Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Hazret-i Eyyübün Vücudunu Kurtların Doldurduğu Doğru mudur ?

2017-02-25 06:35:49
Hazret-i Eyyübün Vücudunu Kurtların Doldurduğu Doğru mudur ?

Sual: Hazret-i Eyyübün ( aleyhisselam ) hastalığında yaralarının kurtlandığı doğru mudur?

Bu konuda ihtilaflar bulunmaktadır. Ve biz aşağıya çeşitli kaynaklardan bu konuda yazılanları aldık.

İslam akla ve mantığa uyanı kabul eder. Bizim şahsi görüşümüz ikinci cevap olup doğrusunu Allahu Teâlâ bilir demekten başka çaremiz yoktur. (Editör)

CEVAP 1

(S. Ebediyye) – M Ali Demirbaş

Evet, doğrudur. Bazı kimseler, Peygamberlere böyle hastalık gelmez dedilerse de, Peygamberlerin yarasına kurt düşmez diye bir şey yoktur. Peygamberliğin yedi vasfı vardır:

1- Emanet,
2- Sıdk,
3- Tebliğ,
4- Adalet,
5- İsmet,
6- Fetanet,
7- Emn-ül azl.

Yaralarının kurtlanması, peygamberlik sıfatlarına aykırı değildir. Eyyüb aleyhisselamın, yaralarının kurtlandığını büyük âlim Alâaddin-i Attar hazretleri de bildirmektedir.

CEVAP 2

MEHMET PAKSU Meseleler ve Çözümleri – 1

Değerli Kardeşimiz;

Sabır, sebat ve teslimiyet timsâli olan Eyyub Aleyhilsselâm varlıkta ve darlıkta şükürden asla ayrılmayan, en mesut günlerinde ve en muztarip anlarında Allah’a olan bağlılığından zerre kadar kopmayan müstesna bir insandı.

Hz. Eyyub’un canlı bir örnek olan hâli ve kıssası Kur’anı-ı Kerimde yer almaktadır. Onun uzun süren dayanılmaz bir hastalığa müptelâ olduğu, fakat bu İlâhî imtihanı üstün azmi ve sabrı neticesinde kazandığı, sonunda Rabbine yaptığı niyazı sayesinde sıhhat ve afiyete kavuştuğu anlatılmaktadır.

Hz. Eyyub’un (a.s.) kıssasının tafsilatına tefsirlerimizde yer verilirken, sancılı bir hastalığa tutulduğu bildirilmektedir. Öyle ki, vücudunun her tarafını saran yara ve ağrılar sadece kalb ve diline ulaşmamış; ne zaman ki, Allah’ı zikrine mâni olacak şekilde ağrılar kalp ve diline ilişince sadece “ubudiyet-i İlâhiye için” Allah’a iltica etmiş, duasının kabul edilmesiyle de bu musibetten kurtulmuşlar.

Hz. Eyyub’un bedenindeki yaralar ve yaralardan meydana gelen kurtlar (mikroplar), bakınca görenleri tiksindirecek, halkı kendisinden nefret ettirecek bir vaziyette değildi. Onu görenler ağır bir hastalık içinde bulunduğunu biliyorlar, ancak ondan tiksinip kaçmıyorlardı. Çünkü onda öyle bir hal yoktu. Günümüzde verem ve kanser gibi yaygın halde bulunan birtakım iç hastalıklar vardır ki, dıştan bakışta hastada bir yara ve hastalık belirtisi görülmemekte, bakanlar bir tiksinti duymamakta, fakat hasta dayanılmaz bir acı içinde kıvranmakta ve için için erimektedir. İşte Eyyub Aleyhisselâmın hastalığı da böyle hariçten görenleri iğrendirecek bir hastalık değildi. Çünkü peygamberler halkın nefretine sebep olacak arızalardan uzaktır ve Allah tarafından korunmuştur. Peygamberlerin tiksindirici şeylere müptelâ olmaları, peygamberliğin bir icabı olan halkla bir arada olmaya, insanları hak ve doğru yola davete mâni olan bir durumdur. Bu ise “nübüvvet” hikmetine uygun değildir.1

Yani, Hz. Eyyub bir peygamber olması dolayısıyla Allah tarafından insanları hakka ve hidayete çağırmakla vazifeliydi. Böyle iğrendirici bir hastalığa yakalansaydı, esas vazifesi olan tebliği ve dine daveti yapamazdı. Zaten malının, mülkünün, çoluk ve çocuğunun elinden alınması ve sonunda derin bir hastalıkla imtihana tâbi tutulması, neticede tahammül gösterip sabretmesi, insanlara bir örnek gösterilme hikmetine bağlıdır.

Eyyub Aleyhisselâmın kıssasına temas eden Bediüzzaman Hazretleri ise günümüz insanının alması gereken dersi şöyle ifade etmektedir:

“Hazreti Eyyub Aleyhisselâmın zahirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtını ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek Hazret-i Eyyub’dan daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. (Çünkü işlediğimiz her bir günah, kafamıza giren her bir şüphe, kalb ve ruhumuza yaralar açar. Hazret-i Eyyub Aleyhisselâmın yaraları, kısacık hayat-ı dünyeviyesini iHıdit ediyordu. Bizim manevî yaralarımız, pek uzun olan hayat-ı ebediyemizi tehdit ediyor. O münacat-ı Eyyubiyeye o Hazretten bin defa daha ziyade muhtacız. Bahusus nasıl ki, o Hazretin yaralarından neş’et eden kurtulur, kalp ve lisanına ilişmişler. Öyle de, bizleri günahlardım gelen yaralar ve yaralardan hâsıl olan vesveseler, şüpheler (neûzübillah) mahalli-i iman olan bâtın-ı kalbe ilişip imanı zedeler ve imanın tercümanı olan lisanın zevk-i ruhanîsine ilişip zikirden nefretkârâne uzaklaştırarak susturuyorlar.”2

1. Hülâsatü’l-BeyâııSî-Tefsiri’l-Kıırân, 9:3469.
2. Lem’alar, s. 6-7.

Mehmed Paksu

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Oyun ve Eğlence - Çocuklar İçin

Çocuklar için Oyun Eğlence

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    15
    32
  • 2
    Medipol Başakşehir
    15
    30
  • 3
    Fenerbahçe
    15
    29
  • 4
    Beşiktaş
    15
    27
  • 5
    Kayserispor
    15
    27
  • 6
    Göztepe
    15
    27
  • 7
    Trabzonspor
    15
    25
  • 8
    Bursaspor
    15
    24
  • 9
    Demir Grup Sivasspor
    15
    22
  • 10
    Teleset Mob. Akhisarspor
    15
    19
  • 11
    Kasımpaşa
    15
    18
  • 12
    Aytemiz Alanyaspor
    15
    17
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    15
    16
  • 14
    Osmanlıspor FK
    15
    14
  • 15
    Atiker Konyaspor
    15
    14
  • 16
    Antalyaspor
    15
    14
  • 17
    Gençlerbirliği
    15
    12
  • 18
    Kardemir Karabükspor
    15
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar