mahihaber Dilipak: Devlet Büyüklerini İlah ve Rab Edinmeyin - Mahihaber
HADİSLERDEN

Dilipak: Devlet Büyüklerini İlah ve Rab Edinmeyin




Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, "Şeytan meydan okuyor!" başlığıyla yayımlanan yazısında “Euzu billahi mineşşeytanirracim” sadece söz de kaldı. Besmelesiz sözler ve işler yüzünden iki yakamız bir araya gelmiyor. Başımıza gelen felaketler yüzünden hem şeytanı ve onun avanesini suçluyoruz. Oysa şeytanın varlığı günah işlememizin bahanesi ve gerekçesi değildir ve olamaz. Bizim kendimizi değiştirmemiz gerek. Önce başımıza gelen felaketlerle ilgili ferden ferde ve her konuda “cahillik ettiğimizi ve zulüm bataklığına saptığımızı” itiraf etmemiz gerek. “İnni küntü minezzalimiyn” dememiz gerek." dedi.


Dilipak'ın yazısından alıntılar

İlk kural şu: Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Vehn hastalığına düşmeyin. Vehn neydi? Allah’ın Resulü “Vehn” konusunda ümmetini uyardı. Vehn, aşırı dünya sevgisi, dünya malına, mülküne, makamına, metaına aşırı meyletmenin adıdır. Yani şimdilerde “Sekülarizm” denilen “dünyevileşme şehveti” dedikleri şey olsa gerek. Ki; bu aynı zamanda bir doğru yoldan sapmayı beraberinde getiren bir ahlak krizinin işaretidir..

Seçime giderken en büyük sorunların başında ekonomi yanında “aile” ve “gençlik” var. Son on yılda 15 milyon “seçmen” ürettik, her yaştan. Sonuç ortada. En çok konuşulan bir diğer konu “yolsuzluk, rüşvet ve torpil”.

Şeytana karşı zafer kazanmak için önce kendi nefsimizdeki şeytanın saltanatını yıkmamız gerek. Şeytanın dostlarını dost edinmekten vazgeçmemiz gerek. Allah’ın yardımı ve meleklerin korumasını hak etmek için yolsuzluk, rüşvet, torpil belasından yakamızı kurtarmamız gerek. Tefrikadan uzaklaşmamız gerek. Din ve devlet büyüklerini İlah ve Rab edinmekten vazgeçmemiz gerek. İstişare ve şuraya ehemmiyet vermemiz gerek. Yoksa işimiz zor.

Bir hırsız bir bağdan bir bostan çalarmış. Rüşvet alan bir memur, bir bostan karşılığı bir bağı satarmış. Alan da veren de, aynı günahın ortaklarıdır. 3. ortakları ise şeytandır. Haram yoldan elde edilen mal-mülk, makam bereketi yok eder. O elde edilen şey her ne ise, dua ile istenen beladır. O servet miras yoluyla kime geçerse o musibet onun evlad-ü iyaline de geçer.

Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana, zalimlere karşı duracağız. Zalim babamız da olsa, mazlum düşmanımız da olsa. Bir topluluğa olan öfkemiz bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevketmeyecek. Adil şahidler olacağız. Yaşadığımız zamana ve mekana şahidlik edeceğiz. Hakk’ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olacağız. Adalet üzere olacağız. Sırat-ı Mustakim üzere olacağız. Taif’e giden peygamber gibi olacağız. Peygamberlerin ayak izlerinden yürüyeceğiz, nimete erenlerin, gazaba uğrayanların değil.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız






Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder