mahihaber Nurcuların Derdi Risale Nur'u Millete Dayatmak - Mahihaber
HADİSLERDEN

Nurcuların Derdi Risale Nur'u Millete Dayatmak




Nurcular, Risale Nur'un daha geniş kitlelere ulaşması hayali ile Diyanet İşleri Başkanlığına dayatma yapmaya çalışıyor

Nurcuların yayın organı Yeni Asya'ya göre " Diyanet TV Risale-i Nur ile hitap etmeli" imiş

Kur'an-ı Kerim'i nerede ise yok sayacak şekilde Nur cemaati içerisinde sürekli gözde kitap olarak baş tacı edilen Bediüzzaman Said-i Nursi tarafından yazıldığı söylenen ve muhtelif kısımlardan meydana gelen Risale-i Nur'un öncü muhafızlarından olan YeniAsya cemaati bu kez de ısrarlı şekilde Diyanet'e bu konuda dayatmada bulunmaya çalışıyor.

Otorite boşluğu ile Din ve Diyanet''ten sorumlu bir kurumun tepki çeken isimlerle dolu olmasından cesaret alan YeniAsya'cılar daha düne kadar "Diyanet yayınlamalı" baskılarıyla yayına aldırılan Risale-i Nurların basımlarından sonra bu kez de Diyanettv yayınları arasında da yer almasını gündeme sürmeye başladı.

YeniAsya Gazetesinden Ali ATAÇ tarafından alınan yazıda "Diyanet camiamizin güzide âlim ve din adamlarına bir teklifimiz olacaktır. O da, ananevî olarak her zaman ve hep alışık olduğumuz ve Anadolu’muza has ‘’Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (asm) hitabıyla işe başlayarak, zaman içerisinde özellikle bir kesim tarafından çokça kullanılan ve dindeki hoş görünün kötüye kullanıldığı ve adeta erinircesine ‘’Peygamberimiz Hazreti Muhammed (asm)’’ veya ‘’Peygamber Efendimiz (asm.)’’ hitapları yerine, yalnız ‘’Efendimiz (asm)’’ olarak telaffuzu, ile eksik ve yanlış hitab edilmesidir. İşte bizim istediğimiz Diyanet Tv tarafından bu yanlışın düzeltilip kamuoyumuzun bilgilendirmesidir. Çünkü kısa bir zaman içerisinde dilimize ve dinî inanç ve geleneklerimize bulaşan birçok âlim ve bilim ve din adamı tarafından bile telaffuz edilen bu hitap tarzının sakıncalarının belirtilmesidir. İşte Diyanet Tv den bu anlayışın kamuoyu ile yeni baştan paylaşılmasını bekliyoruz."dedi

Yazar ayrıca İslam kelimesinden rahatsızlığını dile getirerek bunun yerine sanki başka bir İslam  varmış gibi İslam kelimesinin arkasına "Din" ibaresinin ya da "iyet" takısının getirilmesini talep ederek "Bir de şu’’ İslâm’’ kelimesi telaffuzu da sanki slogan çağrıştırıyor. Bu kelimenin de yerine de ya ‘’İslâmiyet’’kelimesi, ya da yerine göre ‘‘İslâm dini’’ deyimi kullanılabilir ve telaffuz edilebilir. Bu sanki insana daha çok kucaklayıcı ve kuşatıcı gelebiliyor." demektedir.

Ali ATAÇ makalesinde nereden cesaret aldıysa Kur'an-ı Kerim ve Hadis şerif küllüyatını bir tarafa bırakarak Risale-i Nur'u en büyük hazine olarak gösterip "Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın eli altında dünyanın mühim ve en büyük bir hazinesi bulunuyor. O hazine ise, Risale-i Nur’un hazır programıdır. Bu programla Diyanet İşleri Başkanlığı, yalnız bize değil, belki bütün dünyaya hitap edebilir ve etmelidir." dayatması ile fikrini ortaya koymaktadır.

mahihaber / Arge

Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder