Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Hz. İbrahim'in şehri El-Halil

Hz. İbrahim'in şehri El-Halil

2017-02-25 06:02:55
Hz. İbrahim'in şehri El-Halil

El Halil (Arapça: الخليل; al-Halil, İbranice: חֶבְרוֹן; Hebron),

Hz. İbrahim’in ( aleyhisselam) şehri El-Halil , Peygamberler’in şehri El-Halil ( Allah’ın selamı hepsinin üzerie olsun ) Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2015 yılında ilk kez düzenlenen Kudüsten Umreye programında ziyaret edilecek mekanlardan biri…

Peygamberler Şehri

el-Halil kelimesi “yakın dost” anlamına gelir. Şehir bu adını Hz. İbrahim (a.s.)’den almaktadır. Bilindiği üzere Hz. İbrâhim (a.s.) “Halilurrahman (Rahman’ın yakın dostu)” olarak anılırdı. Nitekim Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Allah, İbrahim’i kendisine yakın dost edinmişti.” (Nisâ, 4/125) Hz. İbrâhim (a.s.) bir süre bu şehirde kaldığından ve kendisi için burada bir ma’bed inşa ettiğinden dolayı şehir de ona nispetle Medinetu’l-Halil (el-Halil’in şehri) olarak adlandırıldı. Daha sonra baştaki “Medine” kelimesi unutuldu ve şehrin adı el-Halil olarak kaldı.

Bu şehirde Hz. İbrahim (a.s.)’in dışında da birçok peygamber hayat sürmüştür. Bu peygamberlerden bazılarının kabirleri oradadır.El Halil, Batı Şeria’daki İsrail işgal bölgesinde bir şehirdir. Resmi olarak Filistin’e bağlıdır. Musevilerin 4 kutsal şehrinden biridir. Şehirde 120.000 Filistinli ve 600 İsrailli yaşar. Rakımı 931 metredir

El Halil, Kudüs’ün 35 km güneyinde yer alır. Üzümü, limon tuzu ve cam üflemeleriyle ünlüdür. Eski şehir merkezi, dar sokakları, düz damlı evleri ve eski pazarları ile simgeleşmiştir. Şehirde iki Filistin üniversitesi vardır

Hz.İbrahim’in, Kenan’da yerleştiği ilk şehir olan Hebron/Hevron, İbranice bir isimdir. Tevrat’ta bu şehrin isminin Hz.İbrahim öncesi o bölgede oturan Kenan’lıların Anak kabilesinin, “Kiryat Arba” adı verilen putperest kahramanına izafeten verildiği belirtilir. “Hebron’un eski adı Kiryat-Arba’ydı. Arba, Anaklılar’ın en güçlü adamının adıydı.”

Bu ismin Hz. İbrahim’in buraya yerleşmesinden sonra değiştirildiği Tevrat’ta kayıtlıdır. “Eski adı Kiryat-Arba olan Hebron’da yaşayan Kenanlılar….”

Bir diğer anlatımda İncil’de adları geçen ve burada gömülü oldukları rivayet edilen 4 çifte atfe Adem ve Havva, İbrahim ve Sara, İshak ve Rabia, Yakup ve Leah.( aleyhisselamlar)

İslam kaynaklarında ise Hebron’un, Adem ve Havva’nın Cennet Bahçesi’nden kovulduktan sonra yaşadıkları ilk insan yerleşimi olduğuna dair rivayetler vardır.

Hz.İbrahim, hanımları Sara ve Hacer, oğulları İsmail, İshak, torunu Yakup gibi resullerin de yaşadığı kutsal bir yer olan Hebron’un bu konumu Tevrat’ta şöyle belirtilir: “Yakup, İshak’la İbrahim’in de misafir olarak kalmış olduğu, bugün Hebron denen Kiryat-Arba yakınlarındaki Mamre’ye, babası İshak’ın yanına gitti.”

Bu şehir aynı zamanda Davud ve Süleyman peygamberlerin ait olduğu da belirtilir.İslamiyet’in bölgeye egemenliğinden sonra 7. yüzyılda şehir Müslüman hacıların önemli bir merkezi haline geldi ve Arapça ismiyle El Halil er-Rahman olarak anılmaya başlandı.

El-Halil peygamberler diyarı Filistin’in güzide bir şehri. Bu şehir anıldığında etrafında Rabbani ışıklar yayılmış olan ve birbirlerinin ardından insanlığı aydınlığa yönelten Peygamberler dizisi akla gelir. Orası temiz insanların şehridir. O insanlar yalandan hoşlanmaz, gerçeğin bütün güzelliklerine sarılırlar. el-Halil kutsal vatanın bir parçasıydı.

Ve bir gün durup dururken yeryüzünün köşe bucaklarından çekirge sürüleri gibi akın eden ve bu şehrin kendilerine ait olduğuna dair birtakım uydurma hikâyelere, asılsız vaadlere sahip bazı kimseler oraya saldırdılar. Şehrin efendisi Hz. İbrâhim (a.s.)’ın vakıflarının da bir kısmının kendilerine ait olduğunu ileri sürerek oraya da zorla el koydular. İşte o andan itibaren şehirde bir sıkıntı başladı.

Bundan sonra el-Halil, siyonistlerin Kudüs’ten sonra ikinci hedefleri haline geldi. Burayı yahudileştirebilmek ve üzerinde kuvvetli hâkimiyet kurabilmek için birbirini izleyen ve sistemli birtakım faaliyetler yürütmeye başladılar. Yapılanların son hedefi de Hz. İbrahim Camisi haremini istila etmek ve orayı tamamiyle bir yahudi sinagoguna çevirmekti

El-Halil Hakkında Genel Bilgiler

El-Halil zengin bir manevi mirasa sahip olmasının yanı sıra tabii yönden de çeşitli zenginliklere sahip bir şehirdir. Bu şehrin etrafı tarıma elverişli arazilerle çevrilidir. Başta incir, üzüm ve zeytin olmak üzere birçok meyve çeşidinin yetiştirildiği geniş bahçelere sahiptir. el-Halil vilayeti sınırları içinde kalan bölgedeki tarıma elverişli arazilerin toplamı 232 bin dönümü bulmaktadır. Bunun 52 bin dönümlük kısmı üzüm bahçelerinden oluşmaktadır ve buralarda yılda ortalama 35 bin ton üzüm yetiştirilmektedir. Şehrin etrafını saran alanda hayvancılık da yaygındır.

Şehirde küçük sanayi ve el sanatları da gelişmiştir. Ayakkabı, sabun, tekstil ürünleri, madeni eşya, toprak eşya ve gıda maddeleri üretimi, dericilik, kuyumculuk gibi alanlarla ilgili birçok küçük sanayi kuruluşu mevcuttur.

Şehirde gerek özel gerekse resmi yönetime ait birçok okul bulunmaktadır. Bir Politeknik Enstitüsü bir de el-Arub Enstitüsü adında iki enstitüsü mevcuttur. el-Halil Üniversitesi adında bir de üniversitesi vardır.

Şehirde küçük sağlık merkezlerinin ve sağlık ocaklarının yanı sıra üç büyük hastane bulunmaktadır. Bunların en büyüğü ise 100 yataklı Emire Aliye Hastanesi’dir.

El-Halil’de birçok yardım kuruluşu, İslâmi amaçlarla kurulmuş sosyal tesisler ve eğitim kurumları bulunmaktadır. Bu şehir aynı zamanda Batı Yaka’da İslâmi hareketin en güçlü olduğu şehirlerden biridir.

Şehrin çevresinde birçok mülteci kampı bulunmaktadır. Bunlardan, yaklaşık beş bin mültecinin yaşadığı el-Fevâr mülteci kampı şehrin güneyindedir. Duheyşe, Aida, Arrub ve Beyt Cibrin mülteci kampları ise el-Halil ile Beytlaham arasında yer almaktadır. BM’in 1993 raporlarına göre bu kamplarda toplam olarak 25 bin mülteci yaşamaktaydı. Bugün bu rakamın 30 bini geçtiği sanılmaktadır. Bunlar siyonistlerin 1948’de işgal ettiği topraklardan zorla çıkarılan Filistinliler ve onların çocuklarıdır. el-Halil’in merkezinde ise 100 bin kadar Filistinli yaşamaktadır.

Şehrin içme suyu ihtiyacı el-Fevâr çevresinden çıkan kaynak sularıyla ve değişik yerlere kurulan barajlarda biriken yağmur sularıyla karşılanmaktadır.

Dünden Bugüne Hz. İbrâhim Camisi

Hz. İbrâhim Cami

Filistin’in el-Halil kentini sembolize eden Hz. İbrâhim Camisi’nin ilk şeklinin Hz. İbrâhim (a.s.) tarafından inşa edildiği rivayet edilir. Caminin adı bu yüzden ona nispet edilir. Nitekim elde mevcut tarihi kayıtlara göre M. Ö. 1900’lü yıllarda Hz. İbrâhim (a.s.) bu şehre gelip yerleşmiş ve bir mabet inşa etmiştir. İşte bu ma’bed bugünkü Hz. İbrâhim Camisi’nin ilk şeklidir.

Hz. İbrâhim Camisi’nin bulunduğu şehir siyonist işgalcilerin eline 1967 Haziran Savaşı’ndan sonra geçti. Caminin asıl dramı da bu tarihten sonra başladı. Yahudiler Hz. İbrâhim Camisi’ni işgal edebilmek ve bu kutsal mabedi sinagoga dönüştürebilmek amacıyla el-Halil’in tam merkezine bir yahudi yerleşim merkezi kurdular.

Yahudiler başlangıçta tek tek gelerek cami haremi dışında dini törenlerini yaptılar. Daha sonra onların da cami haremi içinde ibadetlerini yapmalarına izin veren bir karar çıkarıldı. Bu, o kutsal mabedin halis İslâmi kimliğine yönelik ilk saldırıydı. Bu izin, kalabalık bir tören ve toplu ibadetle kutlandı. 27 Ağustos 1972’de gerçekleştirilen bu ibadet ve törenlere yahudi terör örgütlerinden Kach’ın lideri haham Meir Kahane önderlik etti.

Bir yanda İslami diğer yanda Yahudinin çalgılı ibadetleri Hail İbrahim Camiinde

Bu olayın üzerinden daha birkaç hafta geçmemişti ki işgal yönetimi yahudilerin, Müslümanların namaz kıldıkları vakitlerde de kendi ibadetlerini yapabileceklerine dair açıklama yaptı. Derken olaylar birbirini izlemeye başladı. Aynı yılın Kasım ayının on ikisinde bölgenin askeri kumandanı yahudilerin ibadet saatlerini artıran ve caminin içine ibadet esnasında oturulmak üzere sandalyeler sokulmasına imkân veren bir karar çıkardı. Bu karar, caminin içine Tevrat nüshalarının konulacağı birtakım dolaplar yerleştirilmesine de imkân veriyordu. Bu dolaplardan biri Hz. Ya’kub (a.s.) zaviyesine yerleştirildi. Bu kararın gölgesinde Hz. Yakub (a.s.) zaviyesi ve dolayısıyla Hz. İbrahim (a.s.)’ın makamının önü işgal edilmiş oldu. Yine aynı sıralarda Müslümanların namazları için tahsis edilen süre de kısaltıldı. Buna göre öğle ve ikindi namazları için toplam iki buçuk saat süre tanınıyordu. Buna ek olarak Müslümanların cenaze namazlarını Hz. İbrahim Camisi hareminde kılmaları da yasaklandı.

Daha sonra yahudiler Müslümanların namazlarını karıştırmak amacıyla garip birtakım dini parçalarını yüksek seslerle söylemeye ve yine cami haremi içinde boynuzdan yapılan çalgılarını çalmaya başladılar. Bu yolla camiye karşı saygısızlıklarını ve Müslümanları tahrik etmeyi amaçlayan hareketlerini daha da artırdılar.

El-Halil katliamından sonra ise camide büyük değişiklikler yapılarak Müslümanların ibadet imkânları iyice kısıtlandı, yahudilere tahsis edilen bölüm de caminin üçte ikisini kapsayacak şekilde genişletildi.

Bütün bu gelişmeler açıkça gösteriyordu ki, Hz. İbrahim Camisi’nde gerçekleştirilen katliam caminin tamamını istila etme ve orayı tamamıyla bir yahudi sinagoguna dönüştürme amacına yönelik planlar zincirinin bir halkasından başka bir şey değildi. Bu planlar zincirinin uygulamaya geçirilmesi işlemlerine işgal devleti siyasi yönetimiyle, yargı kurumlarıyla, ordusuyla ve tüm yahudi yerleşimcileriyle katılmıştı.

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    12
    22
  • 5
    Fenerbahçe
    12
    20
  • 6
    Demir Grup Sivasspor
    12
    19
  • 7
    Bursaspor
    12
    18
  • 8
    Göztepe
    12
    18
  • 9
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    12
    17
  • 11
    Trabzonspor
    12
    16
  • 12
    Kasımpaşa
    12
    15
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    12
    14
  • 14
    Antalyaspor
    12
    13
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Osmanlıspor FK
    12
    8
  • 17
    Kardemir Karabükspor
    12
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    12
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar