Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Hz. Câfer bin Abdullah el-Ensâri Rahmetullah Aleyh Kimdir

Cabir bin Abdullah’ın babası, İkinci Akabe Biatı’nda bulunarak İslam’a girmiştir. Cabir bu sırada henüz 18-19 yaşlarında bulunuyordu.

2017-02-25 06:43:59
Hz. Câfer bin Abdullah el-Ensâri Rahmetullah Aleyh Kimdir

Cabir bin Abdullah’ın babası, İkinci Akabe Biatı’nda bulunarak İslam’a girmiştir. Cabir bu sırada henüz 18-19 yaşlarında bulunuyordu. Bedir ve Uhud savaşlarına katılmak istediyse de babası ona engel olmuştur.

Cabir’in babası Abdullah, Uhud Savaşı’nda şehit düştü.

Cabir bu konuda şunları söylemiştir: “Babam Uhud’da şehit edildi. Kız kardeşim bana bir deve vererek: “Git babanı bu deve ile taşı, onu Selemeoğullarının kabristanına defnet.” dedi. Ben birkaç kişi ile savaş alanına gittim. Benim oraya varış haberim Allah Rasulü’ne (s.a.v.) ulaşınca, beni yanına çağırttı. Allah Rasulü o sırada Uhud’da bulunuyordu. Şöyle buyurdu: “Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki, Abdullah da ancak kardeşleri (Uhud şehitleri) ile birlikte gömülecektir. Bunun üzerine babam arkadaşları ile birlikte Uhud’a defnedildi. Hazreti Cabir, Allah Rasulü’nden 1500 hadis rivayet etmiştir.

Kabri, Ayvansaray, Çember Sokak, No.2’de, Cabir Camii’nin içinde, mihrabın sağ tarafında bulunmaktadır.

En çok hadis rivayet eden sahabelerden biri olan cabir b. abdullah b. amr b. haram el-ensari hazretleri hicretten onaltı yıl önce medine-i münevvere’de doğmuştur. hazrecoğulları’nın beni seleme kabilesine mensuptur. künyesi ebu abdullah’tır. babası abdullah b. amr b. haram, uhud harbinde şehid olan ilk sahabedir. annesi enise (üneyse) binti aneme, rasulullah’a biat eden kadın sahabeler arasındadır. Rasulullah’ın peygamberliğinin onüçüncü yılında, 622’de yapılan ikinci akabe biatı’na katılan yetmiş kişilik heyetin yaşça en küçüğü cabir el ensar hazretleriydi.

cabir el ensar hazretleri bedir ve uhud harblerine katılamamıştır. bunun sebebi babasının onu kızkardeşlerini koruyup gözetmekle görevlendirmesi ve savaşa katılmasına razı olmamasıydı. onun yedi kızkardeşi vardı. bunlar arasında en tanınanı ümmü mabed’dir. uhud harbinde babası şehid oluncaya kadar hiçbir gazveye katılmadı. babası, uhud harbinde şehid olunca üzülmemesini tavsiye etmiş, babasının Allah Teala’nın iltifatına mazhar olduğunu söyleyerek onu teselli etmiştir.

rasulullah’ın bereketi:
babası şehid olduğunda, oğlu cabir el ensar hazretlerine bir miktar borç bırakmıştı. bu alacakların önemli bir kısmı da civarda oturan yahudilere aitti. alacaklılar borçlarını istemeye başladıklarında sahip olduğu mal ve gelirleri bu borçları ödeyecek durumda değildi. cabir el ensar hazretleri, rasulullah’a gelerek borçlarının bir süre ertelenmesine tavassut etmesi istirhamında bulundu. rasulullah ona, bahçesinden topladığı hurmaları birkaç öbek halinde yığdırdı. sonra da bunlardan en büyük öbeğin yanına oturarak ölçeği eline aldı ve gelen bütün alacaklılara alacağı nisbetinde hurma vermeye başladı. hz. peygamber’in bir mucizesi olarak cabir el ensar hazretlerinin bütün borçları ödendiği halde hurmaların eksilmediği görüldü.

Hz cabir el ensar uhud’dan sonra yapılan küçük büyük bütün seferlere iştirak etmiş, ondokuz seferde peygamberimiz ile birlikte bulunmuştur. islam tarihinde çok meşhur olan bir hadiseye göre, cabir b. abdullah hazretleri, hendek savaşı öncesinde hendek kazılırken evinde et ve ekmek pişirerek peygamberimizi evine davet eder. Rasulullah bu daveti kabul eder ve orada bulunan ashabının tamamını da yemeğe çağırır. yalnızca birkaç kişi için hazırlanan yemek bereketlenir ve gelen herkese yeter. bu durum, hendek savaşının zorlu günlerinde ashaba adeta manevi bir ikramdır. iran’ın ve istanbul’un fethi de bu savaşa hazırlık sırasında hendek kazılırken müjdelenir. cabir b. abdullah hazretleri ayrıca hudeybiye’de yapılan rıdvan biatında da bulunmuştur. rasulullah’ın o gün orada bulunan 1400 kişiye söylediği “bugün sizler yeryüzünün en hayırlı insanlarısınız” (buhari, megazi, 35) hadisini o rivayet etmiştir.

hz. ebu bekir zamanında mürtedlerle yapılan savaşlara iştirak eden cabir b. abdullah hazretleri, hz. ömer devrinde ırak ve iran seferlerine katılmıştır. şam’ın fethinde bulunarak hz. ömer’in görevlendirmesiyle kendi kabilesini temsil etmiştir. hz. ali ile muaviye arasındaki ihtilafta hz. ali’nin tarafında yer almıştır. ancak muaviye, 40/660’da halkı kendisine biat ettirmesi için medine-i münevvere’ye gönderdiği komutan büsr b. ebu ertat, cabir b. abdullah biat etmedikçe kimsenin biatını kabul etmeyeceğini söylemiş, o da, ümmühatülmü’mininden (mü’minlerin anneleri) peygamber efendimiz’in eşi ümmü seleme ile istişare ederek fitneye sebebiyet vermemek için biat etmek zorunda kalmıştır.

muaviye b. ebu süfyan medinelileri hz. osman’ı şehid etmekle suçlayarak rasulullah’ın asasını ve minberini şam’a götürmek istemişti. onu bu fikrinden vazgeçirenler ebu hureyre ve cabir b. abdullah’dır. zulmüyle ünlü haccac-ı zalim 73/692 yılında mekke ve medine valisi sıfatıyla medine’ye gelince halkı, hz. osman’ı katletmekle suçlayarak ağır hakaretler etti. bununla yetinmeyerek aralarında cabir b. abdullah hazretlerinin de bulunduğu bir grup sahabenin ellerini kurşunla damgalatmıştı. hayatının sonlarına doğru gözlerini kaybeden cabir b. abdullah 78/697 yılında medine’de vefat etti. o, akabe biatlarına katılanların hayatta olan son mensubuydu. vefatıyla birlikte bu biata katılanlardan geriye kimse kalmamış oldu. vefat ettiğinde yaşı 94 civarında olduğu için muammerundan olduğu söylenmektedir. henüz hayatta iken vefatından sonra cenaze namazını Haccac’ın kıldırmamasını vasiyet eden hz. cabir b. abdullah’ın cenaze namazını hz. osman’ın medine valisi olan oğlu eban b. osman kıldırmıştır.

 

ilim meclisleri

cabir b. abdullah hazretleri sahabe arasında yakışıklılığı ile tanınırdı. etekleri topuğuna değmeyen bir izar giyer, başına beyaz bir sarık sarar ve sarığın ucunu arka taraftan dışarı sarkıtırdı. saçı ve sakalı beyazladığında boyadığı da rivayet edilmektedir. sevgili peygamberimizin özel iltifatına ve ilgisine nail olmuş sahabedendir. bir defasında Rasulullah onu, devesinin arkasına bindirmiş, hastalandığında ziyaretine gitmiş ve ona dua etmiştir. cabir b. abdullah, süheyme binti mesud ile evlenmiş; abdurrahman, akil, muhammed, meymune, ümmü habib ve humeyde adlarında altı çocuğu olmuştur. hz. cabir b. abdullah, peygamberimizin yanında uzun süre kaldığından sahip olduğu ilim ve irfanının önemli bir kısmını ondan almıştır. daha sonra hz. ebu bekir, hz. ömer ve ashab-ı kiramın diğer büyüklerinden ilim tahsilinde bulunmuştur.

mescid-i nebevi’de bir ilim meclisi oluşturan cabir b. abdullah el-ensari hazretlerinin etrafında talebeleri geniş bir halka meydana getirirdi. onun derslerine katılmak için mekke, yemen, kufe, basra ve mısır’dan talebeler gelirdi. tefsir ve fıkıh ilimlerine dair dersler verirdi. tefsire dair rivayetleri çok olmamakla beraber muteber kabul edilmiştir. cabir b. abdullah ayrıca medine’de fetva veren sahabelerdendi. verdiği fetvalar neredeyse küçük bir cüz oluşturacak hacimdedir. talebelerinden süleyman b. kays el-yüşküri kendisinden bazı fetvalar yazıp rivayet etmiştir. abdullah b. üneys, hz. cabir b. abdullah’ın peygamberimizden duyduğu, üzerinde mazlum hakkı bulunan kimsenin cennete giremeyeceğine dair bir hadis-i şerifi doğrudan onun ağzından duymak maksadıyla deve sırtında şam’a kadar bir ay süren uzun bir yolculuk yapmıştır. cabir b. abdullah hazretlerinin talebeleri arasında tabiinden pek çok alim vardır. said b. müseyyeb, ata b. ebu rebah, hasan-ı basri, muhammed b. münkedir, bilal b. sa’d, mücahid, şa’bi, tavus, muhammed el-bakır ve cabir b. abdullah hazretlerinin oğullarından abdurrahman, akil ve muhammed bunlardan bazılarıdır.

hz. cabir b. semure

istanbul’daki hz. cabir makamının yukarıda hayatını anlattığımız hz. cabir b. abdullah’a ait olduğu ifade edilmektedir. elimizdeki kaynaklara göre onun istanbul kuşatmasına katıldığına dair bir bilgi yoktur. ancak, cihad aşkıyla dolu bu sahabinin fetih hadisinin teşvikiyle istanbul seferine katılması da muhtemeldir. sefer tarihleriyle yaşama süresi uyuşmaktadır. vefatı istanbul kuşatmasından sonradır. osmanlı tarihçilerinden ayvansaraylı hüseyin efendi’nin kaydına göre bu camide “ashab-ı kiramdan cabir b. abdullah el-ensari medfundur. ebu eyyub-ı ensari ve ebu şeybe ile beraber gelenlerdendir.”

bu makamın cabir b. semure’ye ait olabileceği de ifade edilmektedir. hüseyin ayvansarayi, istanbul’a gelip burada vefat eden sahabenin adının cabir b. semure olabileceğini ve bazılarının cabir b. abdullah dediklerini de belirtmektedir.

ashab içinde cabir adını taşıyan ondört sahabe tespit edilebilmektedir. bunlardan üç tanesi cabir b. abdullah’dır. aralarında en meşhuru cabir b. abdullah el-ensari hazretleridir. adı geçen yerde medfun bulunanın bu üç cabir b. abdullah’dan biri veya diğer cabir’lerden olması ihtimal dışında değildir. ancak biz ayvansarayi’nin cabir b. semure adını vermesinden dolayı bu sahabenin de hayatını kısaca ele alma ihtiyacı hissettik. cabir b. semure mekke’de doğdu. hicretten önce müslüman olduğuna dair rivayetler vardır.

annesi sa’d b. ebi vakkas’ın kız kardeşi halide binti ebi vakkas’dır. babası da ashabtandır. buna göre peygamber efendimiz’in teyzesinin çocuğudur. künyesi ebu abdullah’tır.

cabir b.semure hazretleri, rasulullah ile birlikte olmaya özen gösterir. mescid-i nebevi’nin bir köşesine çekilip pür dikkat onu dinlerdi. hz. peygamber’den 146 hadis-i şerif rivayet etmiştir. bazı tarihi olayları nakleden rivayetleri de vardır. hz. ömer’in halifeliği döneminde kufe’ye giden ve oraya yerleşen cabir b. semure hazretlerinin ırak’ta meydana gelen savaşlardan hangilerine iştirak ettiği bilinmemektedir. cabir b. semure’nin ırak’ın beşir vilayetinde 74/694 yılında vefat ettiği kaydedilmektedir. hüseyin ayvansarayi ise cabir b. semure hazretlerini, istanbul’da vefat ettiği kesin olan sahabeden saymaktadır. vefat tarihi istanbul kuşatmasına katılmasına müsaittir. ancak katıldığına dair kesin bilgi yoktur. bunda hayatı hakkında geniş malumatının olmamasının veya olan kaynakların henüz tespit edilememesinin önemli bir yeri vardır.

makam/türbe
kaynaklarda hakkında bilgi bulduğumuz bu iki sahabenin de vefat yerleri ve tarihleri yukarıda da belirtildiği gibi bilinmektedir. bu bilgilere göre, burası makam kabul edilir. sultan 1. mahmud’un sır katibi salahi, 19 ağustos 1738 tarihinde burasının padişah tarafından ziyaret edildiğini ifade ederken şöyle demektedir: “bugün çok erken, saat yedi buçukta davutpaşa sarayından divan içtimaı için yola çıkıldı. eğrikapı’ya geldikte muaviye zamanında ve hicretin ellibirinci senesinde mesleme hazretleri ile gelip burada şehid düşen sahabilerden cabir b. abdullah-ı ensari hazretlerinin türbesinin bulunduğu mustafapaşa camii’nde sabah namazı kılındı.”

bu türbe, istanbul’un kara tarafı surları ile haliç kıyısı arasında kalan sahada, ayvansaray semtinde, atik mustafa paşa camii içerisinde mihrabın yanında yer almaktadır. cami 9. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen kiliseden çevirmedir. fetihten bir süre sonra sadrazam koca mustafa paşa tarafından cami yapılmış ve atikmustafapaşa camii olarak meşhur olmuştur. hz. cabir camii ve ayvansaray camii adlarıyla da anılmaktadır. adı geçen cami, atikmustafapaşa mahallesi çember sokak’ta bulunmaktadır.

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    11
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    11
    23
  • 3
    Beşiktaş
    11
    21
  • 4
    Kayserispor
    11
    19
  • 5
    Demir Grup Sivasspor
    11
    19
  • 6
    Bursaspor
    11
    17
  • 7
    Fenerbahçe
    11
    17
  • 8
    Göztepe
    11
    17
  • 9
    Teleset Mob. Akhisarspor
    11
    17
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    11
    14
  • 11
    Evkur Yeni Malatyaspor
    11
    14
  • 12
    Trabzonspor
    11
    13
  • 13
    Kasımpaşa
    11
    12
  • 14
    Antalyaspor
    11
    12
  • 15
    Atiker Konyaspor
    11
    10
  • 16
    Kardemir Karabükspor
    11
    8
  • 17
    Osmanlıspor FK
    11
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    11
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar