Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Aydınlık Yazarından Müftüye Ders "Açık Kapalı 15 Temmuzda Sokaklarda Değil miydi ?

Şule Perinçek, Kadını bir “mal” gibi görmek,bir o kadar da kadını “teşhir malı” gibi değerlendirmek bir Türk erkeğine hiç yakışmıyor.

2017-09-24 15:48:00
Aydınlık Yazarından Müftüye Ders

Aydınlık yazarı Şule Perinçek bugnkü yazısında "anlarsınz" mesajı ile gündeme oturan Gölcük Müftüsü'nün paylaşımından yola çıkarak "Teşhir malı' anlayışını Sildireceğiz" başlığı yazıda 15 Temmuz'da açık kapalı herkes sokakta idi mesajıyla ayrıştırmanın yanlışlığını vurguladı.

Perinçek, Türk halkının açık ya da kapalı olarak "teşhir"cilikle ayrıştıurılmayacağını öner sürerken müftünün tarihi bilgisini ve yazım dilini de sorgulayarak eğtim eksikliğini öne çıkardı.

Yazar, "Birkaç gün önce 2013'ten bu yana Gölcük Müftülüğü yapan Mehmet Yazıcı’nın Facebook hesabından “Mağzalarda ambalajı açılmış teşhir ürünleri hep yarı fiyatına satılır. Anlayana…” sözleriyle yaptığı paylaşım sosyal medyada büyük tepki topladı.

(“Mağza” kendi yazım biçimi. Ne yazık ki İmam Hatip'lerde eğitim ve başarı düzeyinin çok düşük olduğu biliniyor. Bu da eğitim sistemimizin bir sorunu... ) diyerek müftünün yazım hatalı sözlerini imam hatiplerdeki eğitime vururken müftünün sebep olduğu kadın ayrıştırmanın karşılığını da nazikçe vermiş oldu

Perinçek "Kadını bir “mal” gibi görmek. Bedenini kapatarak ya da anadan üryan açarak, her iki durumda da bütün cinselliğini vurgulayarak “teşhir” etmek, pazara, satışa sunmak bir Türk kadınının hiç hak etmediği bir durumdur. Bir o kadar da kadını “teşhir malı” gibi değerlendirmek bir Türk erkeğine hiç yakışmıyor." diyerek müftünün yanlışlığını da öne çıkartmış oldu.

İşte Şule Perinçek'in yazısı 

"Bazen şu Türkiye'deki sosyal medyaya bakınca çok üzülüyorum. Türk milleti yazmaya meraklı. Çok yetenekli ve yaratıcı. Bir mizah duygusu ve derinliği de var. Neden buralara yönlendirilsin. Anadolu'daki halk edebiyatı kaç ülkede var? İstediğiniz bölgede yaşlı bir nineye belli bir olayla ilgili mikrofon tutun ne kadar renkli anlatır, değil mi... Ağzımız açık dinleriz. Ben çoğu zaman kıskanırım, ben nasıl bu açıdan bakmadım, bu sözcüklerle dile getirmedim diye...

Keşke önlerinde yollar açılsa... olanaklar sağlansa... kimbilir ne şairler, yazarlar, müzik insanları çıkacak ortaya...

Ama bir de şu yanı var.

Konuştuğunuz ve yazdığınız dil sizin birikiminizin; ama aynı zamanda ideolojinizin de dışa vurumudur. Saklamak isteseniz bile hemen pat diye yakalanırsınız.

Hep verdiğim bir örnektir. Adlarını kapatın. Bir cinayet haberinde, ben hemen anlarım. Cinayeti işleyen erkek midir, kadın mıdır. Haberi yazan erkek muhabir midir, kadın mıdır. Nereden? Olayı tanımlarken seçtiği sözcüklerden. Bir keresinde hiç üşenmedim, bir haberi okuduktan sonra tanımadığım genç kadın gazeteci arkadaşa telefon ettim. Yazınıza neden öyle başlık attınız. İçinde öyle yazmamamışsınız diye. Meğer başlık onun değilmiş.

Nereden geldik buraya?

Sosyal medya yazarlığımızdan.

Çok sık oluyor biliyorsunuz. Bir şey yazıyorlar. Sonra da “yanlış anlaşıldı, öyle demedim...” Bir kez ele vermişsiniz kendinizi.

ANLAYANA

Birkaç gün önce 2013'ten bu yana Gölcük Müftülüğü yapan Mehmet Yazıcı’nın Facebook hesabından “Mağzalarda ambalajı açılmış teşhir ürünleri hep yarı fiyatına satılır. Anlayana…” sözleriyle yaptığı paylaşım sosyal medyada büyük tepki topladı.

(“Mağza” kendi yazım biçimi. Ne yazık ki İmam Hatip'lerde eğitim ve başarı düzeyinin çok düşük olduğu biliniyor. Bu da eğitim sistemimizin bir sorunu. Bir sözcükten çıkarak iki çift laf oraya da söyleyeyim, geçeyim. Fırsat eşitliğini bütün okullara, özellikle devlet okullarına yaysanız, bu kadar patırtı çıkmayacak. Ancak esas çözüm elbette Türkiye'nin gereksinimlerine yanıt verecek, ekonomisinin ve kültür ve sanat alanındaki gelişiminin önünü açacak bir eğitim sistemi planlamak. Bu ille de üniversite anlamına gelmiyor. Meslek okullarını bütün Türkiye'de yaygınlaştırmak. Üretime yönelik. Köy Enstitüleri diye hayıflanmak yerine... Bugüne uyarlamak...)

KASTIM YOK

Nerede kalmıştık...

Müftü Yazıcı tepkiler üzerine bir açıklama yaptı:

“Almış olduğum bir ürünün aynısını yarı fiyatına internette bulup 'teşhir malıdır' notunu
gördükten sonra paylaştığım bir cümlenin başkalarının yaşam tarzına saldırı gibi anlaşılmış olmasından dolayı çok üzgünüm, bu konudaki tavrım çevrem tarafından bilinmektedir. Asla öyle bir kastım olmamıştır. Kamuoyuna duyurulur."

Bir başkası şöyle savundu:

“Bu söz, Türkün örfünde olan olağan cümlelerden. Mesajda kadınlarla ilgili tek bir kelime dahi edilmezken azınlık medyası bu sözü, başı açık kadınlara söylenmiş bir söz olarak algıladı ve algı operasyonlarına girişti.

Oysa Müftü Yazıcı'nın bu sözü, kendi ülkesinin dinamikleri ile hareket etmeyip teşhirlik bir mal gibi ülke dışından medet bekleyen CHP ve HDP için anlaşılabileceği gibi çözümü Müslüman çevre ülkelerden almak yerine haçlı batıyı topraklarına açan Irak ve Suriye için de anlaşılabilir.”

Diyanet İşleri de hemen soruşturma açtı.

Alttaki yorumu beş kez okudum. Tam ben bile anlayamadım “teşhir malının” Irak ve Suriye'ye nasıl bağlandığını.

TERÖR BAŞI AÇIK KAPALI AYIRMIYOR

Soruşturma açılmış. Müftü Yazıcı'nın kastını da tartışacak değilim.

İster kapatın ister açın.

Kadını bir “mal” gibi görmek.

Bedenini kapatarak ya da anadan üryan açarak, her iki durumda da bütün cinselliğini vurgulayarak “teşhir” etmek, pazara, satışa sunmak bir Türk kadınının hiç hak etmediği bir durumdur. Bir o kadar da kadını “teşhir malı” gibi değerlendirmek bir Türk erkeğine hiç yakışmıyor.

80 yıl önce bunu tarihe yazdırmışız. Öyle tepeden inme de değil. 150 yıllık bir mücadelenin sonucu. Çok kurcalarsanız, Göbeklitepe'ye kadar gideriz.

Hepsini bir yana bırakın. Emperyalizme karşı, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne karşı ilk bayrağı kapıp alanlara koşan kadınlar benim başım açık ya da kapalı demedi.

Bu mücadelede herkesi saflara çağırıyoruz. Seferber edeceğiz. Emperyalizmin eline tutuşturduğu silahlarla çocuklarımızı neredeyse hergün şehit eden terör; bunun anası, eşi şöyle, böyle demiyor. Acımadan kızımı, oğlumu yüreciğinden vuruyor.

Göreceksiniz “mecburiyetler” arkasından onu da dayatıp getirecek.

Mesele “soruşturma” açarak, böyle çözülmez elbette.

Ama “suçtur, cezasız kalmaz mesajı” verilecek...

Aydınlık 

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Oyun ve Eğlence - Çocuklar İçin

Çocuklar için Oyun Eğlence

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    15
    32
  • 2
    Medipol Başakşehir
    15
    30
  • 3
    Fenerbahçe
    15
    29
  • 4
    Beşiktaş
    15
    27
  • 5
    Kayserispor
    15
    27
  • 6
    Göztepe
    15
    27
  • 7
    Trabzonspor
    15
    25
  • 8
    Bursaspor
    15
    24
  • 9
    Demir Grup Sivasspor
    15
    22
  • 10
    Teleset Mob. Akhisarspor
    15
    19
  • 11
    Kasımpaşa
    15
    18
  • 12
    Aytemiz Alanyaspor
    15
    17
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    15
    16
  • 14
    Osmanlıspor FK
    15
    14
  • 15
    Atiker Konyaspor
    15
    14
  • 16
    Antalyaspor
    15
    14
  • 17
    Gençlerbirliği
    15
    12
  • 18
    Kardemir Karabükspor
    15
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar