Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

İşittik ve itaat ettik.(!)

2017-02-25 06:42:15
İşittik ve itaat ettik.(!)

Bir işlemle ilgili formül tam olarak bilinmiyorsa sonucu doğru çıkarmak imkansızdır. Başlama noktasında, kesinleşmemiş bir bilgiyle yapılan girişimler, her adımda yanlış üstüne yanlış ortaya koyacaktır.

Bu durumda beklenilenler elde edilemeyeceği gibi uğraş sahiplerini bir yılgınlık kuşatacaktır. Burada sorun ya doğru olanı tanıyamama ya da yanlışları doğruymuşçasına sahiplenmekten kaynaklanmaktadır.

İnsanlık yanlışlar içinde bocalarken tevhid doğruyu göstermiş sonra da doğruyu gösteren bu tevhidi yürüyüş bulandırılarak yeni yanlışların ortaya çıkmasına sebebiyet verilmiştir. Ne ilginçtir ki karanlıktan aydınlığa çikaran tevhidi hareketler bir süre sonra cahillerin eliyle tahrif edilmiş; sonra da sıkıca sahiplenilen bir kurtuluş yolu olmustur. Zaten Allah’ın insanlara her seferinde yaptığı seslenişin sebebi, iyi olanı koruyamamaktan ve kötüleştirilene de “iyi” niyetiyle sahip çıkılmasındandır.

Kur’an, bu sapmaya götüren anlayışın sorumluluğunu “işitmedikleri halde işittik diyenlere” yüklemektedir. Bu ayet bana, bilmedigi halde bildigini zanneden insanlari anlatmakla kalmamakta, ayni zamanda insanin kendi yanlislarini da dogru ilkeler gibi sahiplenmesini anlatmaktadir… Öyleyse anliyoruz ki isin içine zan girmistir ve bu durumda bilgi mutlak dogru olmaktan çikarak beserin kendi kutsallarina göre yorumlanma boyutuna girmistir. Bu durumda insanlara hidayet veren Allah, etken durumdan çikarilarak edilgen duruma sokulur ki bunun tek bir adi vardir, o da sirktir. Bu yüzdendir ki bildiklerimizin isiginda yürüme azminden önce bildiklerimizin ne oldugunun iyice tartilmasi gerekmektedir. Karsiniza aldiginiz insanlara, hayata bakis açilarini sorun -ki anlatilacaklarin hepsi bir dindir- ve isitin. Size bir sekilde atalarindan kalani kullandiklarini sözleriyle ya da eylemleriyle söyleyecek ve göstereceklerdir. Hepsi Allah’a, kitaplara, peygamberlere, meleklere, ahiret gününe inandigini söyleyecektir. Ancak ortaya çikan “Amentü ortakliginin” bu toplumu birlestiremiyor olusunu nereye koyacaginizi siz de bilemeyeceksiniz. Onlara babalarindan kalan bir din var. Kendi islerine bile yaramayan bu din ne acidir ki çocuklarinin isine hiç yaramamaktadir.

Bu yüzden degil mi ki bir zaman Bilalleri taslar altindan çikarip konusturan Islam, simdiki kavrayis ve sunus biçimiyle insanliga Che Guevera kadar seslenemiyor. Bu, Che’nin efsaneviliginden degil Islam’in sadece ahiretlik hale getirilisindendir. Belki bu sözler biraz dokunacaktir ama gücenenler öncelikle Cuma hutbelerinde “süne mücadelesiyle” emrolunan(!) imamlarin karsisinda agzini açarak yillardan beri insanligi sömüren tepedeki sünelerin niçin bu hutbelere konu olmadigini sorarlarsa cidden kendileri için iyi bir baslangiç yapmis olacaklardir. Ancak hutbe esnasinda dogacak olan bu “Konusma günahi” göze alinmadigi için “Isitir ve itaat edercesine” dagilan iman edenlerin dini, dertlerimize ancak mistik tatmin boyutu kadar deva olmaktadir.

Akletmenin günaha, hatta kafirlige sebep olabilecegi bir Islam, insani nasil kurtulusa götürebilir? Birilerinin ictihadindaki hatadan sevap kazandigi yerde, Kur’an üzerine düsünüp görüs belirtenlerin yirmi küsür ilmi tahsil etmedikçe dogru bir tefsir yapsa dahi kafir olacagi fikhen belgelenmis olduktan sonra…

Bu nokta üzerine biraz konusmak gerekli sanirim. Resulallah’a isnad edilen ancak üzerinde biraz ama can alici sekilde oynanan hadisle Allah’in dini iptal edilmek istenmektedir. “Her kim Kur’an’i kendi akliyla yorumlarsa/tefsir ederse, isabet etse dahi kafir olur” hadisi, Kur’an’in “Allah, akletmeyenlerin üzerine pislik birakir” ayetiyle alenen çelismektedir. Bu pislik ise Kur’an’in kendi terminolojisinde sirk anlamina gelmektedir.

Ancak birileri bu pislikten gökten tezek yağacağını anliyorsa onlara diyecek bir sözüm yoktur. Söz konusu hadisin gerçek ifade sekli ise “Her kim Kur’an’i kendi reyine (istek ve beklentilerine) göre tefsir ederse kafir olur” seklindedir. Iste bu dogrudur. Ayetler birilerinin hurafelerini, diktalarini, mesreplerini ve çikarlarini korumak için çarptirilarak yorumlaniyorsa bu insan küfrün içindedir. Bu noktada yapan ve yaptiran ayni atesin içindedir. Iste burada “akletmek ve rey” kavramlarini yerli yerine koymak gerekmektedir. Her ikisini de ayni anlamin içine sokmak Islam’in önüne engel koymaktir. Akletmek insanin, verilen yetenekler vasitasiyla dogruyu anlama sürecidir.

Allah bu sürecin vahiy üzerine islemesini emretmektedir. Halbuki rey, evvelden sahiplenilen gerek dogru gerek yanlis bir istikamet ya da deger için yeniyi eskisine benzetme girisimidir. Aslinda akletmeye karsi verilen bu kutsal savas(!) günümüzün türedi bir operasyonu degildir. Bu acimasiz mücadelenin en siddetli oldugu zamanlar ise diktatörlüklerin, kralliklarin, sultanlasan halifelerin, çagin sömürücü rejimlerinin -ki sahneden çok az çekildiler- ayakta olduklari zamandir.

Zulme karsi ayaga kalkan her peygamberin karsisina “Atalarin örnek yolu” çikarildi ve pek azi müstesna bu mazlumlarin çogu kanla susturuldu. Arzu ve heveslerin tevhid karsisinda tökezledigi zaman, zulmün basariyi yakalama sansi Musa’ya karsi Yusuf’u çikarmak, Muhammed’e karsi da Ibrahim’i çikarmak seklinde olmustur.

Zamanimizda ise Muhammed’in karsisinda onun yolunda oldugunu söyleyenler vardir. Demokrattir ama Muhammed’in yolundadir; zalimdir, hirsizdir, iskencecidir, faizcidir, paraya tapar, milliyetçidir, laiktir, yine Muhammed’in yolundadir. Dün peygamberinin savastigi zalimlere bugz etmekle beraber bugün sirkin çagdas versiyonlarini sahiplenen ve ayakta tutmak isteyen Firavun ahlakinin takipçisi durumundadir. Çünkü putlar ve putperestlik Mekke’de kalmistir;

Ebu Cehiller Bedir’de tükenmistir.

Allah’i inkar etmedigi için en kötü sekliyle günahkar müslümandir. Kur’an bu yaklasimi “Onlarin içinde bir de ümmiler var ki, kitabi bilmezler, bütün bildikleri birtakim kuruntular (hurafeler, hezeyanlar…) dir; Onlar sadece zannediyorlar” ayetiyle kinamaktadir. Iste bu anlayislar, tevhidi teblig eden peygamberi bir kenara birakarak örfün peygamberini ortaya koymus ve sahiplenmistir.

Örfün peygamberi ise hiçbir zaman Daru’n Nedve’ye bas kaldiramaz. Bunlar isitememe hastaligindan kaynaklanmaktadir. Isittigini zannedenlerin, hezeyanlarina kapilan kalabaliklarin olusturdugu hayat ancak bu kadar yasanir olabilir. Islam adina sadece birilerine havale edilmis ve ilmihale mahkum edilmis, Kur’an’la arasi fersah fersah açilmis müslümanlarin, akletme sansi yoktur. Onlar sadece inanabilecek kadar izin sahipleridirler.

Isitme yetenegi kaybettirilmis insanlarin önündeki engeller, Kur’an’a gelene kadar kaldirilmis, Kur’an’a gelince de asilmaz engeller sakinma adina farz kilinmistir. “Ne okursaniz okuyun ama Kur’an’i ehil ellere birakin” mantigini ilke haline getiren sesleniciler sayesinde elimizde, bin üç yüz küsür yilik cehalet ve kuruluktan baska bir sermaye yoktur.

Iste Allah bu kültür yigini haline gelmis cehaletin boyunduruguna baglanan insanlara “isitmediginiz halde isittik diyenler gibi olmayin” demektedir. Evet Islam dünyasi asirlardir Islam adina çok sey isitti ama Islam’i bir türlü isitemedi, isittirilmedi. Allah’in kitabi yerine baska baska kitaplar -ki Kur’an’dan ayetler neshedenleri mevcuttur- isittirildi. Peygamberlerin yerine baska önderler bulundu. Ancak soruldugunda ayetlerin ve peygamberlerin hep önde tutuldugu iddia edilmesine karsin hayata bakildiginda bunun dogrulugunu ispatlayacak bir delil bulunamadi.

Rakamlar ve rüyalarin yardimiyla gaybdan haber alanlarin bu apaçik isyanlari bile tevillerle mesru gösterilerek “Kitabin özüdür” niyetine dayatildi. Ve bu dinler ve ilahlar armonisi toplumu sadece ya yapayalniz birakti ya da birilerini hayatin içinden çekip alarak riyazet ve takvayi elde etme adina sadece Allah’a(!) karsi sorumlu bir insan haline getirdi.

Dogal olarak hak aramaktan korkan, susmaya inandirilmis ve maslahatçi kalabaliklar dogdu ve boynuzlu koyunun boynuzsuz koyundan hak alacagi(!)itikadiyla is kadere havale edilince çözüm sadece ahirete kaldi. Ancak bu teselli, doyurucu degildir.

Merhamet yerine azap getirici, yücelme yerine asagilaticidir. Yeryüzünün kör, sagir ve dilsizleri yani Allah’a karsi vahiy ekseninde sorumluluklarini yerine getirmeyenlerin, akletmeyip sürü haline gelenlerin Allah’in rahmetinden bir pay beklemeye hakki yoktur. Firsatçilik, bencillik ve çikarlar noktasinda can yakici, süratli, dakik bir sekilde gören, isiten, konusmakla kalmayip yaygarayi koparan insanin bu tavrini, insan olmasiyla üzerine yüklenen sorumluluklara karsi kayitsiz kalisini, aliskanlik haline getirdigi salih amelleri(!) temizleyemeyecektir. Artik isitme zamanidir, fert fert, ev ev bu Kur’an okunmali ve anlama gayretine girilmelidir. Hayat sinavinda en çok çalisilmasi gereken dersimiz budur.

Bu sayede ümmet olduguna inanan insanlarimiz gerçekten ümmet olma bilincine erisebilecek ve kitabin olusturdugu ortak bilinç sayesinde Bedir toplulugu gibi firkasiz bir hareket baslatacaktir. Bu taktirde acilar, yoksulluklar, eziyetler, iskenceler bunlari kaldirmak adina yekvücut bir halde gögüslenecektir.

Ümmetin ihtilafinda rahmet arayanlarin ihtilaftan önce ümmeti olusturmasi gerekir. Bu da ancak dogru bilgi sonucu olarak dogru liderlerle ulasilabilinecek bir yürüyüstür. Bunu olusturabilecek tek etkense bugüne kadar isittigimiz ama sadece kaybimizi arttirmaya yarayan yanlislari bir kenara birakarak, Allah’in peygamberiyle yaptigi çagriya kulak vermeli ve o degismez önderimizin safinda yer almaliyiz. Biz bu daveti yeni yapiliyormuscasina isitelim ve diyelim ki: “Rabbimiz, biz, Rabbinize inanin diye imana çagiran bir davetçi isittik, hemen inandik. Rabbimiz, bizim günahlarimizi bagisla, kötülüklerimizi ört, canimizi iyilerle beraber al.”

Cemal ÇAGLAK – www.iktibas.info

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    11
    19
  • 5
    Demir Grup Sivasspor
    11
    19
  • 6
    Bursaspor
    12
    18
  • 7
    Göztepe
    12
    18
  • 8
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 9
    Fenerbahçe
    11
    17
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    11
    14
  • 11
    Evkur Yeni Malatyaspor
    11
    14
  • 12
    Trabzonspor
    11
    13
  • 13
    Antalyaspor
    12
    13
  • 14
    Kasımpaşa
    11
    12
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Kardemir Karabükspor
    11
    8
  • 17
    Osmanlıspor FK
    11
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    11
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar