Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Güzel Sesli Müezzin ; Bilal

2017-02-25 06:28:02
Güzel Sesli Müezzin ; Bilal

GÜZEL SESLİ MÜEZZİN: BİLÂL

Medine’de bir şeyler oluyordu.
İnsanlar akın akın mescide koşuyordu.
Evet, namaz vaktiydi ve ezan okunmaktaydı, ama farklı bir heyecan vardı insanlarda. Âdeta birbirleriyle yarış ediyorlardı mescide gitmek için. Aralarında bir şeyler mırıldanıyor ve birbirlerine sorular soruyorlardı.
İçlerinden biri, “Acaba Rasulullah mı kıldıracak namazı?” dedi.
Diğeri, “Olur mu? O Rabbine kavuştu. Sen neler söylüyorsun?” “Ama ama bu ezan…”
“Duymadın mı Bilâl okuyor ezanı, Rasulullahın güzel sesli müezzini Bilâl.”
Ezan hıçkırıklarla okunmuştu. İnsanların Sevgili Peygamberimize olan özlemi gönüllerinde hüzün, gözlerinde yaş olmuştu. Bütün mescit ağlayarak dinledi ezanı.
Sevgili Peygamberimizin vefatından sonra Bilâl hiç sonuna kadar ezan okuyamamıştı. Hiç tamamlayamamıştı ezanı. “Eşhedü enne Muhammeden Rasullullah” der demez ağlamaya başlardı hep ve gerisini getiremezdi. Artık Medine’de yaşamıyordu. Medine’nin her yeri Rasulullahın hatırası ile doluydu. Geçtiği sokaklar, bastığı topraklar hep onu hatırlatıyordu. Ayrılık acısı ve duyduğu özlem dayanılmaz olmuştu.
Bu yüzden Hazreti Bilâl, Peygamberimizin yokluğunda Medine’de kalmaya dayanamadı. Hazreti Ebubekir’den izin istedi ve Şam yakınlarında bir yere yerleşti.
Hazreti Ömer döneminde Kudüs’ün fethine katıldı, ama Medine’ye dönmedi.
Bir gün rüyasında gül yüzlü Peygamberimizi gördü. “Beni ziyaret etmeyecek misin Bilâl?” diyordu. O davet ederdi de nasıl dururdu Bilâl? Rasulullahın yürüdüğü yollarda yürümeyi, dönüp de baktığı dağlara bakmayı, mescidinde namaz kılmayı nasıl da özlemişti. Gelgelelim yüreği dayanır mıydı, onu bilemiyordu Bilâl.
Çağrıya uydu ve Medine’ye geldi Peygamber Müezzini.
Dostları çok özlemişti onu.
O da dostlarını…
Güzel insanlar hasret giderdiler.
Geçmişi geldi aklına Bilâl’in. Mekke yılları, zorluk yılları canlandı gözünde.
Bir zamanlar Ümeyye adlı zorba bir kâfirin kölesiydi. Hazreti Ebubekir’in İslâm’ı anlatmasıyla gizlice Müslüman olmuştu. Müslüman olduğunu öğrenen Ümeyye Bilâl’e akıl almaz işkenceler yapmış ve kölesi Bilâl’i dininden vazgeçirmek için her yolu denemişti.
Konuştu, olmadı. Dövdü, olmadı.
Sonunda çıplak vücudunu çölün kızgın kumlarına yatırıp üzerine de kocaman bir taş koydu. Bu işkence dayanılacak gibi değildi.
Ümeyye, Bilâl’in başında duruyor ve dininden dönmesini istiyordu. Ancak Bilâl’in ağzından tek bir söz çıkıyordu:
“Lâ ilâhe illallah… Allah’tan başka ilâh yoktur tapacak!”
Günlerce sürdü bu işkence.
Bu da yetmedi boynuna ip bağlayıp Mekke sokaklarında dolaştırdı.
Hazreti Ebubekir Bilâl’i bu acımasız insanın elinden kurtarmak için çok uğraştı ve nihayet onu özgürlüğüne kavuşturdu.
Peygamberimiz, hem Bilâl’in işkencelerden kurtulmasına hem de özgürlüğüne kavuşmasına çok sevindi.
İslâm dininde siyah beyaz, köle efendi ayrımı yoktu; haksızlık ve zorbalık yoktu. O günden sonra Müslümanların yanından hiç ayrılmadı Bilâl. Medine’ye hicretten sonra inşa edilen ilk mescidin yapımında çalıştı. Artık inananlar, Medine’de güven ve huzur içinde hep birlikte ibadetlerini yerine getirebiliyordu.
Zamanla insanları namaza çağırmak için bir işaret ihtiyacı doğdu. Çünkü geç gelenler cemaate yetişemedikleri için üzülüyor, erken gelenler ise beklemek zorunda kalıyor ve işlerinden oluyorlardı.
Namaz vakitlerini bildirmek için çeşitli görüşler ileri sürüldü.
“Çan çalınsın” diyenler oldu. Çan Hristiyanların ibadete çağırma şekli olduğu için kabul görmedi.
Ateş yakarak haber verme fikri de ateşe tapanların âdeti olduğu için beğenilmedi.
Yüksek bir yere bayrak çekilmesi önerildi, bu da uygun bulunmadı.
Sonra boru ile çağıralım dendi. Bu öneri de kabul edilmedi.
Hazreti Ömer ve Zeyd Oğlu Abdullah’ın aynı gün gördükleri rüya ile ezanın sözleri Müslümanlara öğretildi. Peygamberimiz bu rüya üzerine, inananları namaza ezanla çağırmaya karar verdi. Sesi güzel olduğu için ezanın sözleri hemen Bilâl’e öğretildi ve ilk ezanı Bilâl okudu. Medine’de Müslümanlar onun etkileyici gür sesiyle namaza gelmeye başladı.
Rasulullah hayatta olduğu sürece Peygamberimizin müezzini oldu.
Öyle güzel bir sesi vardı ki ezan bitene kadar hayat dururdu sanki.
Herkes büyülenmişçesine bu güzel sese kulak verirdi.
İşte güzel sesli Bilâl, şimdi tekrar Medine’deydi.
Yakın arkadaşları tek bir şey istiyordu ondan. “Bir kez daha ezan okur musun?”
“Okumam!” diyordu Bilâl. “Okuyamam ki!”
Peygamberin sevgili torunları Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin “Bilâl, ne olur bir kere daha ezan okusan.” diye rica ettiler. Bilâl, bu ricayı kırmayarak son defa güzel sesiyle ezan okudu.
Allahu ekber Allahu ekber…
Eşhedü en lâ ilâhe illallah….
İşte Bilâl’in bu son ezanı, o kadar muhteşemdi ki onun sesini duyanlar namazı sanki Sevgili Peygamberimiz gelip kıldıracakmış gibi heyecanla mescide koştular. Bilâl’in hıçkırıklarla tamamlanan son ezanı, Medine’yi ağlatmıştı, bu Bilâl’in son ezanı oldu.
Medine’nin sevgilisi, âlemlerin efendisi olan Peygamberine son ezanı.
Hazreti Bilâl Medine ziyaretinden sonra Şam’a döndü.
Bir süre sonra da Allah’ın rahmetine kavuştu.

http://namaz.diyanet.gov.tr/

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    12
    22
  • 5
    Demir Grup Sivasspor
    11
    19
  • 6
    Bursaspor
    12
    18
  • 7
    Göztepe
    12
    18
  • 8
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 9
    Fenerbahçe
    11
    17
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    12
    17
  • 11
    Trabzonspor
    12
    16
  • 12
    Evkur Yeni Malatyaspor
    12
    14
  • 13
    Antalyaspor
    12
    13
  • 14
    Kasımpaşa
    11
    12
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Kardemir Karabükspor
    11
    8
  • 17
    Osmanlıspor FK
    12
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    12
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar