Dini Haber, Diyanet Haber, Din Haberi, Dini Haberler, Diyanet Teşkilatı, Diniajans, Dibbys, DİTİB, dini gündem, dini bülten, fetvaların yer aldığı Mahihaber yorum haber sitesidir
Erol KARA

Diyanet Umre Pazarını Kaybediyor mu?

2017-07-30 16:10:18

Diyanet Umre Pazarını Kaybediyor mu?

Diyanet İşleri Başkanlığına Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğüne..

Hac kontenjanının kısıtlı olması ve hac organizasyonunda pastanın büyük bir kısmını elinde bulunduran Diyanet İşleri Başkanlığı umre pazarını kaybetmek üzere mi?

Özel şirketlerin birbirleriyle olan rekabetleri dışında en büyük rakip olarak gördükleri Diyanet İşleri Başkanlığı Hac organizasyonunda pazar payı , Diyanet ve çalışanlarının memur zihniyeti içerisinde çalışması kuruma zarar vermeye devam ediyor

Hac seminerleri hazırlayan, günlerce beş yıldızlı otellerde lebalep günlerce bilgi akışı sağlayan, her türlü imkanları önlerine koyan ve otellerin lüksü içerisinde başı dönen din görevlilerinin hac ya da umreye gitmek için can atması hayret edilecek bir durum iken, gitmeye hak kazanan ve gidenler nedense gittiklerinde sıcağın çarpması ile adeta "ne oldum" a dönmekte ve hacıya hizmet yerine hacıya hezimet veren görüntü çizmektedir.

Otellerin durumu.. Sayfalar dolusu yazılması gereken otel sorunu defaatle dile getirilse de ister yürüme mesafeli, ister servisli mesafelerde olsun bir Müslüman'a yakışan, bir Müslüman’ın barınabileceği bir halden çok uzakta kalmaktadır.

Cami görevlilerinin otel görevlisi olarak değerlendirilmesinin yanlışlığını ortaya koymamıza rağmen, kafile ve grup hocalarının bırakın hacılarla olan diyaloglarını kendi aralarında dahi başaramadıklarını görmezlikten gelmek sadece kendi kendine indirilen darbedir.

Servisli olsun olmasın otellere özen gösterilmelidir. Hacı anahtar, wc ve yemek sorunu ile uğraşmasın.

Diyabetli hacılar var, gerekirse bunlara özgü yemek çıkartılmalıdır. Şeker komasına girenlerin sıkıntısına çözüm bulamıyorsan götürme, götürüyorsan çözümü bulman lazım.

Şirketler seninle aynı paraya belki aynı belki daha fazla süreli organizasyonlarda tuttuğu otel senin otellerinde beş basar. Hacı bunu görünce senin otelinde kalanlara acıyarak bakıyor.

Tabii, hacıyı aldatan firmalardan söz etmiyoruz. Pis, bakımsız, kokan otellere yerleştiren sahtekârlardan söz etmiyoruz. Bunları bize örnek göstermeyin.

Harcırahı cebine koyan, maaşını kesintisiz alan ve üstüne üstlük hac ya da umre görevini ifa eden ve tüm bu imkanının nankörlüğü içerisinde sorumlu olduğu hacıya karşı dik başlı olan, rencide eden, kendini küçük put yerine koyan, Allah'ın misafirlerinden sorumlu olduğunu unutacak kadar gafillik içerisindeki görevli Diyanet Hac İşlerine darbe vurmaktadır.

Özel şirket çalışanları ki bir kısmı Diyanetten emekli, kurumda iken pasif olmayı tercih etmişken, özel şirkette fırtınalar oluşturuken acaba nankörlüğünü hatırlıyor mudur?

Özel şirketlere tahsis edilen Diyanet çalışanlarının şirkete mahcup olmamak için kaç takla atmak zorunda kalışına şahit olup, aynı görevlinin Diyanet kafilesinde hacıya görünmemek için kaç takla attığına şahit olmamak için kör olmak lazım

Diyanette hizmet almak isteyen hacıya "Diyanetin reklama ihtiyacı yok" diyen din görevlisi özel şirkette üzerine vazife bile olmadığı işleri yapmaya kalkması kuruma indirilmiş darbedir.

Özel şirketler hareme uzak olan otobüs duraklarında en yoğun saatlerde hacılarını otobüslere sevk etmek, yönlendirmek ve hacının doğru araçlara binmesi için elemanlar tahsis ederken Diyanet'in bu tür çalışmasının olmaması üzerine konuyu kafile başkanına götüren umreciye " Diyanetin reklama ihtiyacı yok, biz çıplak kadın resmi ile umreye getirmiyoruz " gibi absürd ve aptalca bir cevap vermesi ne kadar talihsiz söz dizisidir.

Kredi kartı artık bu ülke halkının vaz geçilmezidir. Diyanet bankalardan kredi çektirirken hacının haram olan faize bulaşmasının yolunu açarak helali günah olarak yaşatmasının yanı sıra belirlenmiş sözde faizsiz banka diye yutturulan ne var ki diğer bankalardan kat be kat faiz alan bankalara kurbanı ettiği hacıya zul üstüne zul katkısında bulunmaktadır.

Hacının elinde belki umre parasına yetecek ve daha fazla taksit yaptırma imkanı bulacağı kredi kartı varken adı malum bir kaç bankaya yönlendirmesi ve buralardan kredi aldırması üzerine çoğu Mekke / Medine sevdalısı mağduriyet yaşamaktadır.

İl müftülüklerine koyacağı pos cihazlarıyla hangi bankadan olursa olsun kredi kartlarına  4-10 arası taksit imkanı getirilse insanların mağduriyeti azalır, git şu evrakı getir, git bu evrakı getir, yok yaşın tutmaz, yok gözünün üstünde kaşın var diyanet kredisi olmaz ama biz şöyle kredi vererek müşteriyi kandıran, tuzak kuran bankalara kurban edilmenin de önüne geçilmiş olunur.

Özel şirketler bunu yapıyor. Kredi kartına taksit yapıyor, diyanet uyuyor. Vatandaş bu yüzden özel şirketlere kayıt oluyor. Onlar yapıyor, senin ne eksiğin var. Senin gibi kuruma pos cihazı vermeyecek banka mı var.

Yıllarca Diyanete sorun ve çözüm sunuyoruz ama memur zihniyetine sarılı kabuktan çıkmadıkça, profesyonel olunmadıkça, imamı otel yetkilisi yaptıkça, sağlık için sağlık bakanlığı ile çalışıyorsun otel için Turizm Bakanlığı ile çalışmıyorsan bunun ne hata olduğunu düşünmen lazım.

Hac ve Umre Müdürlüğü kendini özel şirket sayıp bu uğurda efor sarf etmelidir. Yaptım oldu deyip görevlendirdiklerine, organizasyonun tam işleyip işlemediğine bakmalıdır. Gelen şikayetler, şikayet sahiplerine ulaşmalıdır. Bunlara kayıtsız kalmamalıdır. Denetlemeyi 4 -5 yıldızlı otellerde değil, ŞİŞE, AZİZİYE vd. yerlerdeki otelde kalanlarla yapmalıdır. Harem’de Türk hacıların arasında girip nabız yoklamalıdır. Bu görevi yapanlarda kimsenin yüzünü yıkamamalı, raporlarını Allahtan korkarak yapmalıdır

Cezai müeyyide kâğıt üzerinde olması kadar uygulanması da önemlidir. Onca emeğe rağmen hacıya zul edeni 5 - 10 yıl bu görevden uzaklaştırmalıdır.

Başarılı görevliyi taltif etmelidir. Duyurmalıdır. Yıllar önce hacıya şöyle hizmet ediyor diye bir görevliden söz ettik. Aylar sonra o görevlinin " hacı bizi övse ne olur, diyanet görmedikten, ödüllendirmedikten sonra " diyorsa düşünmek lazım.

Kaytarana,kaçana cezayı ver, sahip çıkana sahip çık.

Pazar elden gidiyor.

Hatta özel şirketlere çalışanını görevli olarak verme. Rencide ediliyorlar. Hata ettiklerinde kurumu suçluyorlar. Diyaneti küçük düşürüyorlar. Pazara giren firmalara vereceğin görevlin acemiler olsun, sadece öğrenmek amaçlı şirket kafilelerine katılsın. Bunlardan rapor iste. Hiç bir çalışanını görevli olarak özellere verme. Her yüz kişilik grup götürene bir acemi görevlini ver, gitsin, öğrensin, raporunu yazsın. Denetle. Kendi organizasyonunla gidenlere öğrenmiş olarak görevlendir. Fayda görürsün.

Şirketlere din görevlisini sadece kafileye irşad görevlisi olarak versen de buna gerek yok. Zira çoğu cemaate bağlı oldukları için onlarda adam çok. Ballandıra ballandıra anlatırlar. Senin memurundan daha iyi yaparlar. Yapamazlarsa da kendi sorunları. Onlar kaymağı yerken sen niye kendi çalışanını harcıyorsun. Düşünmen lazım.

Kafile başkanı illa müftü olmasın. Nice cami görevlileri var ki müftülerden daha iyi organize yapar. Bu işi kademeye göre değil  hizmet aşkına, bilgiye göre yap. Müftülerin çoğunun koltuk eskiten olduğunu, kendi sorunlu olduğu kişilere karşı uzak durduğunu biliyorsun. Kapısını kapatıp araziye uyduğunu duyuyorsun bu türlerin halka hizmet edeceğini düşünebiliyor musun?

Harcırah aşkı, eksilmeyen maaş ve bir de gezi ve koltuktan kalıp tatil yapma hevesi içerisinde hac umre görevlisi olmak isteyenleri ayıkla..

Hac mevsiminde pastanın büyük kısmını kanun, yönetmelikle elinde tutuyorsun umrede kaybetmeye başlıyorsun. Pazar elden gidiyor.

Özel şirketler 40-45 gün ve senden ucuz umre imkanı sağlarken 20 günde bilemedin 30 günde bunu sınırlamaya çalışman ve ısrarcı olman kuruma zarar veriyor. Ya hiç bir firma senden fazla yapmayacak ya da sen devlet kurumu olarak daha uygun fiyatlarla daha uzun süre ile umre ve hac organizasyonu yapacaksın.

Senin kâr gibi bir düşüncen olmamalı. Özel şirketleri geçecek fiyatlarla halkın karşısına çıkma. Sürümden kazanma gibi bir düşünce vardır. Bunu uygula.

Özel şirketler otellerde sürekli görevli bulunduruyor ve görevliye ulaşman her an mümkün, en azından biri tuvalete gitse masaya birini oturtuyor ve masa boş kalmazken diyanet organizasyonunda otel görevlisi mumla aranıyor. Saatlerce beklenilen ama görünmeyen görevliye sorduğun zaman "tuvalete de gitmeyelim mi" gibi saçma cevaplar alınıyor.

Diyanet umre pazarında kan kaybediyor.

Aslında bitmedi ama öylenecek çok söz var. Yazılarımızı takip edin.Daha neler var neler. 

Uyarmadık demeyin.

Erol KARA - 30.07.2017

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twıtter

Bilgiyi Keşfedin

mahihaber

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    1
    3
  • 2
    Evkur Yeni Malatyaspor
    1
    3
  • 3
    Kasımpaşa
    1
    3
  • 4
    Beşiktaş
    1
    3
  • 5
    Trabzonspor
    1
    3
  • 6
    Akhisar Bld.Spor
    1
    3
  • 7
    Medipol Başakşehir
    1
    3
  • 8
    Fenerbahçe
    1
    1
  • 9
    Göztepe
    1
    1
  • 10
    Gençlerbirliği
    1
    1
  • 11
    Kardemir Karabükspor
    1
    1
  • 12
    Atiker Konyaspor
    1
    0
  • 13
    Bursaspor
    1
    0
  • 14
    Demir Grup Sivasspor
    1
    0
  • 15
    Alanyaspor
    1
    0
  • 16
    Osmanlıspor FK
    1
    0
  • 17
    Antalyaspor
    1
    0
  • 18
    Kayserispor
    1
    0

Facebook\'ta DiniHabergentr

2017 Dini Günler

tesbihatlar