Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri
Erol KARA

Ezanı Türkçe okuma sevdalıları yeniden hortladı

2017-03-05 14:44:32

Ezanı Türkçeleştirmek
Ezan-ı Muhammedi'ye.. Tüm dünya Müslümanlarının ortak davetiyesi.. Dünyanın neresine giderseniz gidin İslam’ın davet çağrısı her yerde aynıdır. Ve bir yerde ezan okundu mu orada Müslüman olduğu, oranın Müslüman yurdu olduğu ve Müslümanların varlığından söz etmenin mümkün olduğu görülür
Ne yazık ki dinde reformlar yapmak isteyen gaflet sahibi insanlar da insanlığın ilk yıllarından beri vardır ve var olacaktır. Hangi dine bakarsanız bakın reformistlerden söz edilir.
Bu tek ve evrensel din olan İslamiyet içinde geçerlidir.
İslam'a davetin ilk anahtarı da ezandır. Ezan-ı Muahmmedi'dir. Yeni doğan insana ezan-ı muhammedi okunur.

Aklı yetmez ya da kendisinden feyz almayanlar bilgilerine bakmadan, İslamın özüne varmadan yaşamında bir takım değişikler yapmaya dinden başlar. Ve her insan bilir bilmez dini tartışır, eleştirir. Din bilgisinde uzaman kesilir.
Osmanlı’da 19. Yüzyılda başlayan Türkçeleştirme döneminde, Cumhuriyetin ilk yıllarında ve günümüzde ezan ile oynamak isteyenler olmuştur ve kıyamet kopana kadar da olacaktır.
Bunun olmayacağını iddia etmek yanlıştır.
19. yüzyılda Türkçülük hareketinin yaygınlaşıp Türk kelimesine ve Türk diline önem verilmeye başlanması ile birlikte ilk olarak Sultan Abdülaziz devrinde Ali Suavi ezanın, hutbelerin ve namaz surelerinin bile Türkçeleştirilmesi gerektiğini savunduğu tarih kitaplarında yer alır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 18 Temmuz 1932 tarihli bir genelgesi ile resmen ve tüm yurtta baskı ile uygulanmaya başlanmıştır. 1941 yılında ise Arapça ezan yasağı uygulamaya konulmuştur. Türkçe ezan okumayanlar hapsedilmiş.darp edilmiş, öldürülmüş hatta idam sehpasına kadar getirilmiştir.  1950 seçimlerinden %53 oyla birinci parti olarak çıkan Demokrat Parti, bu tarihten itibaren ezanın Arapça okunmasını istemiştir. Türkçe ezan kanunen yasaklanmamakla birlikte, 1950 yılından sonra Türkiye'de ezan Türkçe okunmamıştır
Okunmamaıştır ama Türkçe ezan sevdalıları bunu sürekli gündemde taşımıştır.
Ve kendisini “Hakikatin peşinde bir garip yolcuyum.” diye tanıtan İzmirli bir İlahiyat öğrencisi sosyal medyadan uydurduğu Türkçe ezanı Arapçasının hemen ardından okunması için sosyal paylaşım sitelerinden duyurmaya çalışmış.
Gençtir, heyecandır aldırmayalım desek de bunu cididye alanlar olunca bize de yazmak ve bu gaflet düşüncesinin sadece bir mizansen olarak kalmasını tavsiye etmek düştü.
dinihabergen.tr'de bulunan videoda 1940 lardaki Türkçe ezan, bu kardeşimizin önerdiği ezan ve asırlardır kainatta aralıksız okunan ezan-ı Muhammediyeyi dinleyip farkı görmeniz için koyduk. Ruhunuza hangisi cevap veriyor, dosdoğru düşünüp vicdanen karar vermenizi istedik.

Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde İlahiyat okuyan bu genç arkadaşımız Türkçe harekatının başı sayılan şair Ziya Paşa’dan alıntı yaparak önerisini şöyle dile getirmektedir.
“Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur, 
Köylü anlar manasını namazdaki duânın... 
Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur'ân okunur. 
Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ'nın. 
Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın! … Ziya Gökalp dizeleriyle, İmamı Azam, hazretlerinin bir belde halkı, okunanın ezan olduğunu biliyorsa kendi dillerinde okumalarında bir sakınca yoktur  (Serahsi El Mebsut Cilt 1.Sf.70-80) kaynek olarak göstermektedir. 
Biz Ezanı ana dilde okumanın ardından kısaca orjinal dilininde tekrar edilmesini uygun görüyoruz.Zira bir gurup kimseler, Türk olmayan turistlerin Türkçe okunanın ezan olduğunu anlamayacakları bahanesiyle pire için yorgan yakıyorlar. Ellerinde böyle bir bahane kalmaması için Türkçe'nin ardından kısaca Arapçası'nın tekrar edilmesi uygun olur. “ diyor.
Ezanı Türkçeleştiriken de geçmiş yıllarda okutulan ezanı da eleştirmekten geri kalmıyor.
Bir gün kendisinin yazdığı ezanı da eleştiren çıkacağını belki düşünmeyen bu kardeşimiz  “ Cumhuriyet devrinde Ezan Türkçeye çevrilirken Tanrı "uludur" şeklinde çevrilmesi pek hoş değildir.Ulu kelimesi yerine "en büyüktür" kelimesi kullanılması daha uygundur.Tanrı kelimesi Allah, el-ilah kelimesinin türkçe karşılığı olmakla beraber kullanılmasında bir sakınca yoktur. Allah lafzının bir kutsallığı yoktur. Zira öyle olsa İbranilere giden kitaplarda İlahın ismi İbranice değil Arapça anılırdı.Y ine pek çok örneği mevcuttur.” Diye de sözlerine eklemiş.
Yazdığı dizeleri de İzmir’de bir parti teşkilatının gençlik kollarında başkan olarak görev yapan bir arkadaşına okutarak amacına onu da ortak etmek istemiş. Ne var ki ezana benzetilmeye çalışılan sözleri okuyan arkadaşı ise tepkisini net olarak koymuş. 

“Oda Tv de ismimin yer aldığı haberde kesinlikle desteklediğim konu olarak gösterilen Türkçe ezan'ı desteklemiyorum. Türkçe okutulması gibi bir gayretimiz de Yok. Ankebut sayfası adminleri tarafından çevirisini kendileri yapmış oldukları ve rica üzerine okumuş olduğum bir ezandır. Sabahtan bu yana bu haberi sadece siyasi görüşümden yola çıkarak değerlendirenler var. Gelen mesajlar'da destek veren de vermeyende bilsin ki TÜRKÇE EZAN okunsun gibi bir amacım olmadı olmazda...”
Camilerde ezanın Arapçası'nın ardından Türkçe mealinin de makamlı okunması önerisini yapan ilahiyatçı kardeşimiz ezanın asıl makamından da vaz geçememiş. Neticede söz farklı usul aynı olanı tercih ederek ezan makamını kullanmış olması da yaptığı işin boşa kürek sallamak olduğunu ortaya koyuyor.
Yıllarca deneyen oldu. Hatta Türkçe ezanı okumayanlarıı idam sehpasına kadarçıkartan, öldürenler oldu ama sonunda zafer İslamın, Zafer Allah’ın olmuştur. 
O konuda iddia edenler de unutulup gitmiştir. 
Bu arada fırsatçı medyadan bazıları da ezanı değiştirme konusunu din görevlilerinin ortaya attığını ileri sürerek bir yanlışa da imza atmış ve kamuoyunu şaşırtmaya çalışmıştır.


“Biz Arapça ezan kaldırılsın demiyoruz yanlış anlaşılmasın, Arapçasının ardından meali de okunmalıdır diyoruz.Zira, bu ülkede sadece dindar insanlar yaşamıyor. Seküler kesiminde anlamını zaruri olarak duyup etkilenmesi sağlanabilir. Bir bakarız benim dinle imanla işim olmaz diyenler Ezanın manasını da duyunca kalbi yumuşamış oluverir.” Sözlerini dile getiren ezanı değiştirme fiktrini ortaya atan kardeşimize deriz ki, İslama hizmet edeceksen ve İslam’ın yayılmasını sağlamak, insanların bu dine inanmasını sağlamak istiyorsan dinde reform yapmayı bırakıp var olanı kalbine, ruhuna işlemesini ve önce yaşayıp sonra tebliğini yapmasını öneriyoruz.
Sonra Allah-u Teala’nın emri  peygamberin adeti olan bu daveti elinin tersiyle itip onu farklı şekle sokmak Kur’an-ı bozmak, ilahi emir ve yasakları çiğnemek demektir ki bunu ancak din düşmanları yapar. Bu tür eylemler dinden çıkmak demektir, maazallah..
İnanıyoruz ki bu kardeşimiz dinden çıkma, Allaha karşı gelme düşüncesinde değildir. Zira paylaşımları da ilahi kıtabın ve elçisinin (sav) in sözleri doğrultusundadır.
Gençtir, heyecan yapmıştır.  Hatta internetten bulduğu bir kaynakla İmam-ı Azam’a atfettiği o bilgi de yanlış olduğunu, yazımızın sonunda belirtmek isityoruz ki, 
"Hanefî ve Hanbelî fukahası ezanın başka bir dilde okunmasının caiz olmadığı kanaatindedirler. Şafiî  fakihleri ise, Arapça bilmeyen yabancıların, ezanı orijinal şekliyle okuyabilen birini bulamadıkları takdirde kendi dillerinde okumalarına cevaz vermişlerdir. Fakat bu da, ebedî değil, geçici yani orijinalini öğreninceye kadar verilmiş bir cevazdır"
Ezanın sözleri Arapça’dır. Ama Arap’ın sözleri değildir. Onun nazmı ve lafzı yani dizilişi ve sözleri ashaptan Abdullah b. Zeyd’e, Hz. Ömer’e ve daha pek çok sahabeye (r. anhüm) Allah tarafından ilham edilmiş; Hz. Peygamberin onay ve tasdikleriyle kesinleşmiş, 1400 küsur senedir dilleri farklı bütün İslâm ülkelerinde değişmeden, tartışılmadan “EZAN-I MUHAMMEDΔ olarak okunagelmiştir.
“Ezan-ı Muhammedî” olarak adlandırılmasında da ayrıca bir güzellik vardır. Arap kalkıp “Ezan-ı Arabî” yani Arap Ezanı demesin, Pakistanlı kalkıp “Ezan-ı Pakistanî” yani Pakistan Ezanı demesin, Müslüman Türk kalkıp “Ezan-ı Türkî” yani Türk Ezanı demesin ve herkes kendisine göre bir ezan çıkarmasın diye bütün Müslümanların peygamberi olan Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimize isnaden “EZAN-I MU-HAMMEDΔ denilmiştir.
Allah hepimize hidayet versin. İlahi Din ile oynamak insanı helak eder.
Erol KARA – 05.03.2017

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    12
    22
  • 5
    Fenerbahçe
    12
    20
  • 6
    Demir Grup Sivasspor
    12
    19
  • 7
    Bursaspor
    12
    18
  • 8
    Göztepe
    12
    18
  • 9
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    12
    17
  • 11
    Trabzonspor
    12
    16
  • 12
    Kasımpaşa
    12
    15
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    12
    14
  • 14
    Antalyaspor
    12
    13
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Osmanlıspor FK
    12
    8
  • 17
    Kardemir Karabükspor
    12
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    12
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar