış ve bunların anında sosyal medya üzerinden yayılması sanki ortada bir provokasyon varmış hissiyatı da uyandırıyor.

Tabii Diyanet İşleri Başkanı’nın 10 Kasım günü tescilli Atatürk hakaretçisinin yanında poz vermesi ayrı bir mesele.

Ya Diyanet İşleri Başkanı da bu provokasyonun bir parçası ve aynı amaçla hareket eden ya da ettirilen birisi.

Yok provokasyonun bir parçası değilse bu ziyaretin icazetini nereden aldığı gibi bir sorun var.

*****

Yazının tamamı için tıklayınız

FATİH ALTAYLI / haberturk.com YAZARI
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder