Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Japonyadaki Türk İslam Mücahidi Ankara'da Anıldı

Tokyo Camisi ve Külliyesi'nin kuruluşunun 80. yılı anısına düzenlenen sempozyum yapıldı

2017-03-07 20:00:00
Japonyadaki Türk İslam Mücahidi Ankara'da Anıldı

İslamiyet'in Japonya'da resmen tanınmasını sağlayan Abdürreşit İbrahim'in hayatı ve faaliyetleri, "4. Uluslararası Abdürreşit İbrahim Sempozyumu"nda tanıtıldı.
Ankara Üniversitesi Asya-Pasifik Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türk-Japon İşadamları Derneğinin (TUJİAD) Tokyo Camisi ve Külliyesi'nin kuruluşunun 80. yılı anısına düzenlediği, Türkiye Diyanet Vakfı'nın desteklediği sempozyum, Ankara Üniversitesi'nin Tandoğan yerleşkesinde gerçekleştirildi.
Sempozyumun açılışına Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş ve Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Hiroshi Oka'nın yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı akademisyen, araştırmacı ve davetli katıldı.
Ankara Üniversitesi Asya Pasifik Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ali Merthan Dündar'ın açılış konuşmasını yaptığı sempozyuma katılan Türk, Japon ve Tatar akademisyenler, Japonya'da geçen yüzyılın başında İslam'ın yayılması için çalışan ve resmen tanınmasını sağlayan İbrahim'in hayatı ve faaliyetleri hakkındaki araştırmalarını tanıtan sunumlar yaptı.
Sempozyuma Japonya'nın Tokyo Gaikokugo Daigaku Üniversitesinden katılan Prof. Dr. Hisao Komatsu, "Yeni Kaynaklar Işığında Abdürreşit İbrahim Efendi ve Japonya" başlıklı sunumunda İbrahim hakkındaki arşiv çalışmalarını anlattı.
Komatsu, yaptığı çalışmalar esnasında ulaştığı askeri raporlarda Abdürreşit İbrahim'in Sibirya yerine Buhara'da doğmuş olma ihtimalini destekleyen verilere ulaştığını belirtti.
Tatar Ansiklopedisi Müdürü Prof. Dr. İskender Gilyazov da Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın Weinberg esir kampında kalan Abdürreşit İbrahim'in faaliyetlerini içeren sunum gerçekleştirdi.
Gilyazov, Abdürreşit İbrahim'in esir kampındaki Müslümanlara imamlık yaptığını ve oradaki Müslümanları İslami anlamda şuurlandırmak için çalıştığını ifade etti.
Ayrıca Abdürreşit İbrahim'in İslami şuur hakkında yazdığı makalelerin hala arşivlerde mevcut olduğunu belirten Gilyazov, Abdürreşit İbrahim'in esir kampında bir de kütüphane kurduğunu vurguladı.
Ankara Üniversitesi'nden Prof Dr. Abdullah Gündoğdu ise sunumunda Cemaleddin Afgani ve İbrahim'in İslam dünyasındaki etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Gündoğdu, Afgani'nin anlatıldığının aksine İslam toplumları üzerinde çok etkili olmadığını, Abdürreşit İbrahim'in ise fazla bilinmemesine rağmen İslam toplumlarının uyanışına hizmet eden isimlerin başında geldiğini dile getirdi.
Mimar Sinan Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. İlyas Kemaloğlu, Çarlık Rusyası tarafından baskı altında tutulan İdil Ural Türklerinin Anadolu'ya göçlerinde İbrahim'in rolü ve etkisi hakkında sunum yaptı.
Kemaloğlu, Abdürreşit İbrahim'in Çarlık Rusyası sınırları içerisinde yaşayan Müslümanların yaşadığı zorlukları kaleme aldığını belirterek, Abdürreşit İbrahim'in oradaki Müslümanları şuurlandırmak için çalıştığını ve onları İslami kimliklerini korumaları için Osmanlı'ya göç etmeleri için teşvik ettiğine dikkati çekti.

Abdürreşit İbrahim Kiimdir 
Abdürreşit İbrahim, 23 Nisan 1857 tarihinde Sibirya'nın Tobolsk vilayetinin Taba kasabasında doğdu. Uzun yıllar eğitim amacıyla seyahatler yapan İbrahim, 1911'de İtalya'nın Trablusgarp'ı işgal etmesi üzerine Afrika'daki cephelerde çalıştı.
İbrahim, Ruslar’ın 1915 yılında işgali üzerine Sarıkamış'a gitti. Yine bu yıllarda İstanbul'da kurulan Rusya Müslüman Türk Kavimlerini Himaye Cemiyeti üyesi olarak çalıştı. Cemiyet üyeleriyle Budapeşte, Viyana, Zürih, Berlin ve Sofya'yı ziyaret eden Abdürreşit İbrahim, Rusya'da yaşayan Türk topluluklarının dertlerini ve uğradıkları baskıları dile getirdi.
Avrupa'daki faaliyetlerinden sonra tekrar İstanbul'a dönen İbrahim, 1922-1923 yıllarında Rusya'da, 1930'da Kahire'de, 1930-1931 döneminde Mekke'de bulundu. 1934'te ailesiyle Japonya'ya yerleşen Abdürreşit İbrahim, ölümüne kadar İslamiyet'in burada yayılması için çalıştı. Abdürreşit İbrahim, 1937 yılında Tokyo'da bir cami inşa ettirilmesine ön ayak oldu ve bu caminin imamlığını yaptı.
Japonya'da 1939'da İslam dininin resmen tanınmasını sağlayan Abdürreşit İbrahim, 17 Ağustos 1944 günü Tokyo'da vefat etti. Abdürreşit İbrahim'in vefatı Japon radyosundan ilan edildi ve cenazeye katılmak isteyenlerin gelmesi için dört gün beklendi. Abdürreşit İbrahim, büyük bir törenle Tokyo'da defnedildi.

1890’da 10 öğrencisiyle İstanbul’a geldi, onları Darüşşafaka ve Dar-üt tedris okullarına yerleştirdikten sonra memleketine döndü. Rusya’nın her bölgesinde Müslümanlar İstanbul’a öğrenci yollaması için kendisine başvurmaya başlayınca Rus hükümeti rahatsız olarak faaliyetlerine kısıtlama getirdi.
1891’de Ufa şehrine geldi; kadı olarak görevlendirdi. Rusya’daki Müslümanların en büyük mahkemesinin kadısı olmuştu. Resmi görevlerinin yanı sıra fakir ve yetimler için dernekler kurmakla meşgul oldu. Müslüman halkın dertlerine çözüm bulmak için başkent St. Petersburg’a giderek içişleri ve eğitim bakanları ile görüşmeler yaptı. Rejim yanlısı müftüler tarafından hükümete şikâyet edilince canı tehlikeye girdiğinden 1895’te İstanbul’a gitti.
İstanbul’daki faaliyetleri
İstanbul’da iken bastırdığı ve gizlice Rusya’ya soktuğu broşür ile Rusya’da yaşayan Müslümanları Osmanlı Devleti’ne göç etmeye davet etti. Bu broşür, 70 bin Müslüman Türk’ün Anadolu’ya göçmesine vesile oldu[2]. İstanbul’da kaleme aldığı ve gizlice Rusya’ya soktuğu ünlü "Çoban Yıldızı" adlı eserinde Rusya’nın yönetimindeki Müslüman halklara yaptığı zulümleri anlattı.
İstanbul’da iki yıl boyunca kımızcılık ve ziraatçilik ile geçimini sağlayan[2] Abdürreşid İbrahim, 1896’da Avrupa’ya gitti. İsviçre’de tanıştığı Rus sosyalistlere Müslüman halkların sorunlarını anlattı.
İlk Büyük Seyahati
Abdürreşid İbrahim, 1897’de ilk büyük seyahatine çıktı. Seyahati 3 yıl sürdü. Önce memleketi Tara’ya giden seyyah, bir süre kaldıktan sonra Japonya’ya gitti. Kısa bir süre sonra 1900’de St. Petersburg’a döndü ve bir dergi çıkardı. 1902-1903 arasında tekrar Japonya’da bulundu. Rusya ve Japonya arasındaki ilişkileri inceleyip İstanbul’a aktardı. Japonların Müslümanlığa yatkın olduklarını II. Abdülhamid’e bir mektupla bildirdi[2] ve Müslümanlığın yayılması için yardım istedi. Rus karşıtı faaliyetleri nedeniyle Rusya’nın ricası üzerine kendisinden Japonya’dan ayrılması istenince İstanbul’a döndü
Rusya’da yaşayan Müslümanlara yönelik kitaplarından ötürü Rusya, Osmanlı Devleti’nden de sınırdışı edilmesini talep etti. 1904’te Rusya’ya teslim edildi. Odessa’da 2 hafta hapsedildikten sonra Rusyalı Türklerin büyük baskısı sonucu serbest bırakıldı.
Yayıncılık Hayatı
Tahliye olduktan sonra St. Petersburg’a yerleşti, bir matbaa kurdu. Dini ve siyasi eserler yayımladı. Amacı, Rus egemenliği altındaki Türkler arasında bir birlik kurmaktı. "Ülfet" adlı bir Türkçe dergi yayımladı ve büyük ilgi gördü[3]. Dergi, 85. Sayısında kapatıldı. 1906’da "Tilmiz" adlı Arapça bir dergi çıkarmaya başladı. O da 1907’de kapatıldı. Bunun üzerine Kazak şivesiyle yayın yapan "Serke" adı dergiyi çıkarmaya başladı

Rusya Müslümanlarının birlik olması için aydın ve zengin kesimin katıldığı bir toplantı organize etmeye çalışan Abdürreşit İbrahim, bu konuda da Rus idaresinin engelleri ile karşılaştı. İlk toplantıyı Oka Nehri üstünde bir gemide gizlice gerçekleştirmeyi başardı[2]. Petersburg’a döndüğünde Müslümanların birlik olmasının önemini anlatan “Bin Üç Yüz Senelik Nazra” adlı eserini yayımladı. İkinci toplantı 13 Ocak 1906’da gerçekleştirildi ve kendisinin hazırladığı “ittifak nizamnamesi” oybirliği ile kabul edildi[2]. Rus Müslümanlara özerklik verilmesi konusunun Duma’da Müslüman milletvekilleri tarafından sürekli gündeme getirilmesi sağlandı. Abdürrreşit İbrahim, “Aftonomiya” adlı broşürde bu konuda görüşlerini dile getirmiştir. Rusya’da tüm bu faaliyetleri mümkün kılan özgürlük ortamı fazla uzun sürmedi. Yeniden baskı yönetimi başlayıp pek çok aydın sürgüne ve hapse gönderilince hayatının tehlikede olduğunu gören Abdürreşit İbrahim, Rusya’yı terk etti
İkinci Büyük Seyahati
Abdürreşid İbrahim’in 3 yıl sürecek ikinci büyük seyahatinde amacı İslam aleminin durumunu görmek, tarihe tanıklık etmekti. Seyahatini kaleme alarak gelecek nesillere aktardı. Bir sene boyunca Batı ve Doğu Türkistan’ı gezdi. Rus hükümetine karşı ortak hareket edilmesi için ileri gelenlerle görüştü; yeni usul okulların açılmasına çalıştı. Memleketi Tara’da kısa bir süre kaldı. Ailesini yanına alıp Kazan’a yerleştirdi. Kazan’da yeni bir Müslüman Kongresi’nin gerçekleşmesini organize etti. Bu kongrede alınan karar gereği bölgede, öğretmenlik yapabilecek yaştaki gençlerin eğitim almak için İstanbul’a gönderilmesi gerekiyordu. Bu sayede İstanbul’a gelip eğitim alan çok sayıda genç oldu[2].
1908 Eylül’ünde yolculuğuna devam etmek için Kazan’dan yola çıktı. Rusya içinde Moğolistan’a kadar gitti. Budistlerin lideri Dalay Lama ile görüştükten sonra gemi ile Japonya’ya gitti
Japonya’da bulunduğu süre içinde Tokyo’da kaldı ve Japonca öğrendi. İmparator ailesi ile dostluk kurdu. Japon eğitim sistemini inceledi. Üst düzey Japon devlet adamlarının bir kısmının Müslüman olmasına vesile oldu. Uzakdoğu halkları arasında yardımlaşma ve İslam’a davet amacını güden Asya Gikay Derneği’ni kurdu . Dernek, Tokyo’da bir cami inşası için girişimlerde bulundu.
Haziran 1909’da Kore’ye gitmek üzere Japonya’dan ayrıldı. Bir hafta Kore’de kaldıktan sonra Çin’e gitti. Kore ve Çin’de Müslümanlara vaazlar verdi. Ardından Singapur’a ve Hindistan’a gitti. İngilizler, sömürgeleri Hindistan’da kendisinin varlığından rahatsız olunca ülkeyi terk etmeyi uygun buldu. 1910’da Hicaz’a gidip hac ziyareti yaptı.
Osmanlı Başkentinde
Seyahatini ve hac ziyaretini tamamladıktan sonra Hicaz Demiryolu ile Beyrut’a, ardından İstanbul’a gelen Abdürreşid İbrahim, Osmanlı vatandaşlığına geçmek için başvurdu ve 1912’de Osmanlı vatandaşı oldu[3]. Gezdiği ülkelerdeki Müslümanların durumunu Osmanlılar’a aktaran vaazlar verdi. İstanbul’da Sultanahmet, Ayasofya, Şehzadebaşı camilerindeki bu vaazlarda binlerce kişi kendisini dinledi. Mehmet Akif ile tanışıp dost oldu. Büyük şair, vaazlardan birisini şiirleştirdi ve “Süleymaniye Kürsüsünde” adıyla yayımladı[5].
Sultanahmet’te bir eve yerleşen seyyah, bir dergi çıkarmaya başladı. "Tearüf-i Müslümün" adlı dergide Müslüman dünyasının birbirini tanımasını amaç ediniyordu. Anıları, İstanbul’da Eşref Edip Bey’in çabası sonucu “Alem-i İslam” adıyla kitaplaştırıldı ve büyük ilgi gördü.
Savaşlarda
1911 yılında Trablusgarp’in İtalyanlar tarafından işgali üzerine Osmanlı Devleti’nin İtalya ile yaptığı Trablusgarp Savaşı’na katıldı. Trablusgarp’ta beş ay kaldıktan sonra İstanbul’a döndü. Trablusgarp Savaşı hakkında çok ilgi gören konuşmalar yaptı[2].
1912’de başlayan Balkan Savaşı’nda Edirne’nin Osmanlı hakimiyetinden çıkması üzerine Müslümanları cihada çağıran yayınlar yaptı. 1914’te Kuzey Anadolu Rus işgaline uğrayınca Osmanlı askerine moral vermeye gitti. Enver Paşa’nın verdiği görev doğrultusunda; Rus ordusunda iken Almanlar’a esir düşen askerleri örgütleyip Osmanlı ordusuna kattı[2]. 1918’de Osmanlı istihbarat örgütünden aldığı görevle, Rusya Müslümanlarını savunan bir büro açmak için İsviçre’ye gitti.
Üçüncü Büyük Seyahati[değiştir | kaynağı değiştir]
1918’de İstanbul’dan başlayan bir yolculuğa çıktı. Sibirya, Ukrayna, Almanya, Litvanya, Doğu Türkistan ve Rusya’yı dolaştı. Bolşevik idarenin kanlı yönetimi karşısında Rusya’dan ayrılmak zorunda kaldı.
İnziva Dönemi
Üçüncü seyahatinden sonra Konya’nın Cihanbeyli ilçesi Böğrüdelik Köyü’ne yerleşti[6] 1925’ten itibaren bir süre gönüllü sürgün hayatı sürdürdü. 1933’e kadar bir rençber olarak yaşadı. Zaman zaman hacca ve dostu Mehmet Akif’i görmek için Mısır’a gitti. Aklı, Japonya’nın İslamlaştırılmasında kalmıştı. 1933’te 76 yaşında iken tekrar Japonya’ya gitti.
Japonya Yılları
12 Ekim 1933’te Japonya'ya vardı. Japon basını kendisine büyük ilgi gösterdi. Tokyo’da yaşayan Tatar halkının sorunlarıyla ilgilendi. Arsa temini çok zor olan Tokyo'da cami yaptırmak için büyük çaba gösterdi[7] Tokyo Camisi’nin planlarını hazırlatıp temelini attırdı. Cami, 1937’de ibadete açıldı. İlk imamı Abdurreşid İbrahim oldu. 1939'da İslamiyet'in Japonya'da resmi din olarak tanınması ve teşkilat kurma hakkı kazanmasında rol oynadı
17 Ağustos 1944 günü Tokyo’da hayatını kaybetti. Tokyo yakınındaki Müslüman mezarlığı’na (Tamareien) defnedildi

wikipedia

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Oyun ve Eğlence - Çocuklar İçin

Çocuklar için Oyun Eğlence

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    15
    32
  • 2
    Medipol Başakşehir
    15
    30
  • 3
    Fenerbahçe
    15
    29
  • 4
    Beşiktaş
    15
    27
  • 5
    Kayserispor
    15
    27
  • 6
    Göztepe
    15
    27
  • 7
    Trabzonspor
    15
    25
  • 8
    Bursaspor
    15
    24
  • 9
    Demir Grup Sivasspor
    15
    22
  • 10
    Teleset Mob. Akhisarspor
    15
    19
  • 11
    Kasımpaşa
    15
    18
  • 12
    Aytemiz Alanyaspor
    15
    17
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    15
    16
  • 14
    Osmanlıspor FK
    15
    14
  • 15
    Antalyaspor
    15
    14
  • 16
    Gençlerbirliği
    15
    12
  • 17
    Atiker Konyaspor
    14
    11
  • 18
    Kardemir Karabükspor
    14
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar