Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Celvetiye Tarikatı İbadet Şekilleri, Ayinler, Zikirler

2017-02-25 05:53:03
Celvetiye Tarikatı İbadet Şekilleri, Ayinler, Zikirler

Celvet halka karışarak, halk ile beraber olmaktır.Celvetiler, halka karışmakta hayır olduğu kanaatindedirler.Kulun Hakk’ın sıfat ve vasıflarıyla süslenmesi, kulun, kendi varlığından geçmesive Hakk varlığında yok olmasıdır.Tasavvuf ıstılahı olarak Celvet; “kulun, Hakk’ın sıfatlarıyla vasıflanmış olarak halvetten çıkışına ve O’nun varlığında yok oluşuna fena fillah denir.

Celvet; hayata ve hadiselere iştirak (ihtılat) tir, ruhun kemaline delildir. Halvet ise; celvetin tamamlayıcısı, celvete geçmek için basamak, celvete hazırlayıcı hususi bir haldir. Celvet sadece bir ıstılahtan ibaret olmayıp beka makamının da bir ifadesidir. Halvet de fena makamının bir ifadesidir.

Celvet; hakikat yolcusunun çıkarken geçtiği manevi mertebe ve makamlara, nefsani ahlaktan soyunup, İlahi isimler elbisesini giydikten sonra Rahmani ahlak ile dönmesidir.Üftade’ye göre :

Allah’a varan yollar mahlukatın nefesleri sayısıncadır. sözünün manası da budur. Üftade’ye göre celvet; aynı zamanda cem’u-l cem makamıdır. Şöyle ki salik, vuslata erince sulükü tamamlanır, fakat makamları tamamlanmış olmaz. Bundan sonra beka alemine yani kesret alemine döner. Kur’an-ı Kerim de:

“Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar yahut daha az kaldı.”(Necm, 53/9) ayetindeki “kabe kavseyn” kelimesi buna işaret etmekte olup kurb (Allah’a yakın olma) makamıdır, salik vuslata ermezden önce bu makama ulaşır. “Ev edna” ise vuslat makamıdır. İşte Hakk’a vasıl olan salik yeniden “kabe kavseyn”‘e dönünce, bu inişle cem’ul cem makamına çıkmış olur. Bu makam kesret ile vahdetin, fark ile cem’in yani zıt mefhumların birleşmesinden dolayı cem’ul cem adını almaktadır. Üftade’nin tarifiyle cem ve cem’ul cem ıstılahları, klasik tasavvuf anlayışındaki ıstılahlardan farklıdır; O’nun “ma’ıyyet” dediği cem’, cem’ dediği cem’ul cem’, cem’ul cem’ dediği de celvettir. Kur’an-ı Kerim bu makama şu ayetle işaret eder:

“O, ilktir, sondur, zahirdir, batındır”(Hadid, 57/3)

Cem’ul cem’ makamının ehli, insan-ı kamil vasfını da kazanmış olur, ne halk ne de Hak ile “mahcub” (perdelenmiş,örtülü) olmaz, eşyanın (madde ve enerjinin, varlıkların) vücudunu batıni yönden “ayn-i Hakk” olarak görür, bir taraftan eşya ile kayıtlı (bağlı,bağıntılı) olduğu halde marifetullah tarafından bakıldığında eşyanın üstündedir, eşya ile kayıtsızdır.

Celvetiler tevhid ile meşgul olurlar, mücahede ederler.

Bütün tarikatlarda olduğu gibi Celvetiyyede de Hakk’a vusul için bir Mürşid-i Kamil’e intisab etmek gerekmektedir.

Mürid, mürşidine intisab ettikten sonra, mürşidinin talimatına uygun olarak zikir ve manevi mücahedeye başlar.

İlk ve en önemli ZİKİR, Kelime-i Tevhid’tir.Yani “LAİLAHE İLLALLAH” sözüdür.Buna TEVHİD zikri denir.Mürid ilk zamanlar Tevhid zikrini yaparken “LA MA’BUDE İLLALLAH” manasını düşünür.İkinci mertebede Kelime-i Tevhid’i “LA MAKSUDE İLLALLAH” manasını zikreder.Üçüncü mertebe de ise “LA MEVCUDE İLLALLAH” (Allah’tan başka mevcut yoktur.) manası ile zikreder. Mürid Tevhid Nuru zahir oluncaya kadar bu zikre devam eder.

Celvetiye tarikatında ikinci önemli zikir “ESMA-İ SEB’A” zikridir.Allah (c.c) yedi ism-i şerifi sırasıyla şunlardır.LA İLAHE İLLALLAH, ALLAH, HU, HAKK, HAYY, KAYYUM, KAHHAR … Bu yedi isim, nefsin yedi makamına tekabül etmektedir.

Celvetiye tarikatına giren müride, Şeyh şunları telkin ve tavsiye eder.

1-Her gün 100 defa “ESTAĞFİRULLAH EL-AZİM” demek.

2-Her gün Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’e 100 defa selat ve selam getirmek.

3-Günde 700 defa “LA İLAHE İLLALLAH” ve her 20. veya 30. ‘da bir defa “MUHAMMEDÜN RESULÜLLAH” demek, mürid mürşidinin verdiği bu evradın dışına çıkmaz.

4-Sabah namazından sonra güneş iki mızrak boyu yükselene kadar zikir ve tefekkürle meşgul olur.

5-İşrak vaktinden zevale kadar, 4-6 rekatlık kuşluk namazı kılmak.

6-Akşam namazının sünnetinden sonra 6 rekat “Evvabin” namazı kılmak

7-Gecenin üçte bir vaktinde kalkıp 2-12 rekatlık “Teheccüd” namazı kılmak

8- Pazartesi ve Perşembe günleri ile Zilhicce ve Muharremin 10 gününü Recep ve Şaban’ın tamamını oruçlu geçirmek

9-Daima abdestli bulunmak

10-Abdest aldığı zaman 2 rekat “Şükr-i Vudu” namazı kılmak

Bundan başka mürid şunları yapmaya dikkat eder.

a)-Tevbe ve inabeye ihtimam göstermek

b)-Sünnete riayetkar olmak

c)-Dünya malına tamah etmemek

d)-Az yemek

e)-Az konuşmak

f)-Daima zikirle meşgul olmak

g)-Şeyhe rabt-ı kalb etmek

h)-Şeyhe ititrazı terk etmek ve ona inanıp güvenmek.

CELVETİ AYİNİ

Celvetiler, dizleri üzerinde durarak zikrederler.Buna “Nısf-ı Kıyam” veya “Hızır Kıyamı” denir.Bir rivayete göre, kuud tevhidi sırasında Hz. AZİZ MAHMUD HÜDAİ postunda otururken bir anda zikir meclisine “Hz. Peygamberimiz (S.A.V.)” (bir başka rivayete göre de Hz.HIZIR a.s.) ın teşrif buyurduğunu kalp gözü ile görüp ayağa kalkmak istemiş, fakat Hz.Peygamberimiz (s.a.v.), kalkmamasını işaret edince, dizleri üzerinde yarı kalkmış olarak kalır ve zikre öylece devam edilir.O günden sonra bu şekilde zikir Celvetiyye de teamül haline gelmiştir.

CELVETİYYE DE TAC VE KİSVE

Celveti tacı 13 terklidir.Tepesi siyaha yakın koyu yeşil renktedir.Ortasında kendi renginden bir düğme vardır.Tacdaki 12 terk, Tevhidin harflerine ve Esma-i Hüsna-i Aşereye, biri de Esma’dan mazhar olunan isme delalet etmektedir. Bir başka rivayete göre: 12 imama ve bir de Hz. Pir’in Kutbiyyetine işarettir.Tepedeki düğmede “NÜBÜVVET-İ MUHAMMEDİYYE” nin ifadesidir.Bu tacı giyenlere “Celveti Sofusu” denirdi.

CELVETİYYE’NİN ŞUBELERİ

1-SELAMİYYE:

Selami Ali Efendi tarafından kurulmuştur.

2-HAKKIYYE

İsmail Hakkı Bursevi Hz. leri tarafından kurulmuştur.

3-FENAİYYE

Kütahyalı Fenai Ali Efendi tarafından kurulmuştur.

4-HAŞİMİYYE

Bandırmalı zade Mustafa Haşim baba tarafından kurulmuştur.

Celvetilik Kütüğü

Hacı Bayram Veli

Hacı Bayram Veli 1352 – 1429 tarihleri arasında yaşamış olan Türk, mutasavvıf. Bayramilik Tarikatını kurmuş, Tanrı’nın insan gönlünde görünüş alanına çıktığı inancını savunmuştur.

Gerçek adı Numan olan Hacı Bayram Veli, Ankara yakınlarında Solfasol köyünde doğdu, Ankara’da, bugün Hacı Bayram Camii’nin bulunduğu yerde öldü. Babası, tarımla geçinen Koyunluca Ahmed’dir.

Rüstem Halife

Maakad Hızır Dede

Aziz Mahmud Hüdai

Aziz Mahmud Hüdai Osmanlı Devleti, zamanında Anadolu’da yetişen evliyanın büyüklerinden. İsmi; Mahmud, babasının ismi Fadlullah’tır. 1541 (H. 948) senesinde Şereflikoçhisar’da doğdu. 1628 (H. 1038) senesinde İstanbul’da vefat etti. Kabri Üsküdar’dadır.

Çok zeki olup, bir defa okuduğunu zihninde tutan, tekrar kitaba bakma ihtiyacı hissetmeyen Aziz Mahmud Hüdai ilk tahsiline Sivrihisar’da başladı. İlmini ilerletmek için İstanbul’a geldi.

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    12
    22
  • 5
    Fenerbahçe
    12
    20
  • 6
    Demir Grup Sivasspor
    12
    19
  • 7
    Bursaspor
    12
    18
  • 8
    Göztepe
    12
    18
  • 9
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    12
    17
  • 11
    Trabzonspor
    12
    16
  • 12
    Kasımpaşa
    12
    15
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    12
    14
  • 14
    Antalyaspor
    12
    13
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Osmanlıspor FK
    13
    11
  • 17
    Kardemir Karabükspor
    12
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    13
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar