mahihaber Peygamberimizin Yaptığı Ezan Yarışması - Mahihaber
HADİSLERDEN

Peygamberimizin Yaptığı Ezan Yarışması




Ezan İle Dalga Geçen Bir Grup Gence Hz. Peygamber'in (sas) Davranışı:

Taif muhasarasından yeni çıkılmıştı. Cirane’ye doğru hareket halinde idiler. Bir konaklama yerinde mola verildi, vakit girdi ve ezan okunmaya başladı. Babaları Müslüman olduğu halde, kendileri belki önyargılarından dolayı henüz İslam’a ısınamamış bir grup genç okunan ezanla dalga geçmeye başladılar. Seslerini alçaltıp yükseltiyor, ezan sözlerini alaya alıyorlardı.

Bu alaylarının fark edileceği, hele bizzat Peygamber Efendimiz’in (sas) kulağına gideceği hiç akıllarına gelmemiş olmalı ki yanlarına kadar gelen habercinin çağrısı ile dehşete ve korkuya kapıldılar. Devlet başkanı ve ordu komutanı Hz. Muhammed (sas) onları yanına istemişti. Acaba hangi ceza ile karşılaşacak, ne kötü bir muamele göreceklerdi. Kaçmanın bir faydası olmayacağını bilerek habercinin çağrısına icabet ettiler.

Efendimiz (sas) gençlere güler yüz gösterdi. Tek tek ezan okumalarını rica etti. Ezan sözlerini bizzat Hz. Peygamber’den (sas) öğrenmek, O’nun ilgi ve iltifatına mazhar olmak nasip olmuştu gençlere. İçlerinden birisi, kalbi İslam’a en fazla nefret dolu ve Müslümanlara en fazla kin besleyeni Ebu Mahzure idi. Onun güzel sesi Allah Rasulü’nün (sas) dikkatini çekecekti.

Elini başına koyup alnını okşadı. Sanki oracıkta bir ezan yarışması düzenlenmiş ve o birinci olmuş gibi onu bir miktar gümüş para ile ödüllendirdi.

Ebu Mahzure olan bitenler karşısında hayretler içesinde olduğu halde, kendisini toparlayarak “Ya Rasulallah! Beni Mescidi Haram’a müezzin olarak görevlendirebilir misiniz?” dedi. Allah Rasulü az önce ezanla dalga geçtiği için idam edileceğini düşünen bu gencin isteğini yerine getirecek ve onu Bilal’in yanına yardımcı olarak atayacaktır.

Ebû Mahzûre, Resûl-i Ekrem’in Mekke’den ayrılmasına kadar Kâbe’de Bilâl-i Habeşî ile birlikte ezan okudu. Resûlullah’ın okşadığı alnına düşen saçları hiç kestirmedi. 59 (678-79) yılında ölünceye kadar Mekke’de müezzinliğe devam etti. Kendisinden sonra Mescid-i Harâm müezzinliğini oğlu ve torunları yüzyıllarca devam ettirdiler.

(Ebu Davud, Salat, 28; Darekutni, Sunen, Salat, 4; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/408-409; İSAM “Ebu Mahzure” maddesi)
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder